Avrupa’nın enerji ithalatının çok büyük bir kısmını karşılayan Rusya merkezli enerji şirketi Gazprom, Ağustos sonu ve Eylül başına kadar Avrupa yönündeki doğalgaz akışını durdurma kararı almıştı. Şirket söz konusu kesinti kararını ise sosyal medya aracılıığı ile paylaşmıştı. Kesintiden hemen sonra gaz fiyatları bir günde %30 artarken "borularda sızıntı olduğu ve kesintinin devam edeceği" bilgisi verildi. Boru hattının ne zaman açıklanacağına dair herhangi bir bilgi ise verilmedi. Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ortaya çıkardığı en büyük problemlerden biri olan Avrupa-Rusya enerji ticaretiyle ilgili endişeler tekrar gün yüzüne çıktı.
Rusya-Ukrayna Savaşı başladığından beri Avrupa Birliği ve ABD’nin ortak benimsediği en önemli konu ekonomik yaptırımlar oldu. Ekonomik yaptırımların en belirgin hedefi hükümetin gelir kaynaklarını azaltıp savaşı sürdürmesini engellemek olsa bile bu uygulamaların uzun vadede amacı, var olan hükümetleri halkın gözünde problemli bir konuma getirmek ve demokratik veya anti-demokratik yöntemlerle yönetimin değiştirilmesini sağlamak olarak da değerlendirilebilir.
Ancak her ülke ve her bölge ekonomik yaptırımlara aynı şekilde bağlılık göstermiyor. Söz konusu enerji olunca, ABD ve AB arasındaki en önemli fark, savaştan önce kurulu enerji akımı düzeninde AB’nin Rusya enerji şirketleri ile olan ilişkileri olarak önümüze çıkıyor. Diğer yandan, AB ülkelerinin Rusya doğalgazının akışına olan bağımlılığını açıklayan Putin hükümeti için, Avrupa’dan gelen ekonomik yaptırımlara karşı kullanılabilecek bir silah olarak da kendini gösteriyor.
Bu yılın nisan ayının sonunda enerji ithalatının tehdit hedefli kullanılabileceğini gösteren Rusya, ithalat ödemesini Rus Rublesi ile yapmayı reddeden Bulgaristan ve Polonya’ya olan doğalgaz ihracatını durdurma kararı almıştı. Rusya'nın iki ülkeye "ibret-i alem" amacıyla ihracatı kestiği ve diğer AB ülkelerini endişeye sokmak istediği değerlendirmeleri yapıldı.
Geçtiğimiz aylarda yıllık bakım onarım nedeniyle iki haftaya yakın doğalgaz akımının durdurulduğu hat, gerekli hamlelerden sonra belirtilen tarihte tekrar çalışmaya başlamıştı. Ancak Rus kaynakların bilgilerine dayanan haberlere göre boru hattının günlük kapasitesi olan yaklaşık 170 milyon metreküpün altında bir akım seviyesiyle çalışmaya devam edeceğini belirtmişti. Ukrayna Savaşı boyunca ve özellikle Kuzey Akımı bakım onarım sürecinde batılı devletler, Rusya’yı petrol ve doğalgaz ticareti üzerinden ithalatçı ülkelere baskı uygulamakla suçlarken Rusya, güvenilir bir tedarikçi olduğunu vurgulamıştı.
Diğer yandan, Ağustos sonu açıklanan kesinti kimsenin beklemediği ve takvimde dahi olmayan bir kesintiydi. Gazprom’un yaptığı açıklamaya göre, "Rusya'da bulunan bir kompresör istasyonunda, gazın daha sonra diğer Avrupa ülkelerine ihraç edildiği Sibirya gaz sahalarını doğrudan Almanya'nın kuzeyine bağlayan borunun tamir ve bakımı" nedeniyle yapıldı. 3 Eylül günü Gazprom, yağ sızıntısı olduğu sebebiyle hattın belirsiz bir süre için tamamen kapalı tutulacağını sosyal medya aracılığıyla duyurmuştu. Onu takip eden günlerde ise Kremlin, Avrupalı devletleri suçlayarak ekonomik yaptırımların Gazprom’un bakım sürecini uzattığını belirtti.
Şimdi olası olumsuz bir senaryo karşısında ne olur bir bakalım:
AB alternatif kaynak oluşturmadan Rusya bölgeye olan enerji akışını kestiği takdirde Avrupa devletleri geçen yıl toplam enerji ithalatlarının yaklaşık %45'ine karşılık gelen Rusya doğalgazının yokluğunda yaklaşan soğuk havalarda hem halkını hem de fabrikaları zorlayacak olan bir enerji kriziyle baş başa kalabilir. Ayrıca şimdiden Çekya'da 80 bin kişinin katıldığı bir gösteride NATO karşıtı sloganlar atıldığını, askeri tarafsızlığın savunulduğunu ve hükümetten gaz tedarikçileriyle ucuz fiyatlı sözleşmeler yapılmasının istediklerini tekrar belirtmek gerekiyor.
AB Komisyonu, geçtiğimiz aylarda yaşanan endişe sonrası bir acil durum planı ilan etmişti. Bu plan, vatandaşların ve işletmelerin gazdan tasarruf etmesini ve devletlerin gaz tasarrufunun yanı sıra alternatif araştırmalar konusunda teşvikleri öngörecek olan bir plan. Diğer yandan Avrupa Komisyonu, Avrupa enerji pazarı kurallarına yönelik değişikliklerle tüm üye ülkelerde yaklaşık %20 oranında gaz tasarrufu yapılmasını isteyen iki ayrı plan daha sunacak. Ayrıca, her ülke kendi şartları çerçevesinde hazırlayacağı tasarruf planının detaylarını belirten bir açıklama yapacak.
Rusya'nın Avrupa'ya Karşı Tavrı: Gaz Kesintisi Gerçek mi?
Handan Yılmaz
Yorumlar