Geçtiğimiz günlerde Irak'ta Sadr Hareketi'nin Şii lideri Mukteda es-Sadr'ın artık siyasetten çekildiğini ifade etmesinden hemen sonra Sadr destekçilerinin protestolar düzenleyerek Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nı bastığını hatırlıyorsunuzdur. Başkent Bağdat'ta yer alan Meclis binasının önünde bir süre oturma eylemi düzenleyen Sadr destekçilerinin, hükümet binaları ve yabancı temsilciliklerin yer aldığı Yeşil Bölge'ye akın ederek binalara girmeye çalıştıkları belirtildi. Protestoların artmaya başlaması nedeniyle Bağdat'ta sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
Geçen sene Irak'taki genel seçimlerde 73 milletvekili çıkaran Mukteda es-Sadr'ın partisi parlamentodaki en büyük grup olarak belirlenmişti ve hükümeti kurma çalışmalarına başlamışlardı. Sünni kesimi temsilen mevcut Parlamento Başkanı Muhammed Halbusi ve Kürt nüfusu temsilen Mesut Barzani'nin partisi Kürdistan Demokrat Partisi ile ittifak kurmuş ve ulusal çoğunluk hükümeti kurmayı hedeflemişlerdi fakat hükümeti kurma çabaları sonuç vermemişti. Hükümetin oluşturulamaması nedeniyle Sadr, milletvekillerini parlamentodan geri çekmiş ve sonrasında yeni hükümeti kurma görevi İran destekli ve Sadr ile çatışma halinde olan Şii Koordinasyon Çerçevesi'ne geçmişti. Koordinasyon Çerçevesi'nin başbakan adayı olarak eskiden Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı yapmış olan Muhammed Şiya Sudani'yi getirmesi Mukteda es-Sadr'ın duruma tepki göstermesine ve Sadr destekleyen herkesin protesto gösterilerine başlamasına neden oldu. Mukteda es-Sadr'ın, Irak'ın siyasi ve yönetim sisteminde reform yapılmasına yönelik tutum ve eylemleri siyasi istikrarsızlığı hızlandıran bir olgu olarak değerlendiriliyor. Irak'ta yıllar öncesinde oluşturulan bütün hükümetlerin, parlamentoda temsiliyet hakkına sahip olan tüm siyasi grupların hükümet içerisinde bulunduğu ve muhalefetin olmadığı "ulusal birlik hükümetleri" şeklinde ifade ediliyor. Sadr ise bu sistemin sağlıklı bir şekilde yürümediğini açıklayarak bir ulusal çoğunluk hükümeti kurulması çağrısında bulunuyordu. Ulusal birlik hükümetlerinin etkin ve verimli şekilde hareket etmediği tarzındaki görüşlerinin ana nedeni ise Irak toplumundaki etnik ve mezhepsel ayrışmaların varlığı olarak görülüyor.
Diğer yandan, Irak'ın eskiden başbakanlık yapmış ve Kanun Devleti Koalisyonu lideri olan Nuri el-Maliki ile Mukteda es-Sadr arasındaki yıllar önce başlayan düşmanlığın da siyasi istikrarsızlığın ilerlemesine büyük etki ettiği belirtiliyor. Yeni hükümet oluşturma sürecindeki gerginlikler sürerken Maliki'nin Sadr'a yönelik eleştiri ve kızgınlık içeren ses kayıtlarının kamuoyuna sızması, Sadr destekçilerini sinirlendirerek protestoların daha da büyümesine sebep oldu.
Geçtiğimiz günlerde Mukteda es-Sadr'ın "Siyasi işleri bıraktığımı ve siyasetten tamamen çekildiğimi ilan ediyorum. Babamın mezarı, tarihi eser kurumuyla Sadr ailesinin müzesi hariç tüm kurumları kapatma kararı aldım." şeklindeki ifadesinden sonra Sadr destekçileri Bağdat'taki Yeşil Bölge'yi basmış ve Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na girmişti. Güvenlik güçlerinin devreye girerek protestocuları Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndan çıkardığı ve askerlerin protestoculara ateş açması sonucu birçok kişinin hayatını kaybettiği ve yaralandığı açıklanmıştı.
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Irak'taki protestolarla ilgili yaptığı yazılı açıklamada "Bağdat’ta bir süredir yaşanan gelişmeler, ülkenin istikrarı, birliği ve güvenliği bakımından tehlike arzeden bir hâl almıştır. Mevcut siyasi ihtilafların suhuletle ve kapsayıcı diyalogla çözüme kavuşturularak, Irak halkının huzur ve esenliğinin sağlanmasını temenni ediyoruz." şeklindeki açıklamasıyla Türkiye vatandaşlarının zorunlu haller dışında Bağdat'a seyahat etmemesi uyarısında bulundu.
Bir diğer yandan Mukteda es-Sadr'ın ülkede silahlı çatışmalar bitene kadar açlık grevine başlama kararı aldığı ifade edildi.
Irak'ta devam eden siyasi istikrarsızlığın asıl sebebinin ülkedeki Şii gruplar arasındaki siyasi gerginlik olduğunu söylemek doğru bir ifade olacak. Mukteda es-Sadr'ın artık siyasetten bütünüyle çekildiğini ve bunun için bütün büro ve kurumların kapatılmasına dair aldıkları kararını açıklamasıya birlikte siyasi rekabetin sokağa taşarak protestoların daha şiddetleneceği düşünülüyor. Sadr destekçilerinin, Şii Koordinasyon Çerçevesinin başbakan adayı Sudani'yi kabul etmemesi bununla birlikte siyasi sistemde reform hareketlerine dair oluşturdukları çağrısı yeni hükümetin kurulma çabalarını bir süre daha geciktirecek gibi görünüyor.
Irak'ta Son Durum
Handan Yılmaz
Yorumlar