Bir yandan alevler içindeki Azeri tankı, bir yandan insansız uçakla vurulan Ermeni tankı. Belki de dünyanın en kontrolü zor çatışmalarından birine tanıklık eden Karabağ, G. Kafkasya’da hukuken Azerbaycan’a bağlı ancak Ermenistan işgali altında bulunan tarihi bir bölge. Geçtiğimiz haftalarda bu sorun tekrar alevlendi ve Azerbaycan ile Ermenistan’ı bir savaşa sürükledi. Dünya basını olay yerine intikal edene kadar yüzlerce insan hayatını yitirmişti bile.
Bugüne baktığımızda iki tarafında birbirlerini şiddete başvurmakla suçladığını görüyoruz. K. Amerika basınına göre Azerbaycan uzun süredir G. Kafkasya yönetimini tekrar ele almak amacıyla hazırlıklarını tüm hızıyla sürdürüyordu. Bu çatışmanın 1990’lı yıllarda bölgede yaşanmış olan savaşın izlerini günümüze getirdiği ortada. Söz konusu çatışma başladığında Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’nin başkenti Hankendi de dahil olmak üzere ayrılıkçı yerleşim bölgesinin karşısındaki Ermeni mevzilerine füzeler yağdı. Azerbaycan arka arkaya birkaç köyü ele geçirdiğini açıkladı. Bunun üzerine her iki ülkede sıkıyönetim ilan ederek asker seferber etti. Devreye Ermenistan’ın Azerbaycan’ın müttefiki olan Türkiye’yi savaş uçaklarından birini düşürmekle suçlamasına dair söylemleri girdi. Türk yetkililer ise bu iddiayı yalanladı.
Biraz geriye gidelim. Dağlık Karabağ bölgesi Sovyetler Birliği’ne bağlıyken Azerbaycan yönetimi altındaydı. Sovyetler Birliği yıkılınca Ermeni çoğunluğu ve Azerbaycan arasında çatışmalar başladı. Çünkü Ermeniler “ya bağımsız olacağız ya da Ermenistan’a bağlanacağız”, diyordu. Bu savaşta neredeyse 40.000 insan yaşamını yitirirken milyonlarca insan ateşkes anlaşmasından önce bulundukları yerleri terk etmek zorunda kaldı.
Ermeniler Hocali Katliamında yüzlerce çocuk, kadın ve yaşlı Azeri vatandaşını öldürdü, yaraladı, sakat bıraktı. Onlarca aileyi yok etti. Binlerce insanı esir aldı. Esirlerin büyük çoğunluğunu çocuk ve kadınlar oluşturuyordu. O zamandan bu zamana bölge her ne kadar Birleşmiş Milletler ve Avrupa Parlamentosu’nun kararı ile Azerbaycan’a bağlı sayılsa da Ermeniler tarafından kontrol altındaydı. Ermeniler yerleşim bölgesini Ermenistan’a bağlayarak çevredeki tüm alanları da kendi himayesi altına almış, sonrasında da işgal etmişti.
Uluslararası arabuluculuk ilerlemenin sağlanması adına başarısızlıkla sonuçlandı. Pashinyan'ın 2018’den beri görüşmelere açık bir imajı vardı ancak sonrasında bu tavrı katılaşmaya başladı. Örneğin, yapmış olduğu bir konuşmada Karabağ’ın Ermenistan ile birleşmesi hususunda çağrıda bulunmuştu. Azerbaycan’ın güçlü Cumhurbaşkanı İlham Aliyev onun bu konuşmasından sonra tüm müzakere çağrılarını reddetti. Tüm bu süreç içerisinde çatışmalar devam ediyordu. Bu çatışmalar sonucunda neredeyse 20 kişi yaşamını yitirmişti.
Son zamanlarda fark edilen şey şu ki Ermeniler ’in yaşadığı büyük bir korku var. Azerbaycan’ın yönetimi tekrar ele alması. Brüksel merkezli bir düşünce kuruluşu olan Uluslararası Kriz Grubu’nda Kafkas analisti olan Olesya Vartanyan “çatışmalardaki bu alevlenme çok ciddi, çatışma gelişigüzel şekilde tüm bölgeye yayılıyor” diyor ve ekliyor “ağır silahlara ek olarak, piyade, daha fazla helikopter ve yığınla insansız hava aracı görüyoruz”.
Çatışmaların sivil bölgelere yayılma ihtimali bir hayli fazla. Savaş, önemli petrol boru hatlarını riske atabilir. Tehdit altında kalan bölgenin konumu aynı zamanda Azerbaycan’dan Türkiye’ye Gürcistan üzerinden petrol ve gaz gönderilen bölgelere çok yakın.
Azerbaycan kısmi kazanımlara da razı. Ancak çatışmaların büyümesi ile Türkiye’nin olaya daha fazla müdahale olması, Rusya’nın da olaya dahil olmasını zorunlu kılabilir. Rusya Karabağ konusunda “şimdilik” karşı tavır almıyor ancak Ermenistan ile karşılıklı savunma anlaşması söz konusu. Ayrıca Ermenistan’ın Türkiye sınırında binlerce askeri var.
Şimdi bir de teoriye bakalım:
Dağlık Karabağ, Ermenistan’ın resmi olarak parçası olmadığından Azerbaycan hükümeti bölgede istediğini yapmakta özgür. Ancak Rus Uluslararası İlişkiler Komitesi Başkanı Andrei Kortunov’a göre bunu Rusya’yı provoke etmeden yapmalı. Ruslar, arabulucu olmak istiyor, olaylara müdahil olmak istemiyor. Ancak “Ermeni bölgesi saldırı altında kalırsa Rusya’nın Ermenistan’ı savunmaktan başka çaresi kalmayacağı” konusunda da ekleme yapıyor.
Türkiye ve Rusya, Libya ve Suriye’de iki vekalet savaşına girmişlerdi. Şimdi, Kafkasya’da bir üçüncü savaşla karşı karşıya kalma tehlikesindeler.
Rusya İle Yine mi?
Handan Yılmaz
Yorumlar