Seçimi kaybettikten yaklaşık 1,5 ay sonra yeniden başbakanlığa gelen Binyamin Netanyahu’nun tekrar göreve gelmesi Türkiye- İsrail ilişkileri açısından İsrail medyasına göre çok da güzel şeyler ifade etmiyor.
Netanyahu, 1,5 ay önce eski yardımcısı tarafından yönetilen bir koalisyon tarafından görevinden uzaklaştırılmıştı. Yaklaşık 4 yıl içerisinde 5. seçime giden ülkede kamuoyu yoklamaları ve anket sonuçları bu ayın başında gerçekleşen seçimlerde yanılmadı ve Netanyahu’nun lideri olduğu Likud Partisi yeniden iktidara geldi. Kendisine gelen desteklerin çoğunu oluşturan sağcı ve dini koalisyon, İsrail parlamentosu Knesset’in şu an çoğunluğunda...
Netanyahu, seçimlere hazırlandığı sırada Dini Siyonizm listesine üç aşırı sağ partinin eklenmesini sağladı. Bunlara, bir zamanlar İsrail siyasetinin tam kıyısında bulunan Itamar Ben-Gvir liderliğindeki - yoğun bir şekilde Filistin karşıtı ve Yahudi üstünlükçü bir parti olan- “Yahudi Gücü” de dahildir.
Tamamen bağımsız olan Yüksek Mahkeme’nin yetkilerini sınırlayan Dini Siyonizm, İsrail’in hukuk sistemini değiştirmek için hazırlık peşinde. Bunun yanı sıra ceza kanunundaki birçok yetkilinin suçlandığı “güven ihlali” hükmünü de ortadan kaldırmak istiyorlar. Netanyahu, yaklaşık iki yıl önce başlayan bir yolsuzluk davasında bu tür üç suçlamayla yargılanıyor.
Yasal reform planlarını oluşturan Dini Siyonizmden Knesset üyesi Simcha Rothman, isteğinin Netanyahu’yu kıskaçtan kurtarmak olduğunu kesinlikle reddediyor. Dini Siyonizm, seçimlerle birlikte büyük partilerden biri oldu. Likud ve Bay Netanyahu’nun diğer dini ortaklarından oy almaya çalıştığı şeklinde değerlendirmeler bulunuyor. Aşırı sağın bu konuyla ilgili mesajı, görünüşe göre ilk kez seçmenlerde yankılanmaya başladı.
Türkiye’ye gelince, İsrail gazetesi Jerusalem Post “Netanyahu’nun gelişini Türkiye ilişkileri açısından” olumlu değerlendirdi. "İki ülke arasındaki dostane ilişkilerin bir süre sonra son bulabileceğini” belirten gazete, Netanyahu’nun Türkiye’ye karşıtı sert açıklamalarını bir kez daha hatırlattı.
Parlamentoda yer alan 120 milletvekilinin 65’ini elinde tutan Likud Partisi’nin başarısına için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Karşılıklı temaslarla süreci devam ettirerek ilişkileri tüm alanlarda ilerletme ümidimizi koruyoruz” şeklinde bir açıklamada bulundu.
Binyamin Netanyahu döneminde İsrail-Türkiye ilişkileri Mavi Marmara baskınını da içine alacak şekilde birçok krizle karşı karşıya kalmış ve bu yüzden diplomatik ilişkiler durmuştu. Netanyahu’nun görevden ayrılmasından hemen sonra İsrail’de iktidara gelen Yair Lapid-Naftali Bennett liderliğindeki koalisyon hükümeti, Türkiye’yle ilişkileri tekrar düzeltme yönünde büyük çaba sarf etmişti. İki ülke sonunda ilişkileri düzeltme kararı alarak karşılıklı büyükelçiler atanmıştı.
Jerusalem Post’un haberindeki ifadeler; “Şurası açık ki Netanyahu, Türkiye’nin İsrail’e yönelik tehditlerine asla izin vermedi. Şimdi yeni bağlar var ama Ankara’nın İsrail’e karşı eski alışkanlıklarından vazgeçip vazgeçmediği belli değil”, şeklinde.. Ayrıca gazetede “Ankara’nın da Türkiye’deki gelecek seçimler öncesinde İsrail’e karşı sertleşebileceği ve Netanyahu’nun sert çıkışlarıyla ilişkilerin yeniden kötüye gidebileceği” dair değerlendirmeler de mevcut.
Türkiye-Yunanistan hattında artan gerilimin de Yunanistan’la yakın ilişkilere sahip İsrail’de de olumsuz sonuçlara sebebiyet verebileceğinin dikkate alınması gerekiyor. Lübnan’la imzalanan deniz sınırı anlaşması da, aynı şekilde anlaşmayı sert cümlelerle eleştiren Netanyahu döneminde riske girebilir.
Netanyahu’nun hamlesi Türkiye için nasıl bir anlam içeriyor?
Handan Yılmaz
Yorumlar