İran halkı yeni Cumhurbaşkanını seçmek için 18 Haziran’da sandığa gidecek. Anayasa Koruyucular Konseyi geçtiğimiz hafta içi, önemli isimleri diskalifiye etti ve çoğunun muhafazakâr isimlerden oluştuğu 7 kişilik aday listesini açıkladı. Dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in, kendi tercihlerini yansıttığı düşünülen aday listesi büyük tartışma yarattı. Zira Anayasa Koruyucular Konseyi kararının, hemen her gün birçok sıkıntıyla boğuşan ülkede Hamaney kontrolünde oluşacak bir hükümetin seçilmesini garanti ettiği düşünülüyor.

28 Mayıs’ta başlayan seçim kampanyaları, Haziran’ın 17’sine kadar devam edecek. Seçimlere katılan aday %50’lik seçim barajını geçemediği takdirde en yüksek oyu alan iki aday 25 Haziran’da ikinci turda yarışacak.

Özellikle üç kilit aday olan eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, İslami Şûra Meclisi Başkanı Ali Laricani ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı İshak Cihangiri’nin adaylığı veto edildi. Mevcut aday listesi; Yargıtay Başkanı İbrahim Reisi, eski nükleer müzakereci Seyit Celili, Meclis Araştırma Merkezi Başkanı Alirıza Zekani, Meclis Başkan Yardımcısı Amir Hüseyin Haşemi, Muhsin Rizayi, Merkez Bankası Başkanı Abdülnasır Himmeti ve Horasan eyaleti eski Genel Valisi Muhsin Alizadeh olarak belirlendi.

Hamaney’in gözetimi altında çalışıp aday listeyi hazırlayan ve açıklayan Anayasa Koruyucular Konseyi’ne ülkede büyük tepki gösteriliyor. Kararın ardından açıklama yapan Cumhurbaşkanı Ruhani listenin, Reisi’nin seçimi kazanacak şekilde hazırlandığını bu nedenle seçmenlerin seçimden uzaklaşacağını ve ülkede meşruiyetin zarar göreceğini belirtti. Eski meclis üyelerinden Kermani ise, alaycı bir üslupla Hamaney’den seçimleri iptal etmesini ve Reisi’yi Cumhurbaşkanı olarak atayan bir kararname yayınlamasını önerdi. Böylece ülkenin, seçim yapma maliyetinden ve halkın sandık başına gitme yükünden kurtulacağına inandığını belirtti. 
 
Ahmedinejad’ın adaylığının reddi ülkede beklenilen bir durumdu fakat Laricani ve Cihangiri’nin elenmesi ülkede çok büyük bir şaşkınlık yarattı. Özellikle Laricani, Reisi’nin en büyük rakibi olarak görülüyordu. Karardan sonra açıklama yapan Ahmedinejad, oy kullanmayacağını belirtmiş ve halktan, seçimleri boykot etmelerini istemişti.
 
İran halkı senelerdir yaşadığı, yoksulluk, işsizlik ve diğer tüm sıkıntıları nedeniyle Hamaney’i sorumlu tutuyor. Bu nedenle halkın neredeyse %60’ı seçimlerde oy kullanmak istemediğini dile getiriyor. Anayasa Koruyucular Konseyi’nin son kararından sonra yapılan anket çalışmasında, oy kullanacak seçmen sayısının yaklaşık %26’ya gerilediği görülüyor.
 
İran halkının yaptığı eleştirilerin ardından Reisi, seçimlerin daha adil bir ortamda devam etmesi için diskalifiye edilen adayların tekrar kabulü için Anayasa Koruyucular Konseyi’ne başvuruda bulunacağını belirtti. Ülkede Reisi’nin seçimleri kazanmasına kesin gözüyle bakılıyor. Çünkü Hamaney’den büyük destek almakta. Ayrıca bir sonraki Velayet-i Fakih olacağı düşünülüyor. Diplomasi ve ABD karşıtlığı olarak bilinen Reisi’nin seçilmesi halinde katı kurallarını hayata geçirmesi ve İran’ı uluslararası toplumlardan daha da soyutlaması bekleniyor. Bu arada Reisi bir dönem, siyaset, ekonomik ve diğer konularla ilgili dış politikadaki bilgisizliği nedeniyle 2017 yılında alay konusu olmuş tüm medya kendisinden bahsetmişti.
 
Analistler, rekabetçi seçim ortamının yerle bir edilmesinin seçimlerden korkulması ve seçimlerin kendi kazanımlarını güçlendirmek adına değiştirilmeye çalışıldığı konusunda hemfikir. ABD’nin nükleer anlaşmazlık konusunda yaptığı yaptırımlar, Covid-19’dan dolayı devam eden ekonomik problemler halkın ayaklanmasına sebep olmuştu. Halk, hükümet değişse bile hiçbir yenilik getirmeyeceği düşüncesiyle seçime katılmak istemiyor. Bu da bir meşruiyet krizi yaşanacağı anlamına geliyor. Bu nedenle İran’da 18 Haziran’daki seçimlerin, ülkenin rejimi ve geleceği için birçok sorunun cevabını görmek adına önemi büyük.