14 Haziran’da ABD Başkanı Biden ile Türkiye Cumhuriyeti Başkanı Erdoğan, Brüksel’de NATO zirvesinde ilk kez karşı karşıya gelecek ve ilk teması gerçekleştirecek. Bu fazlasıyla önem teşkil eden bir durum. Çünkü bilindiği üzere, geçen yıllarda Amerika ile Türkiye arasındaki ilişkileri kopma noktasına getiren birçok gelişme yaşandı. Bu sorunların başında da Rusya’dan alınan S-400 hava savunma sistemleri bulunuyor. Amerika zamanında bu duruma şiddetle karşı çıkmış ve beraberinde yaptırım tehditleri ile Türkiye’yi baş başa bırakmıştı. Beraberinde ise söylemlerini hayata geçiren Amerika, Türkiye’yi F-35 projesinden çıkarmıştı. Sonrasında ise CAATSA (countering America’s adversaries through sanctions act) yani Amerika’nın hasımlarıyla yaptırımlar yoluyla mücadele etme yasasına yönelik karar alınmış ve bu da yürürlüğe girmişti.
Bakıldığında, Amerika ile Türkiye arasında tek sorunun S-400 olmadığı zaten belli. Bunun dışında İran yaptırımları delmesi ve mahkemesi süren Halkbank davası da aralarındaki ilişkiyi kopma noktasına getiren diğer nedenler.. PKK’nın bir parçası olarak gördüğü YPG’ye yapılan yardımlar ve onlara verilen desteklerin devam etmesi, FETÖ terör örgütü başının halen Amerika’da ikamet etmesi ve korunması da Türkiye açısından önemli sorunlar olarak görülmektedir.
Tüm bu sorunlar devam ederken Biden ve Erdoğan’ın bir araya gelecek olması neleri değiştirir?
S-400 sorunu kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, güvenlik analisti ve aynı zamanda DEVA Partisi kurucularından Metin Gürcan, geçtiğimiz günlerde konuyla ilgili bazı yorumlarda bulunmuştu. Gürcan, Erdoğan ve Biden’ın görüşmesinde S-400’ün İncirlik Hava Üssü’ne yerleştirilmesini teklif edebileceğine dair bazı sinyaller aldığını ve Ankara’nın Washington’un da mutlu olacağı bir şekilde bu sorunu çözeceğini belirtmişti. Özellikle Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun, S-400’ler konusundaki yorumuna dikkat çekmiş onların yüzde yüz Türkiye’nin kontrolüne geçeceğini ve Rus uzmanların geri gideceğini belirttiğine dair vurguda bulunmuştu.
Peki Putin bu durumda ne yapacak?
Fazlasıyla küplere binecek ve silahlarının Amerika’nın elinde olmasına, onların denetimine tabi tutulmasına içerleyecek hatta çılgına dönecek. Sonunda da ipler kopma noktasına gelecek.
Amerika ile uzlaşmak, ekonomik krizin derinleşmesine sebep olacak yaptırımları bir nebze belki engelleyebilir fakat ekonomik krize çözüm olacağı konusunda kimse net bir şey söyleyemez. Bu krizin atlatılması için; yatırımcı gerek, ihracatı artırmak gerek, döviz kazanmak gerek. İşte bu yüzden Rusya gibi bir komşunun kaybedilmesi ekonomik krizden çıkmanın kolay olmayacağı anlamına geliyor.