Büyük bir ekonomik krizin içerisinde olan Türkiye, bir yandan pandemi ile baş etmeye çalışırken diğer yandan sosyal yaşantısında da krizleri de aşamamaktadır. Bu süreç halkı oldukça yormuş ve onların öfkelenmesine yol açmaktadır. Geçtiğimiz günlerde Rize ve Artvinli çay üreticileri sokağa dökülmüş “ÇAYKUR halkındır, satılamaz” diyerek öfkelerini göstermişti. Karşılarına çıkan polislere direnmeye çalışan üreticiler, polisler tarafından yerlerde sürüklenmişti. Üreticiler, çay için açıklanan taban fiyat ve günlük kotanın protestosunu gerçekleştirmek için fabrika bahçesine yaş çayı dökmüş ve sonrasında oturma eylemi gerçekleştirmiş ve tepkilerini bu şekilde göstermişlerdi.
Üreticilerden biri “Fabrika çayı satamıyoruz. Hükümet kontenjan yaptı bizi özellere mahkûm etti. Çayımızı dereye döküyoruz. Lanet olsun böyle işe. Vatandaş ne yiyecek. Açız aç. Çaylarımızı alın hükümet” diye isyan etmişti.
Eyleme, CHP Rize İl Başkanı Saltuk Deniz, İyi Parti, Deva Partisi ve Saadet Partisi ilçe başkanları ile Rize Muhtarlar Derneği’nin Başkan Yardımcısı da katıldı.
Deniz, “Çay kanunu çıkarmak istediklerini fakat buna iktidarın yanaşmadığını, mecliste verdikleri çayla ilgili tüm önergelerin reddedildiğini vurgulayarak üreticilerin kan ağladığını belirtti.
Ekonomik yaşamın en önemli aşaması güvendir. Güvenin olmadığı bir yerde öngörülebilirlik olmayacağından yatırım da olmayacaktır.
Televizyon, radyo, internet, gazete gibi iletişim araçlarıyla bizlere ulaşan kutuplaştırıcı bir dil ve de nefret söylemleri içeren ifadelerin, hiçbir insana faydası yoktur.
Sokağı tahrik etmek yerine istihdamı yükseltecek hareketler, işsizliği azaltacak projeler için çalışılmalıdır.
Çağdaş demokrasi ve hukuk normlarına uygun bir söylem ve uluslararası ilişkilerde gerilim yaratmayan ifadeler kullanılması dünya genelinde Türkiye’nin itibarını artıracaktır.