Ekim’in son haftasında İtalya'da başlayacak olan G20 Liderler Zirvesi öncesinde G20 ülkeleri, Afganistan özel gündemiyle daha önce "insani felaketi önlemek için bir şeyler yapmanın zengin ülkelerin önemli bir sorumluğu" olduğunu söyleyen İtalya Başbakanı Mario Draghi'nin ev sahipliğinde geçtiğimiz günlerde video konferans yoluyla bir araya geldi.
Biraz geriye gidelim:
Haftalar önce konuyla ilgili yazdığım yazımda da belirttiğim gibi, ABD ve NATO ülkelerinin Afganistan’dan çekilmeye başlaması ile Taliban bölgede hızla ilerlemeye başlamış ve Kabil’i ele geçirmek için uğraşmıştı. Çekilmenin başlamasıyla bir kaos oluşmuş ve Kabil Havalimanı'ndan tahliyeler sırasında birçok problemler yaşanmıştı. ABD'nin Afganistan'dan tamamen çekilmesi yaz aylarının sonunda tamamlanmış ve Taliban, eylülün ilk günlerinde yeni hükümeti oluşturmuştu. Şimdiye kadar hiçbir ülke Taliban yönetimini tanımamıştı. Uluslararası toplumlar Taliban’dan öncelikle kadınların ve kız çocuklarının hakları ve benzeri konularda beklentilerini ifade ediyorlardı.
Draghi'nin toplantı için yaptırdığı açıklamada paylaşılacak konular arasında öncelik acil insani yardım, terör konusunda mücadele, ülke içinde hareket özgürlüğü ve açık olan sınırlar, başlıklarından oluştuğu belirtildi.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres birkaç gün önce yaptığı açıklamada yaşanan krizin neredeyse 20 milyon insanı etkilediğini belirterek Afganistan'ın bir kırılma noktasında olduğunu, uluslararası hukuka ve kurallara saygı duyarak ekonominin çökmemesi için ülkeye bir varlık desteği yapılması gerektiğini, aksi hâlde bütün dünyanın bunun bedelini ödemek zorunda kalacağını belirtmişti.
Daha önce Afganistan'a 350 milyon avroluk yardım üstlenen Avrupa Birliği bu taahhüdü neredeyse 1 milyar avroya kadar çıkarttı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Taliban'ın Avrupa Birliğinden uzun vadeli yardım alabilmesi için AB'nin şartlarını karşılaması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uluslararası toplumun Afgan halkına sırtını dönme lüksü olmadığını" belirterek Türkiye'nin Afganistan kaynaklı yeni bir göç yükünü taşıyamayacağını tekrarladı. Erdoğan, G20 içinde Afganistan ile ilgili bir çalışma grubu oluşturulmasını önererek Türkiye'nin bu grubun başkanlığına talip olduğunu belirtti.
Angela Merkel, ülkesinin Taliban'ı "kapsayıcılık konusundaki şartları tam anlamıyla karşılamadığı için" Afganistan hükümeti olarak tanımaya henüz hazır olmadığını belirterek insani yardım sağlamak için Birleşmiş Milletler kuruluşlarına tam erişim izni verilmesi gerektiğini söyledi.
Katar temsilcisi, Afganistan'daki yeni hükümeti tanımanın Katar'ın şu an için önceliği olmadığını gündemlerinde yeni yönetimle ilişkiler kurmak ve insani problemlere odaklanmak olduğunu söyledi.
Geçtiğimiz günlerde Taliban yönetiminden dışişleri bakanı Amir Khan Muttaqi gerçekleşen bir etkinlikte güvensizliğin ortadan kaldırabilmek ve tüm dünyayla olumlu bir ilişki kurmak için uluslararası topluma iş birliği çağrısında bulunmuştu fakat kız çocuklarının okula geri dönmesi gibi talepler konusunda kesin kararlardan kaçınmıştı.
Muttaqi, Taliban hükümetinin vergilerden, gümrükten ve tarımdan kendisine ait gelirleri olduğunu belirtse de ABD merkez bankasında dondurulan 10 milyar dolarlık rezervin blokajının kaldırılması çağrısını yinelemişti. Muttaqi bunun yanı sıra ülkedeki IŞİD-Horasan tehdidinin kontrol altında olduğunu da belirtmişti.
Birleşmiş Milletler'e bağlı olarak çalışan Afganistan Özel Temsilcisi ve İnsani Yardım Koordinatörü Ramiz Alakbarov, geçtiğimiz ayın başında beş yaşın altındaki çocukların çoğunun aşırı yetersiz beslendiğini ve vatandaşların neredeyse yarısının yeterince yemek bulamadığını belirtmişti.
CNN'in yaptığı habere göre ülkede sağlık hizmetleri birkaç ay içinde çökerek ve dışa bağımlı hâle geldi. Sağlık çalışanlarının neredeyse yarım yıldır maaşlarını alamadığı ve kliniklerin ilaç ve gerekli araçlara ulaşamadığı belirtiliyor. Bunların yanı sıra devlet memurlarının maaşlarının ödenmediğini, bankaların nakit konusunda birçok problem yaşadığı da söyleniyor.