Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu'nun ve 117 ülkede 150 medya organizasyonundan 500'ü aşkın gazetecinin birçok kaynaktan sızdırılan dokümanları inceleyerek duyurduğu Pandora Papers, 90 ülkeden 300’ü aşkın siyasetçinin de aralarında bulunduğu kişilerin offshore şirketler aracılığıyla servetlerini gizlediğini, kazandıklarını vergi cenneti ülkelerde barındırdığını, para akladığını ve vergiden kaçındıklarını ortaya koyuyor.

Peki nedir bu offshore?

Cayman Adaları, Britanya Virjin Adaları, İsviçre, Singapur gibi yerler ’vergi cenneti’ olarak biliniyor. Bu ülkeler; şirket kurmanın kolay olduğu, kurumlar vergisinin düşük olduğu ya da hiç olmadığı ve şirket sahiplerinin kimliklerine ulaşmanın zor olduğu ülkeleri belirtiyor. 
Örneğin bir kişi Birleşik Krallık'taki bir gayrimenkulü offshore ülkelerde kurduğu şirket üzerinden satın alabiliyor. Bu sayede aslında yasal boşluğu kullanmış oluyor. Kazancın elde edildiği ülkede gelir vergisi ödemek yerine bu miktarı offshore ülkelere transfer etmek vergiden kaçınmak anlamına geliyor. Offshore ülkelerde varlık sahibi olmak yasa dışı olmasa da gizli şirket ağları kullanarak bir çeşit transferler yapmak, bunun yanı sıra illegal edinilen gelirleri saklamanın yolu olarak görülüyor.
 
Pandora Papers bu gibi gizliliklerin ilki değil. 2016 yılında yayımlanmış olan ve birçok karmaşık sızıntıları ortaya döken Panama Papers; İzlanda ve Pakistan başbakanının istifa etmesine yol açmıştı. 
 
Peki neler var?
 
Pandora Papers'ta 30’u aşkın mevcutta olan ya da eski ülke liderlerinin ismi geçiyor. 
Ürdün Kralı II. Abdullah’ın Birleşik Krallık ve ABD'deki 70 milyon sterlin değerindeki mülklerini sakladığını,
Rusya Devlet Başkanı Putin'in Monako'da gizli mülklerinin olduğu,
Çekya Başbakanı Andrej Babiš'in bir offshore şirket aracılığıyla Fransa'da yaklaşık 13 milyon sterlinlik mülk satın aldığı
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ailesinin Londra'da 17 mülk sahibi olduğu,
Kenya Devlet Başkanı Uhuru Kenyatta ve ailesinden birçok kişinin bir offshore şirket ağına sahip olduğu,
Pakistan Başbakanı İmran Han'ın kabinesinden ve ailelerinden birçok kişinin şirket sahibi olduğu
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski'nin 2019 yılında gerçekleşen seçimden önce bir offshore şirketindeki hissesini devrettiği, 
Eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair ve eşinin Londra'da satın aldıkları ofis için 300 bin sterlinden fazla damga vergisinden kaçındığı, 
Bunların yanı sıra Bahreyn, Dubai, Katar, Brezilya, Hollanda, Fransa, Kongo, Kolombiya, Peru gibi ülkelerden siyasetçilerin isimlerinin de yer aldığı belgelerde birçok ünlü isimlerden de bahsediliyor.
 
Pakistan, konuyla ilgili söz konusu belgelerde adı geçen yetkililerin soruşturulacağını belirtti. Hindistan da Pandora Papers dosyasının araştırılacağını duyurdu. Rusya, belgelerin Putin'in çevresindeki kişilerin gizli servetlerini sızdırdığına dair herhangi bir kanıt göremediğini belirtti. Çekya Başbakanı Babiš yasa dışı bir şey yapmadığını savunarak belgeleri yalanladı. Kenya Devlet Başkanı Kenyatta, yurt dışı ziyareti bittikten sonra iddialara yanıt vereceğini söyledi. Hollanda'da muhalefet Maliye Bakanı Wopke Hoekstra'nın Virjin Adaları'ndaki şirkete yıllarca yatırım yaptığına ilişkin iddiaların tartışılmasını isterken Hoekstra yatırımın herhangi bir kâr amacı taşımadığını, hiçbir zaman kâr etmediğini ve yıllar önce şirketin nerede olduğunu bilmediğini ifade etti.
 
Türkiye bu konunun neresinde?
 
Çalışmaya Türkçe basından katılan DW Türkçe'nin yayımladığı "Saray'dan gelen paralar vergi cennetinde" başlıklı haberde Şehir Hastaneleri'nin bazılarının yapımını da üstlendiği bilinen Rönesans Holding'in kamu projelerinden elde ettiği kârların bir kısmını Britanya Virjin Adaları'na aktardığı öne sürülüyor. 
DW Türkçe'nin ulaştığını söylediği belgelere göre Rönesans Holding kurucusu Ayşe Ilıcak'ın, Panama'da kurulu hukuk ve danışmanlık firması Alcogal aracılığıyla Dolmine International Ltd. ve Cover Trading Ltd. isimli iki şirket kurduğu belirtiliyor. İsviçre'de faaliyet göstereceği belirtilen bu şirketlerin hesaplarına 2015 yılında ‘bağış’ adı altında 110’ar milyon dolar aktarıldığı belirtiliyor. 
Rönesans Holding konuyla ilgili yaptığı açıklamada; “Rönesans, hiçbir zaman yurt içinden yurt dışına yerel ya da uluslararası mevzuata aykırı herhangi bir fon transferi yapmamıştır. Bu konularla ilgili tüm beyan, bildirim ve açıklamalar ilgili yerel ve uluslararası mevzuata uygun olarak ilgili makamlara yapılmıştır”, sözlerine yer verdi.