Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Rusya'nın ülkesini işgal etmesinden bu yana ilk yurtdışı seyahatini ABD'ye gerçekleştirmiş oldu. Washington'da "kahraman" olarak karşılanan Zelenski, hem oldukça büyük askerî ve maddi yardımlar alarak hem de Ukrayna'nın Rusya işgaline karşı direnişini tüm dünyaya bir kez daha hatırlatmak maksatlı tarihî olarak nitelendirilebilecek bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaret Rusya'da büyük tepki uyandırken Zelenski-Biden görüşmesiyle birlikte savaşın seyrinin etkilenmesine büyük faydaları oldu.
Amerika ziyareti öncesinde Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi'nin konuşma yapması amacıyla Zelenski'yi Kongre'ye davet etmesi uluslararası basında dikkat çekmişti. Daveti kabul eden Zelenski, ayakta alkışlandığı Kongre'de hem Ukrayna'nın işgale karşı direnişini sürdüreceğini hem de ekonomik sorunlar sebebiyle ABD kamuoyunda askerî ve maddi yardımlara karşı azalış gösteren desteğe ve bazı Kongre üyelerinin çekincelerine hitap etmeyi başardı. 
Zelenski'nin Kongre'deki etkili söylemlerinin bundan sonraki süreçte ABD'nin Ukrayna'ya olan desteğini daha da kuvvetlendireceği ve karar alma süreçlerini hızlandıracağı öngörülüyor. Zelenski'nin Kongre'de yaptığı konuşmalarından en önemli mesajı, Ukrayna'nın Rusya işgaline karşı direnişinin "demokrasi ve özgürlüğün tiranlığa karşı savaşı" olduğunu vurgulamasıydı. "Paranız bağış değil. Küresel güvenlik ve demokrasiye yönelik yapılmış bir yatırım" diyen Zelenski, savaşın uzaması durumunda Batı ülkelerinin askerî ve maddi desteklerini azaltmalarından çekinerek bu ülkelerin kamuoyunda Ukrayna direnişine yönelik sempatiyi artırmayı amaçlıyor. Ukrayna direnişinin Avrupa Birliği güvenliği ve demokrasi için ön cephe olduğu mesajını vererek Batı ülkelerinin kendi güvenlikleri için öncelikle Ukrayna'nın kazanması gerektiğine dair vurguda bulunuyor.
"Korkumuz yok. Rus tiranlığı üzerimizdeki kontrolünü kaybetti. Ukrayna hâlâ yaşıyor ve mücadele ediyor."
Zelenski'nin kongre'deki duygusal ve bir o kadar da etkili konuşması 2. Dünya Savaşı'nda Nazi Almanyası'na karşı -Demokrasi Bloğunu kuran ve müttefikleri zafere taşıyan Birleşik Krallık Başbakanı Winston Churchill'i hatırlatmasıyla "Tarih tekerrür mü ediyor?" sorusunun tüm dünyada sorgulamasına neden oldu diyebiliriz.
Zelenski'nin ABD Başkanı Joe Biden ile gerçekleştirdiği görüşme Biden'ın Ukrayna'ya olan desteğini en başta Rusya olmak üzere tüm dünyaya tekrar göstermiş oldu. Zelenski'nin işgalin ilk günlerinden itibaren giydiği askeri kıyafetleri ABD ziyareti sırasında da giymesi ABD'ye bir asker ve savaştaki ülkesinin başkomutanı olarak geldiğinin sembolüydü.
Savaşın uzunluğu ne kadar olursa olsun ABD'nin Ukrayna'ya verdiği desteğin devam edeceğini ifade eden Biden "Asla yalnız kalmayacaksınız" sözleriyle Rusya'ya açıktan meydan okudu. "Amerikan halkı, egemenlik ve toprak bütünlüğüne yapılan saldırılara sessiz kalmamız hâlinde, dünyanın daha kötü sonuçlarla karşı karşıya kalacağını çok iyi biliyor" diyen Joe Biden, 2. Dünya Savaşı'na gönderme yaparak aslında o dönemdeki ABD yönetiminin ve kamuoyunun savaşa katılma konusundaki çekincelerinin yol açtığı kayıpları hatırlatarak aynı hataya tekrar düşmeyeceklerine dair bir mesaj verdi.
Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, Zelenski'nin ABD ziyaretinin olumlu bir sonuç oluşturmayacağını belirterek tüm bu koşullarda Ukrayna ile barışa dair görüşmelerin başlamasının mümkün olmadığını ifade etmişti. ABD'nin Ukrayna'ya verdiği silah desteğine de tepki gösteren Peskov, Batı ülkelerinin Ukrayna'ya gönderdiği silahların çok daha büyük çatışmalara yol açacağını ve bunun Ukrayna'nın aleyhine olacağını söyledi.
Zelenski'nin ABD ziyaretinin bir diğer önemi Rusya'nın büyük bir harekâta başlayacağına dair verilen sinyaller dönemine denk gelmesiydi. Putin, geçtiğimiz günlerde en yakın müttefiki Belarus'u ziyaret emesiyle burada işgale dair yeni bir plan oluşturulduğu iddia edildi. Bunun yanı sıra Rusya ordusunun asker sayısının yaklaşık 2 milyona çıkarılacağı ve orduya ayrılan finansal kaynağın sınırsız olduğu ifade edildi.