Sudan’da ordu askerî darbeyle birlikte ülke yönetimini ele aldı. Bununla birlikte hükümet yetkilileri gözaltına alınırken, Egemenlik Konseyi Başkanı ve darbe lideri Orgeneral Abdulfettah el-Burhan, olası bir iç savaş tehlikesi ve birçok siyasetçinin şiddeti teşvik edici söylemleri nedeniyle hem Konsey'in hem de geçiş hükümetinin feshedildiğini belirterek geçtiğimiz günlerde ülkede olağanüstü hâl ilan edildiğini söyledi.
Uluslararası uçuşlar konusunda net bir çizgi belirleyen ve uçuşları kapatan ülkenin birçok bölgesinde elektrik ve internet hatları kesildi, birçok medya çalışanları ise gözaltına alındı. El-Burhan, devrilmiş olan Başbakan Abdullah Hamduk’un güvenliği için kendisiyle birlikte olduğunu ve çok yakın bir zamanda evine döneceğini belirtti. 
Biraz geriye gidelim:
Yıllar önce İslamcı bir darbeyle yönetime gelen Ömer el Beşir, yine yıllarca 30 ülkeyi dinî kurallarla yönetmişti. Sonrasında ise yıllarca süren iç savaşın sona ermesi için barış anlaşması imzalandıktan sonra yapılan referandumda; etnik, dinî ve kültürel farklılıklar ve farklıların politize edilmesi sorunsallarıyla karşılaşan Güney Sudan, Sudan’dan ayrılarak ülkenin ikiye bölünmesine neden olmuştu. Birkaç sene önce ekmek fiyatlarının neredeyse dörde katlanmasıyla birlikte halkın ekonomi konusunda yaşadığı problemlerle birlikte halk olağanüstü protesto gösterilerinde ordu, gösteri yapanları polise karşı korumuş sonrasında da yönetime el koyarak el Beşir’i tutuklamıştı. Sonrasında ülkede kurulan geçici hükümet, eski Cumhurbaşkanı el Beşir’in  Darfur İç Savaşı’ndaki eylemleri dolayısıyla hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından çıkarılan soykırım ve insanlığa karşı suçlar uyarınca yargılanma talebinin karşılanacağını ve devrik liderin mahkemeye teslim edileceğini açıklamıştı. El Beşir hakkında ayrıca yıllar öncesinde başında bulunduğu gerçekleştirdiği darbe gerekçesiyle de dava açılmıştı.
Geçtiğimiz yıllarda askerî müdahalenin hemen akabinde ülkeyi sivil yönetime taşımayı hedefi ile oluşturulan Konsey, devlet başkanlığına dair yetkileri kendinde toplama kararı almıştı. Konsey, El Beşir karşıtı ittifak Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri koalisyonundan ve askerlerden oluşuyor fakat bir süredir sivil ve askerî kanat arasında birtakım anlaşmazlıklar olduğu söyleniyordu.
Geçtiğimiz aylarda hükümetin IMF’ten borç alabilmek adına birtakım ekonomik önlemler alması tepkiyle karşılanmıştı. Bunun üzerine hem IMF’e ve hayat pahalılığına sebep olarak birçok protesto düzenlenmişti. Geçtiğimiz ay Egemenlik Konseyi, El Beşir taraftarı askerlerin darbe girişiminde bulunduğunu fakat hükümet tarafından bu girişimin çok çabuk bastırıldığını belirtmişti. 
Başarısız olan darbe girişimin ardından ülkedeki gerilim büyük boyutlara gelmiş darbe destekçisi kişiler geçtiğimiz haftalarda yönetime karşı protestolar düzenlemişti. Askerî liderler, geçiş hükümetinin sivil ittifakının reform yapmasını istiyordu. Sivil taraf ise bunu tam aksini düşünerek askerlerin yönetimi ele geçirme planı olduğunu belirtiyordu. Dönemin sivil başbakanı Hamduk, söz konusu süreci geçiş hükümetinin en tehlikeli krizi olarak belirtmiş, sivil demokratik geçişin tamamlanması gerektiğini belirtmekten yana olduğunu söylemişti.
Sivil kanadın üzerine düzenlenmiş olan askerî müdahalenin hemen akabinde hükümetin sivil kanadı, birçok siyasi parti ve sivil toplum örgütü halkın sokağa inmesi için harekete geçti. Darbe karşıyı olan insanların görüntüleri medyaya ve internete düşerken AFP adlı Fransız haber ajansı askerlerin halka ateş açtığını duyurusunda bulundu. İnternetin gelen kısıtlama sonucunda teyit edilmesi gereken bilgilere ulaşma konusunda zorluklar yaşandı. 8 kişinin öldüğü ve 100’ün üstünde de yaralı olduğu bilgisi verildi.
 
ABD, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler ve Arap Birliği darbe sebebiyle endişe içinde olduklarını duyurarak bu geçiş sürecinden herhangi bir taviz verilmemesi gerektiği üzerine çağrıda bulundu. Türkiye ise “derin kaygı duyulduğunu” belirten bir açıklama yaptı. Dünya Bankası ise bu durumda ülke için ekonomik yardımları askıya aldığını belirtti.
 
Peki şimdi ne olacak?
Sudan'ın imzalamış olduğu uluslararası anlaşmalara sadık kalacağını belirten el-Burhan, 2023 yılının temmuz ayında seçim yapmayı planladıklarını bu nedenle ülkeyi seçime kadar bağımsız bir hükümetin yöneteceğini, demokrasiye geçiş sürecinin ordu tarafından yönetileceğini belirtti.
El Beşir’i devrilmesine sebep olan darbeden sonra Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey (SPLM-N) arasında laiklik bildirisi imzalanmış, sonrasında kadın sünneti konusu ve Müslümanlar hariç alkol yasağının kaldırılması, kadınlara seyahat izni verilmesi gibi laiklik reformları yapılmıştı. Dünyada heyecan uyandıran ve “Sudan Baharı” adı verilen bu insan hakları kazanımlarının geleceği uluslararası kamuoyu tarafından endişeyle takip ediliyor.
İran medyası konuyla ilgili; el-Buhran'ın daha önce İsrail'le yürüttüğü normalleşme çabasındaki politikaları hatırlatılarak, İsrail'in ülkedeki etkinliğini artıracağı ifade edildi.