Şili'deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oyların yaklaşık %57’sini alarak seçimi kazanan 35 yaşındaki Gabriel Boric, en genç cumhurbaşkanı olarak ülke tarihine geçti. Rakibi José Antonio Kast %44,2 oy oranına ulaşırken Boric, ülkedeki yoksullukla, eşitsizlikle ve ayrıcalıklı gruplarla sürekli olarak mücadele edeceğine yemin etti. Kast, Boric'in saygıyı hak ettiğini ve her daim iş birliğine açık olduğunu ifade etti. Mevcut Cumhurbaşkanı Sebastián Piñera ise Boric'i herkesin cumhurbaşkanı olmaya devam ederek desteğini göstermiş oldu. 

Liderlik konuşmasında "Şili neoliberalizmin beşiğiyse, mezarı da olacaktır." ifadelerini kullanan Boric, hukuk fakültesinde son yılını okurken bir öğrenci hareketinin lideri olarak görev yaptı. Herkes için eşit, ücretsiz ve kaliteli bir eğitim isteyen gruptaki öğrencilerin bir bölümü bir süre sonra yerel yönetimlerde görev almaya başladı. Boric, lisans eğitimini tamamlamadı fakat cumhurbaşkanı seçilene kadar ki iki dönem boyunca milletvekili olarak görev yaptı.

11 Mart 2022'de resmi olarak göreve başlayacak olan Boric, görevini büyük bir hoşgörü ve alçakgönüllülükle yerine getireceğini, Şili'de artık radikal bir değişim yaşanacağını söyledi. Boric; demokrasiye her zaman sahip çıkan, insanların ihtiyaçlarını önemseyen ve Şili toplumu için çalışmak isteyen bir lider olacağına söz verdi. Toplumda sosyal bir uyum yakalamanın büyük bir önem arz ettiğini belirten Boric, sürdürülebilir kalkınma mesajı vermeyi de unutmadı. Ayrıca neoliberal ekonomik modelin bir parçası olan emeklilik sistemine de son verilmesi gerektiği konusunda önemli mesajlar verdi.
 
Refah devleti anlayışı güdeceğine dikkat çeken Boric, kamu harcamalarını artıracağını dile getirdi. Boric; ülkedeki sağlık sisteminde reform yapacağını, çalışma saatlerini 45 saatten 40'a düşüreceğini, yeşil yatırımı destekleyeceğini de sözlerine ekledi. Boric, nüfusun gelir eşitsizliğini bitirmek istediğine ve bunu başarabileceğine işaret etti. Şili'deki eşitsizliğin bedelini fakirlerin ödemesine asla izin vermeyeceğine vurguda bulunan Boric, yeni yönetimde herkesin bir yeri olduğunun altını çizdi.
 
Peki bu konuda halk ne diyor?
Boric'in destek verenler, ülkenin bir dönüm noktasına geldiğinin hatırlatmasını yaparken, Boric'in zaferini faşizmin ve sağ görüşün yenilgisi olarak ifade etti. Rodriques, siyasette büyük değişikliklere ihtiyaçların ın olduğunu ve gençlere güvendiğine belirtti. Patricia Alarcon da ülkenin özgürlüğe kavuşacağına olan inancının tam olduğunu belirtti. 
 
Seçim sonuçları, geçtiğimiz yıllarda ülkede yaşanan birçok protestonun sonucu olarak değerlendiriliyor. 
2019 yılında ulaşım maliyetlerinde yaşanan artış kamuoyunun öfkesine neden olmuş ve beraberinde birçok çatışmaları getirmişti. Halk, yüksek yaşam giderleri ve eşitsiz koşullar karşısında ayağa kalkmış, protestolarda en az birçok kişi hayatını kaybetmişti. Bu sorunlar; toplumsal ayaklanmaları artırarak ülkedeki sol görüşe de güç kazandırmıştı. 
Gazeteci Boris Van Der Spek, Boric'in aşırı solculuğun göreve başlar başlamaz yumuşayacağı değerlendirmesini yapıyor. BBC'nin Latin Amerika kanadına göre kendisine oy vermeyen kitleyi tatmin etmek için çalışması gerektiği düşünülüyor. Boric'in otoriter sosyalist bir devlet kuracağı endişesi taşıyan muhalifler de Boric'i deneyimsiz olmak konusunda eleştiriyor.