Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, "Bosna Hersek halkı bizim için bir bütündür. Balkanların bir parçası olan Türkiye olarak, burada Bosna Hersek'in istikrarı ve bütünlüğüne fazlasıyla önem veriyoruz ve onu değerli görüyoruz." Şeklinde açıklama yaptı.  Bosna Hersek ile olan tüm ilişkilerini her birçok farklı alanda geliştirmek ve güçlendirmek istediklerini vurgulayan Akar, dışlayıcı söylemlerin kimseye faydası olmadığını belirterek talep edildiği müddetçe her konuda Türkiye'nin kendi üzerine düşeni daima yapacağını belirtti.

Bosna Hersek'te iki bağımsızdan biri olan Sırp Cumhuriyeti lideri Milorad Dodik, geçen aylarda ülkenin askerî, yargı ve vergi yönetiminden çekileceklerini belirtmişti. Dodik, Bosna Hersek’i başarısız bir ülke olarak nitelendirirken siyasi anlaşmazlık konusunda çözümün yalnızca onun ortadan kaldırılmasıyla gerçekleşeceğini söylemişti. 
 
Bosna Hersek'te, Bosna Hersek Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti olmak üzere iki varoluş bulunmaktadır. Ülke; Boşnak, Hırvat ve Sırp olmak üzere üç halktan oluşmaktadır. Ayrıca her halkın bir üyesinden oluşan Devlet Başkanlığı Konseyi bulunmaktadır. Konsey başkanlığı 8 ayda bir dönüşüm içerisinde değişmekte ve başkanlık seçimleri 4 yılda bir yapılmaktadır.
 
Bosnalı Sırp halkın bağımsızlık vurgusunu savunan Dodik'in yaptığı bu hamlesi hakkında farklı değerlendirmeler yapılmaktadır. Birleşmiş Milletler’in Bosna'daki temsilcisi Christian Schmidt'in selefi Valentin Inzko'nun geçen aylarda Srebrenica soykırımının inkâr edilmesinin yasaklaması sebebiyle çıktığı belirtiliyor. Analist ve eleştirmenlerden bazıları Dodik'in söz konusu bu söyleminin nedeni için popülerliğinin düşmesi ve partisinin geçen yıl yapılan belediye seçimlerinde gösterdiği kötü performanstan kaynaklanmış olabileceğini belirtiyor.
 
Peki konuyla ilgili ülkelerin değerlendirmesi ne yönde?
Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, "Bosna Hersek'in parçalanması için sürekli çalışan bir oluşuma Alman vergi mükelleflerinin parasını yönlendiremeyiz” şeklinde konuştu.
 
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un da Bosna Hersek'in bağımsızlığını, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü desteklediklerini belirten ifadeler kullandı.
 
AB, ABD, İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya yaptıkları ortak bir açıklama ile; Bosna Hersek'te Sırpların başlattığı geri çekilme sürecini kınadıklarını belirterek bunun Balkan bölgesindeki istikrarı tehdit ettiğini ve Bosna Hersek'in AB üyelik sürecini de tehlikeye attığına dair açıklama ve değerlendirme yaptı. 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan geçen ay, Bosna Hersek'in çok kültürlü ve etnik kimlikli yapısının korunması bakımından istikrara kavuşması için herhangi bir ayrım yapmadan destek verdiklerini belirtmişti. Erdoğan; Dayton Barış Anlaşması'ndan bu zamana Bosna Hersek'te geçmişteki gibi üzüntü verici olayların yaşanmasının önündeki en büyük engel Türkiye olduğunu belirten bir açıklama yapmıştı. Erdoğan ayrıca Türkiye'deki Boşnak sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini kabulünde de "Merhum Aliya İzzetbegoviç'in emanetine halel getirmeyiz." ifadelerini kullandı. Tüm bu yaşananlar Erdoğan'ın hem Boşnak hem de Sırp kanatla olan ilişkilerini sıkı tutmak istediği şeklinde değerlendirildi.