İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, geçtiğimiz hafta temeli atılacak olan köprünün Kanal İstanbul ile herhangi bir ilişkisi olmadığını ve Kuzey Marmara Otoyolu’nun önceden planlanmış bir bağlantı yolunun temelinin atılacağını belirtmişti. Bu durumu bir “illüzyon” olarak tanımlayan İmamoğlu, planlanan projenin Marmara’ya ve İstanbul’a çok büyük zararlar vereceğini, projenin bir israf olduğunu, İstanbul’a geri dönülemez ağır felaketler yaşatacağını yineledi. Geçtiğimiz günlerde CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve İyi Parti Lideri Meral Akşener, firmaları projenin ihalesine girmemeye davet etmiş ve bu projeyi bir ihanet projesi olarak tanımlamışlardı. İktidara gelmeleri halinde ise firmaların paralarını vermeyeceklerini belirtmişlerdi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı projeyle ilgili hazırladıkları web sitesinde projenin maliyetinin yaklaşık 75 milyar lira olarak öngördüklerini ancak faydalarının parasal bir büyüklükle ölçülemeyecek kadar değerli olduğuna dair bir açıklama yapmıştı. Fakat konuyla ilgili geçtiğimiz aylarda bir haber yapan Reuters, "Türkiye'nin en büyük altı bankasının imzaladığı sorumlu bankacılık ilkelerinin Kanal İstanbul'u finanse etmelerinin önünde engel olduğunu ifade etmişti.
WWF Türkiye sitesi 2018 yılında projenin çevresel etkileriyle ilgili yaptıkları değerlendirmede (ÇED) raporunda, koruma altındaki bölgeler, tarım alanları, ormanlar ve deniz ekosisteminde yaşanacak tahribatlara yeterince değinilmediği konusuna vurgu yapmış ve “Ya Kanal Ya İstanbul” başlıklı bir yazı yayımlamıştı.
Yayımlanan yazıda, İstanbul’un doğal yaşama vereceği zararları, Sazlıdere Barajı’nın tamamen iptal olmasına neden olacağı ve bu durumun İstanbul’un kullandığı yaklaşık %7 oranında olan suyun, azalacağı anlamına geldiğini belirtmişti. Bunun yanı sıra, yer altı sularının büyük zarar göreceği, canlı çeşitliliğinin ve Marmara’daki oksijenin azalacağı ifade edilmişti. Bunun nedeni ise, Karadeniz’in Marmara denizine daha hızlı karışması olarak gösterilmişti.
Raporda belirtilen diğer detaylar ise Kanal İstanbul’un hiçbir İstanbul master planında yer almadığı fakat Kanal İstanbul manzaralı arsa ilanlarının sürekli piyasada olduğu şeklindeydi. Projenin yaklaşık 2 milyar metreküp hafriyat yaratacağı ve bunun temizlenmesinin de yıllarca süreceği belirtilmişti. Ayrıca olası bir depremde kanalın kırılması ya da kayması sonrası büyük felaketlere yol açacağının da altı çizilmişti.