Fransa’da önümüzdeki yıl gerçekleşmesi beklenen Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi büyük önem verilen yerel yönetim seçimleri, 20 Haziran Pazar günü halkın % 32’lik katılımıyla gerçekleşti.

Merkez sağda bulunan cumhuriyetçiler, ülke genelinde oyların yaklaşık %28’ini alarak birinci oldu. Le Pen liderliğindeki aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi %18 oy alarak ikinci parti oldu ve seçimi beklentinin altında tamamladı. Sosyalistler %16, Yeşiller %13 ve Macron liderliğindeki Cumhuriyetçi Yürüyüş Hareketi (LREM) ise yaklaşık %11 oranında oy aldı. 

Macron önderliğinde şekillenen hareket LREM’nin herhangi bir klasik parti örgütlenmesine sahip olmaması nedeniyle bu seçimde başarılı olma şansı zaten az olarak düşünülüyordu.

Ulusal Birlik Partisi lideri Le Pen, partisinin yaşadığı bu hayal kırıklığının sebebini seçmenin düşük bir katılım göstermesine bağladı. Bu nedenle ikinci tur için seçime katılım çağrısı yaptı. Bu konunun önemine vurgu yapan bir diğer lider Macron ise katılım oranının bu kadar az olmasını seçime ve demokrasiye atılmış bir tokat olarak nitelendirdi.

Sistem, bir adayın %50’ye ulaşamaması halinde %10’unun üzerinde oy alan partilerin ikinci turda tekrar karşı karşıya gelmesini ve yarışmasını öngörüyor. Yeşiller partisi, merkez sağda yer alan ve aşırı sağda bulunan adayların, birbirine yakın sonuçlar almasıyla sonuçlanan ve güneyde yer alan bazı bölgelerin 27 Haziran’da gerçekleştirilecek ikinci turda yer almayarak aşırı sağın önünü kesmesi bekleniyor.

Yerel siyasette başarı yakalayan Cumhuriyetçiler, halen bir cumhurbaşkanı adayı gösterememiş olması nedeniyle anketleri yanıltıcı hale getiriyor. Şu anki anketlere göre Le Pen yaklaşık %28, Macron ise yaklaşık %27 oy oranı ile birbirlerine çok yakın durumdalar. İkinci turda aşırı sağa karşı birleşilecek olup Macron’un işi kolaylaşacak olsa bile Le Pen’e olan desteğin artacağı öngörülüyor. Bunun en önemli nedeni, Le Pen’in kendi kitlesi dışında kalan seçmene daha ılımlı açılması ve yumuşak bir üslup yaratma çabası bulunuyor.

Benim düşüncem şu ki Macron ve Le Pen’in bu seçimde yüzü gülmeyecek, Cumhuriyetçiler seçimin kaderini değiştirecek bir cumhurbaşkanı adayı çıkartacak ve solun başarısı için birleşmenin zorunlu olduğu kesin olarak kabul edilecek.