İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu arasında bir yıldır devam eden iki tartışma konusundan biri "ahmak" söylemi, diğeri ise "İBB'ye terör soruşturması"
Peki tüm bu tartışmalar nasıl başladı ve sonrasında neler oldu?
4 Kasım 2019
Katıldığı bir programda İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi'ne katılmak için Fransa'ya gittiği sırada "Terörist olmaktan ceza alanları bu ülkenin selameti ve o beldenin selameti için görevden aldığımızda, Avrupa’ya giderek Türkiye’yi şikayet eden ahmağa söylüyorum. Bunun bedelini bu millet sana ödetecek. Avrupa Birliği’ne Türkiye’yi şikayet edeceksin, yazıklar olsun" şeklinde ifadelerde bulunmuştu.
Aynı gün içinde, İBB Başkanı İmamoğlu, Soylu'nun ifadelerine "Ben lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye. Seviyesine inmeyeceğim bir alan bu. Seçim sürecinde de seviyesine inmeyeceğimi defalarca dile getirmiştim. 31 Mart'ta seçimi iptal edenler ve dünyada, Avrupa'da, onların gözünde nereye düştüğümüz noktasında, o olan şeylere, biten şeylere baktığımızda, tam da işte 31 Mart'ta seçimi iptal edenler ahmaktır. Yine ben onu devlet adamlığı yapmaya davet ediyorum. Üzücü. Bir İçişleri Bakanı'na yakışmadı." şeklinde karşılık vermişti.
28 Mayıs 2021
İBB Başkanı İmamoğlu'na yaptığı açıklama sebebiyle YSK üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla 4 yıl 1 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı.
9 Aralık 2021
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, TBMM’deki bütçe görüşmeleri sırasında İBB’ye yönelik "33 bin personel alındı. 12 bin kişiye ancak bakıldı. 577 kişinin terör örgütünden kaydı olduğu belirlendi. 455 tanesinin PKK ve KCK kaydı var. 80’inin DHKPC, 20’sinin MLKP, 2’sinin MKP kaydı var ve diğerlerinin kayıtlarını da gönderebilirim" dedi.
10 Aralık 2021
İBB Başkanı İmamoğlu Soylu'ya “Yani şimdi ülkede sokakta gezen ya da bir kurumda çalıştığını bildiğiniz 557 tane terör örgütü üyesi var diyeceksiniz. Bekledim ki herhâlde gelip onları alacaklar İBB’den. Öyle ya, terör örgütü üyesiyse gelip tutuklayacak bunu. Yalanı konuş, iftirayı at, köşene çekil. Bu arada kimse gelmedi.” şeklinde bir ifadede bulundu.
26 Aralık 2021
İçişleri Bakanlığı, İBB'de terörle iltisaklı kişilerin çalıştırıldığı iddiasına ilişkin özel bir teftiş oluşturulduğunu belirtti.İmamoğlu konuyla alakalı “’Hak yemem hakkımı da yedirmem’ dedim. Bugün de diyorum ki ‘İstanbul’a hizmet eden 86 bin yol arkadaşımın yanındayım, ezdirmem.’” açıklamasını yaptı.
26 Kasım 2022
Bakan Soylu, İBB’ye yönelik yürütülen soruşturmayla ilgili olarak, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde işe alınan 1.668 kişinin veya yakınının terör örgütü irtibatı ve iltisakına dair kaydı bulunduğu belirlenmiştir. Söz konusu 1.668 kişinin terör örgütlerine göre dağılımı şöyledir: FETÖ/PDY 875, PKK/KCK 432, DHKP/C 143, THKP/C 66, TKP/ML 64, MLKP 33, DEAŞ 3, El Kaide 1 ve diğer örgütler 51” şeklinde açıklama yaptı. İmamoğlu Soylu'ya "Yalan söylemeyi ve iftira atmayı kendine huy edinmiş bir kişiyle karşı karşıyayız. Ülkemiz, milletimiz için gerçekten ciddi bir güvenlik sorunudur Sayın Bakan. Sözleri acıdır." yanıtını verdi.
14 Aralık 2022
Duruşmaların ardından mahkeme akşam saatlerinde İmamoğlu hakkında 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ve siyasi yasak kararı verdiğini açıkladı.
22 Aralık 2022
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişliği'nin İBB'ye bağlı kuruluş ve iştiraklerinde işe alınan personelin, işe girişine yönelik hazırlanan tevdi raporunun, savcılığa teslim edildiğini duyurdu. İmamoğlu "Bu ne kibir, bu ne aymazlık?" diyerek tepkisini gösterdi.
28 Aralık 2022
İBB Başkanı İmamoğlu İçişleri Bakanlığı'nın İBB'ye ilişkin yürüttüğü terör soruşturmasına dair "Eğer savcılığa sunulan raporda eski başkan Mevlüt Uysal, İstanbul Valisi ve onların yöneticileri hakkında da işlem talep edilmişse bir lafım yok. Sadece İmamoğlu ve yöneticileri suçlanırsa gök kubbeyi başınıza yıkarız." dedi.
Aynı gün içinde Bakan Soylu “Bu bahsedilen kişi İmamoğlu, saygılarını sunarak beni aramıştır. Bana, belli bir konuda ‘CHP Genel Merkezi zaten beni sevmiyor, bana yardımcı olur musunuz?’ diye ricası olmuştur. Biz ‘Kanun ne gerektiriyorsa yaparız’ dedik ve yaptık” dedi. İmamoğlu, Soylu’nun bu açıklanmasının hemen ardından “Bakan Soylu ‘saygılarımla diyerek kendisini aradığımı ve yardım istediğimi söylemiş. Bu kuyruklu bir yalan. İstihbarat sende, telefon takibi sende, tüm bilgilere erişme gücün var. Bunu ispat edersen ben, edemezsen sen istifa etmelisin. Hodri meydan!” dedi ve ekledi:
"Ben hiç kimseye ricacı bir telefon açmadım, açmam. Hiç kimseye kendi ailemi şikayet etmem. Bunu birçok iftirayla karşı tarafı lekelemeyle hayatını geçirmiş, bir günde partisini terk edip başka partiye gittikten sonra 180 derecede sözlerini değiştirmiş insandan anlamasını beklemiyorum".
"Bu şahsın zat-ı muhterem şahıs, sayın bakan 'beni aradı, bana saygılarını sundu ve bu münasebetle bir iş konusunda yardım istedi.' Ben şaşkınlığın böyle bir yalanla birleştiği bir anı, seviyenin bu kadar düştüğünü görmedim".
"Kendisiyle masada bir kez toplantı yaptım. Adalar aracının çalışabilmesi için 6 saat tartıştık. Sayın Cumhurbaşkanı telefonla toplantıya katıldı da onay aldık. Masa dışında da 2 kez telefonla görüştüğüm doğrudur. Birinde benim çalışma arkadaşlarıma ayar verme girişiminde bulunduğu telefon konuşmamızda kendisine haddini bildirdim. Diğerinde de İSKİ'ye bir valinin geçiş iznini almak için aradığında yine yalan ve iftirayla dolu cümlelerinde kendisine iade-i cevabımı telefonda verdim".
"Onun için, benim telefonda konuşma biçimimi en iyi bilen bakanlardan birisidir. Saygı çerçevesinde konuşan her bakanla da nasıl saygılı hitap ettiğimi de yine aynı kabinede bulunan saygın bakanlar da bilir. Onlara sorabilir. Kendisinin üslubuna hak ettiği şekilde cevabını verdim".
Ve son olarak "Çok mazlumun ahı var sende ey sayın bakan. Seni Allah'a havale ediyorum" diyerek konuşmasını bitirmişti.
Konuyu ve süreci özetledim, buyrun değerlendirmesi sizden!