Trump ve yönetimi göreve gelmelerinden bu yana yaptırımlar listesinde yer alanların sayısı neredeyse 1.500’ün üzerinde. Geriye döndüğümüzde bu rakam Obama yönetimi sırasında neredeyse yarısıydı. Bush döneminde ise bu rakamlar çok daha azdı. Yaptırımlarda listeye eklenen %25’inden fazlası Orta Doğu ülkeleri. Tabi en çok etkilenen İran.
Amerika İran’a 4 yıldan fazla süredir ekonomik yaptırımlar uygulamakta. Petrol ihracatı günlük 3 milyon varil olan İran’ın 2020’nin ilkbaharında günlük ihracatı binlere kadar düştü. Kesin bir sayı vermek zor. Çünkü İran’ın Amerika ile kötüleşen ilişkileri artık ticaretin gizli yapılmasına yol açmış bulunmakta. Bu koşullar İran para birimi değerinin de düşmesine sebep oldu. Trump’ın baskısı başarıya ulaştı. Ancak tüm bu ekonomik sıkıntılar yönetim ve siyaset anlayışında ülkeye değişimler getirmesine yardımcı olmadı. İran “milislere” olan yardımlarını halen devam ettiriyor bir yandan da Esad’ın kendi vatandaşını bombalamasına engel olmuyor. Yani değişen hiçbir şey yok.
Yaptırım konusu ülke başkanları için genellikle çekici yöntemler olarak bilinir. Fakat bu yöntemler çoğu zaman amacına ulaşamayabiliyor. Şayet bu yaptırımların amacına ulaşmasını istiyorlarsa uluslararası destek almaları gerekir. Bunun yanı sıra yaptırımların asıl seyahat eden ( iş için) ve ticaret yapan kişi/kişileri etkilemesi gerekir. Seneler önce İran’a uygulanmış olan ambargo, İran’ın nükleer programını küçültmüştü.
Gelelim günümüze.
Trump’ın katı baskı kampanyaları şu an ki kriterlerin hiçbirine uymuyor. Yaptırımların çoğu tek taraflı ayrıca etkin değil. Amerika’ya meydan okuyan Çin ve onun gibi ülkeler artık yapılan tehditlere aldırış etmemekte ve indirimli ham petrolü ele geçirmiş bulunmakta. Böylece İran’ın düşen ihracatı bu sonbaharda tekrar 1 milyonu görmüş durumda.
Suriye’nin diktatörü Esad, parçalanan ülkesini uygulanan yaptırımlara bağlıyor. Diplomatların bir kısmı tüm bu olanlara Esad’ın sebep olduğu düşüncesi ile yine onun toparlamasını bekliyor.
Bir de medya açısından bakalım.
Yaptırımların başarılı olamaması hususunda Trump’ın artık kime yaptırım uygulayacağını seçememesi medyanın dilinde. Haliyle konuyu Türkiye’ye getiriyorlar. Onlara göre Türkiye Rusya’dan S-400 almaya karar verdiğinde ekonomik yaptırımlar uygulanmalıydı. Ancak Trump hiçbir şey yapmamıştı. Mısır’da insan hakları ihlalleri halen devam ederken Amerika buna paralel olarak sessiz kalmaya devam ediyor.
Trump’ın destekçileri onun politikalarına zaman tanınması konusunda ısrarcı. Fakat İran’ın etkisini azaltamayan Trump nükleer programı hızlandırma aşamasındayken ayrılacak. Uygulanan yaptırımlar dış işlerde önemli araç ve amaç olarak kullanılabilir ancak tek araç olamaz.