CHP
Parti programları bakıldığında yerel yönetimler konusunda planlı ve detaylı bir yaklaşım benimseyen partinin Cumhuriyet Halk Partisi olduğunu belirtmek gerekiyor. CHP parti programında artan kent sorunlarının çözümünde yerel yönetimler hususunda yeni yetki ve sorumluluklar oluşturacağı, vatandaşların yerel yönetimlerde çok daha fazla söz sahibi olacağı belirtiliyor. Partinin yerel demokrasi konusunu ulusal demokrasiyle rakip olarak değil de birbirlerinin tamamlayıcısı olarak gördüğünün vurgulandığı programda yerel yönetimin esas temelinde insanı merkeze alan hem kentsel hem de toplumsal bir kalkınma anlayışının olduğu ifade ediliyor.
"Yeni yerel yönetim düzeni; laik cumhuriyetin, ülke bütünlüğünün, çoğulcu demokrasinin, örgütlü toplumun, bireyin gelişmesinin, insan haklarının, bireysel kültürel haklara ve kültürel mirasa duyarlılığın, korunmaya muhtaçların, çevrenin ve tüketicinin korunmasının da güvencesini oluşturacaktır." şeklinde açıklama yapıln programda, yönetimlerin bu hususta eyleme geçip geçmeyeceklerinin denetiminin yapılacağı belirtiliyor.
Görev paylaşımında uyulacak ilkeler şöyle özetleniyor:
Görev paylaşımı objektif, önceden belirlenmiş belli ölçütlere dayanacak, açık ve anlaşılır olacak ve yerel yönetimlere verilen görevlerin tanımı yanlış anlaşılmaya meydan vermeyecek biçimde net olarak belirlenecektir.
Yerel yönetimlere görev ve sorumluluk verilirken nüfus büyüklükleri de dikkate alınacaktır. Yerel yönetimlerin kendi içlerinde görev dağılımında görevlerini etkili biçimde sunabilecek yeterli teknik ve idari kapasiteye sahip olup olmadıkları da dikkate alınacaktır.
Yerel yönetimlerin yerine getireceği hizmetlerin belirlenmesinde aşağıdaki ölçütler dikkate alınacaktır:
Öncelikle yerel halkın gereksinimini karşılamaya dönük hizmetler,
Yerel halkın katkısını gerektiren ya da yerel katkıya imkan veren hizmetler,
Bölgesel ya da ulusal düzeyde eşgüdüm gerektirmeyen işler,
Yerel yönetimlerin gücünü aşmayan yüksek kaynak ya da özel uzmanlık ve teknik altyapı gerektirmeyen işler,
Kaynak kullanımında rasyonellik açısından daha büyük bir ölçek gerektirmeyen işler.
Öğrencilere yurt ve barınma problemleri, engellilere, kimsesiz çocuklara ve bakıma muhtaç yaşlılara destek verilmesi, kadınların ekonomik hayata katılması ve toplum içerisinde yyer bulması, müzelerin geliştirilmesini, kütüphanelerin yaygın hale getirilmesi, kentteki huzurun sağlanması gibi pek çok hizmetin yerel yönetimlerin önceliği olarak belirleneceği ifade ediliyor.
Metropollerin tekrar belirleneceğinin vurgusu yapılan vurgulandığı programda yerel yönetimlerin zamanla ülkenin bütün coğrafyasını kapsayacak şekilde tüm Türkiye'nin belediyelere dönüşmesinin hedef alınacağı ifade ediliyor. Konuyla ilgili "Bir yöredeki köyler, gerektiğinde birleştirilerek, Kırsal Belediyelere dönüştürülecektir. Ayrıca, tek tip belediye modelinden vazgeçilerek, görevleri ve gelirleri bakımından kırsal alan özelliklerini gözeten yeni bir belediye modeli oluşturulacaktır." açıklama yapılıyor. Büyükşehir belediyelerinde mesafe üzerinden ölçüt sayılan kent yönetimi sürecinin sonlandırılacağı belirtilirken programda 5447 sayılı kanun ile kapatılan belediyelerin yeniden açılacağı ifade ediliyor.
Seçilmiş olan belediye başkanları ve onların birinci derecede yakınlarının belediyeden iş alması, belediye başkanlarının yapı-denetim şirketlerine üye olması önlenecektir." şeklinde açıklama yapılan programda belediye meclislerinin halk adına karar alarak politika üreten, denetleme görevi yapan ve halkın beklenti ve isteklerini gösteren bir kurum olarak değerlendirileceği belirtiliyor. "Belediye meclislerinin yanında, meslek odalarının, sendikaların, sivil toplum örgütlerinin, her düzeydeki eğitim kurumlarının ve toplumsal amaçlı kuruluşların temsilcilerinden oluşan Belediye Danışma Meclisleri ve Kent Meclisleri de etkinliğe kavuşturulacaktır." ifadelerinde bulunuldu.
İYİ PARTİ
İYİ Parti, programına bakıldığında direkt olarak "yerel yönetimler" başlığına yer verilmediği görülüyor. "Kamu Yönetimi" bölümü altında, yerel yönetimlerden bahsediliyor. Parti programında kamu yönetimi politikalarının temelinde üç esas ilkenin "demokratik katılım", "vatandaşa güven" ve "toplumsal memnuniyet" olduğu ifade ediliyor. Temel hedefin sürüdürülebilir bir refah ve huzur ortamının sağlanmış olması "Mutlu Türk Milleti, Güçlü Türk Devleti" anlayışıyla halkın yaşamını daha da kolaylaştırmak hukuka tam anlamıyla bağlı olan, yönetime katılan, üreten, adil, denetlenebilir, çağdaş, dinamik ve milletiyle barışık bir kamu yönetimi düzeni kurmak olduğuna dair açıklama yapılıyor.
Programda kamu yönetimine ilişkin 3 başlık bulunuyor. Bunlar; Merkezi idare, Mahalli idareler ve Personel rejimi.
Merkezî idare: Parti programında esas amacın "rasyonel bir yaklaşım benimseyerek merkezî idareyi, kalite ve verimlilik ilkeleriyle hizmet üreten, insan odaklı, doğal ve kültürel çevreye duyarlı bir yapıya dönüştürerek, merkez ile yerinden yönetim kuruluşları arasındaki yetki, görev ve sorumluluklar ile mali ilişkileri çağdaş demokratik ilkeler çerçevesinde düzenlemek" olduğu ifade ediliyor.
Mahalli idareler: Belediye, il özel idaresi, mahalle ve köy yönetimlerinin tümünü kapsayan Mahalli İdareler Çerçeve Kanunu çıkarılarak, "mahalli idarelerin temsil, katılım ve kamuoyu denetim mekanizmalarının yeniden düzenleneceği, demokratik, katılımcı, adil ve eşit temsile dayalı, birlikte yönetim, siyasal sorumluluk ilkelerinin hakim olduğu, şeffaf ve hesap verebilir çağdaş bir mahalli idare yapılanması" gerçekleştirileceği açıklanıyor.
Personel rejimi: "Kamu personelinin halka karşı sorumlu, siyaset kurumuna duyarlı, toplumun tüm kesimlerini temsil edebilme niteliğine haiz, uluslararası standartlarda sosyal güvencelere sahip, grev ve toplu sözleşme haklarıyla donanmış olması yanında, memuriyete alınmada ehliyet, liyakat ve eşitlik ilkelerinin titizlikle uygulandığı, adil ve güvenilir bir Kamu Personel rejiminin tesis edilmesi temel öncelik olduğu" ifade ediliyor.
DEVA PARTİSİ
Programda Türkiye'de demokrasi anlayışının gelişmesi hem iktisadi hem de siyasi istikrarın güçlenmesi adına yerel yönetimlerin kuvvetlendirilmesi gerektiği vurgılanıyor. "Yerel yönetimlerin yeniden yapılandırılmasında temel prensiplerimiz, yerel demokrasi ve katılımın güçlendirilmesi, yerel yönetimler arasında etkili bir kademelenme ve iş birliğini garanti edecek görev, kaynak ve yetki bölüşümünün sağlanmasıdır." şeklinde açıklamalara yer verilen programda yerel yönetimlerin gelir, harcama ve denetleme mekanizmalarının tekrar düzenleneceği belirtiliyor. Meclis toplantılarının, imar planı değişikliklerinin, kaynak tahsisi, borçlanmanın, ihale ve satın alma kararları ile denetim raporlarına ilişkin hususların kamuoyu tarafından şeffaf ve yalın bir şekilde gözlemlenebilir duruma getirileceği, teknolojik olanaklardan en üst düzeyde yararlanılmasının sağlanacağı ifade ediliyor. Belde belediyeleri için özel destek programlarının uygulanmasını planladıklarını büyükşehir sınırları içerisinde yer alan ve mahalleye dönüştürülen, fakat yeterli hizmet göremeyen köylerin yaşadığı sorunların çözüleceği belirtiliyor.
Gelecek PARTİSİ
Partinin programında güçlü bir merkezî yönetimin temel esasının yerinden yönetime verilen önem ve bu hususta açılması gereken alanın miktarı olduğunu düşündükleri ifadeleri bulunuyor. Kamu idaresinin merkeziyetçi bir anlayışla hareket ettikçe zayıflayan, yerelleştikçe ise güçlenen yapısının önemine vurguda bulunduğunun açıklandığı programda, Türkiye'nin etkin yerelleşme ve yerinden yönetime acil ihtiyacı olduğu belirtiliyor. Demokrasinin yerel yönetimler aracılığıla yayılacağının belirtildiği programda, "Yerinde halledilebilecek hiçbir başlık merkezden idare edilmek zorunda değildir." ifadesi bulunuyor. Yerel ve merkezî yönetimler arasında bir çatışma değil de tamamlayıcılık olması gerektiğinin savunulduğu programda, merkezî yönetimin yerel yönetimlerle işbirliği içinde çalışılmasının gerektiği ifade ediliyor.