24 Nisan

Sözde Ermeni Soykırımının yıldönümü olarak ilan edilmiş bir gün!

Gözler Biden ’da. Bakalım kendisi soykırım kelimesini kullanacak mı?

Geçtiğimiz yıl, Türkler ’in Ermenilere soykırım uyguladığına dair karar Senato’dan ve Temsilciler Meclisinden geçmişti. Karar, o dönem Başkan Trump’ın masasına kadar gelmiş ve Trump imzalamayarak bekletmişti. Trump’tan önce Obama ise konuyla ilgili yalnızca “büyük bir felaket” demekle yetinmişti.

Peki Biden ne yapacak?

Soykırım kelimesini kullanarak Türkiye ile olan ilişkilerinde köprüleri mi atacak yoksa konuyu pas geçerek biraz da olsa kapıları açık mı bırakacak?

1915 olaylarının yıldönümünden önce Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Biden arasında gerçekleşmiş olan telefon görüşmesinde konu gündeme geldi.

Amerikan medyası ve ajansı Reuters, söz konusu görüşmede 1915 olaylarını “soykırım” olarak tanıyacağını belirtmişti.
ABD Dışişleri Bakanı Blinken yaptığı son konuşmalarından birinde Türkiye için “sözde müttefik” diye bahsetmişti.

Biden, soykırım kelimesini ilk kullanan isim değil elbet, eski Başkanlardan Ronald Reagan da bu ifadeyi zamanında kullanmış.

ABD’nin yapacağı bu hamle ilk etapta Türkiye tarafından öfke ile karşılanacak ve bu durum çok da uzun sürmeden kapanacaktır. Öncesinde birkaç protesto yapılır, öfke dolu demeçler verilir sonrasında yine normal gündeme dönülür. Çünkü Türkiye, soykırımı kabul eden Fransa ve Almanya’ya da bu tepkileri göstermiş sonra da gündem eski haline bürünmüştü. 

Eleştirmenlere göre bir ihtimal daha var. Türkiye ırkçı Kuzey Kore ve Güney Afrika gibi tamamen izolasyon sürecine de girebilir. Fakat Türkiye, dünyanın bir parçası olmak ve bazı şeyleri değiştirmek adına ayrıca yalnız da kalmamak için çok uzatmaz.
Önemli bir şey daha var.
Amerika ve Avrupa’nın hukuk sistemi birbirine benzemiyor. Amerika, herhangi bir olayı, soykırım ya da insanlık suçu olarak sayarsa, bunu yapan o devlet ya da onun temsilcilerine Amerikan Mahkemelerinde dava açma imkanına sahip. Ancak dava açabilmek için; insanlık suçu konusunda hemfikir olmak ve dava açılan ülke veya o ülkenin banka ya da şirketlerinin Amerika ile ticari ilişkisi olması gerekir. Hukuk davalarının kendilerine göre birçok kuralı var. Bu da gösteriyor ki olası bir mahkeme uzun yıllar sürebilir ve Türkiye’nin başı fazlasıyla ağrıyabilir. Çünkü amaç Türkiye’nin itibarını düşürmek. 

Yani tamamıyla siyasi bir hamle ve Türkiye’yi köşeye sıkıştırma politikası!