Türk dünyası Trabzon'da buluştu! Geleceğe birlik mesajı

Trabzon Büyükşehir Belediyesi ve TÜRKSOY iş birliğiyle düzenlenen 3. TÜRKSOY Gençlik Forumu, Türk dünyasının farklı ülkelerinden gelen gençlerin katılımıyla Trabzon'da gerçekleştirildi.

Hamamizade İhsan Bey Kültür ve Sanat Merkezi'nde düzenlenen programa Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, Kırgız Cumhuriyeti'nin Türkiye Büyükelçisi ve önceki dönem Dışişleri Bakanı Ruslan Kazakbayev katıldı.
Programda ayrıca Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü Deniz Demir ve yapay zekâ uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Murat Emeç de konuşmacı olarak yer aldı.
Programın devamında ise Trabzonspor'un ve A Millî Takım'ın eski teknik direktörü Şenol Güneş, gençlerin sorularını yanıtlayarak hayatından ve futbol kariyerinden önemli anılar paylaştı.

“Trabzon'u gençlere tanıtacağız”
TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Sayit Yusuf, organizasyonun Türk dünyasındaki gençler arasındaki kültürel bağları güçlendirmeyi amaçladığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Dünyanın dört bir yanından gençleri seçerek her yıl bir ülkede buluşturuyoruz. Bu yıl da Sayın Başkanımız Ahmet Metin Genç ve Sayın Valimiz Tahir Şahin'e teşekkür ediyorum. Kalabalık olması önemli ama biz zaten yaktığımız ateşle buna ulaşıyoruz. Türklerin medeniyet ve insanlık tarihinde bıraktığı izler çok büyük ve derindir. Bunu zaman içerisinde coğrafya ve siyasetin etkisiyle bir halıya benzetirsek halının üzerinde tozlar olabilir. Bu tozu bu gençler ile silkeliyoruz. Bu toplantılar bunun için önemli. İnsana yapılan yatırım en önemli yatırımdır. 1993 yılında kurulan ilk uluslararası örgütüz. Kültürel etkileşim ve bütünleşmeyi sağlamak ve Türk kültürünü dünyanın değişik coğrafyalarına tanıtmak ve Türkler arasında bu kültürü daha iyi hâle getirmek istiyoruz. Bugünkü farklılıklar da aynı kültürden geliyor. Çok çeşitli etkinlikler ile yola çıktık. Bütün Türkleri medeniyet ortaklığında, ortak geçmiş bütünlüğünde geleceğe taşıyacak projelerin başında gençlik buluşmaları geliyor. Şenol Güneş de bizi kırmadı. Burada bizimle birlikte oldu. Biz gençlere hem tecrübeyi aktaracağız hem de Trabzon gibi binlerce yıllık tarihi olan kadim Türk yurdunu da gençlere tanıtacağız. Türk birliğini inşallah sağlayacağız. Destekleriniz için çok teşekkür ediyorum.”

“Trabzon bir kardeş şehir daha kazanıyor”
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Türk dünyası ile ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik yürütülen çalışmalara değindi.
Genç, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Trabzon'u tercih eden TÜRKSOY'a ve hususun TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Sayit Yusuf'a teşekkür ediyorum. Gençlerden heyecan alıyoruz, onlar bizi motive ediyorlar. 21 ülkedeki gençlerin Trabzon'da bir araya gelişinin sadece kültürel etkileşim, tanışma ve kaynaşmadan daha büyük anlamlar ifade ettiğini belirtmek istiyorum. Şu an karşımda, 'Türk beklenendir' sözünün muhatabı olarak sizleri görüyorum. Maalesef şu an dünyanın yaşadığı, insanların hukukunun yerle yeksan olduğu, yaşama hakkının ortadan kaldırıldığı bir zaman… Bizim ecdadımız dünyaya hâkim olmuşlardır. Medeniyet kuran bir milletiz. Türkler insana ait değerleri yaşayan ve yaşatan bir millet. Dünyanın geçirmiş olduğu bu kötü sınavda umut yine sizlerde, yani gençlerdedir. Geleceğe dair bu buluşmaların umudumuzu beslediğini belirterek mutluluk duyuyorum. Bu buluşmanın teması, 140 gencimizin buluşma teması da birlik olarak ilan edildi. Her zamankinden fazla birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var. Hem geleceğe hem de bugüne dair hayal ve hedeflerimizi gerçekleştirmekte bize faydalı olacaktır.

Sayın Valim, biz de bu birliğe katkı sağlamak için, ben 2 buçuk senedir Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanıyım. Emperyalizmin ayırdığı bu kardeşlik bağımızı yeniden tesis etmek, Türklerin coğrafyasında bir araya gelmek ve birlikteliği güçlendirmek için adımlar attık. Biz daha önce 2014 yılında da bir kardeş şehirlik yaptık. 2 sene zarfında Azerbaycan'da Şuşa ile Kazakistan ile ve Özbekistan ile kardeş şehirler olduk. Şu an Türkmenistan ile kardeş şehir ilişkilerimizi başlattık ve sürdürüyoruz. Bu adımları sadece devletlere, hükûmetlere bırakmamak lazım. Büyük bir umut ile gördük ki kıymetli Cumhurbaşkanımızın da Türk Devletleri Teşkilatı inşallah bir üst çatı olarak öne çıkıyor. Bizler de hem bu buluşmalar hem de TÜRKSOY'un kıymetli adımlarıyla bizler de katkı sunmaya çalışıyoruz. Trabzon gibi tarihin ve kültürün öne çıktığı, yeşili, mavisiyle bu buluşmaların genel amacımıza faydalar üreteceğine inanıyorum. Gençlerimizin bir arada kendi fikirlerini paydaşlık içerisinde geleceğe dair düşünceler üreteceğine inanıyorum. Güzel şehrim Trabzon'dan güzel anılar ile gençlerin ayrılmasını istiyorum. Trabzon'umuzu unutmayın ve diğer zamanlarda da her zaman buyurun gelin.”
“Bu buluşma devlet sınırlarını aşan bir güç”
Kırgızistan Büyükelçisi ve önceki dönem Dışişleri Bakanı Ruslan Kazakbayev de gençlerin bir araya gelmesinin önemine dikkat çekti.

Kazakbayev, şunları söyledi:
“Sizlerle bir arada bulunmak benim için büyük bir onur. Güzel şehrimiz Trabzon'un misafirperver ve tarihî topraklarını saygıyla selamlıyorum. Bu organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Bu projenin lideri Sayit Yusuf'a teşekkürlerimi sunuyorum. Bu kardeşlik bağlarının güçlenmesinde yeni bir sayfa açmaktadır. Türk dünyasının ve dünyanın dört bir yanında yaşayan 140 gencimizin bir araya gelmesi son derece öneme sahiptir. Bu geniş katılım, kültür ve manevi değerlerimiz ile birlik olma arzumuzun devlet sınırlarını aşan bir güç olduğunu ortaya koymaktadır. Sizler sadece kendi ülkenizi değil, Türk dünyasının atan canlı nabzı ve kalbisiniz. Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a Kırgızistan halkı için teşekkür ediyoruz. Türkiye onun bilge liderliğinde yardımlaşmanın güçlenmesinde paha biçilemez bir güç kazanmıştır.”

“Gençler olarak yeni fikirler üretmelisiniz”
Trabzon Valisi Tahir Şahin, Türk dünyasının geleceğinde gençlerin önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirterek şunları söyledi:
“Tarih, milletlerin yalnızca geçmişte yaşadıklarını kaydettiği değil, medeniyet tasavvurlarının da hafızasıdır. Türkiye, ortak bir tarih bilinci ve kültür birikiminin medeniyet ufkunu ifade etmektedir. Kadim şehrimiz Trabzon'da gençlerimizi ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Milletleri tarih sahnesinde kalıcı kılan yalnızca kurdukları devletler değil, inşa ettikleri kültür ve insanlığa kazandırdıkları kültürdür. Bir medeniyetin gerçek gücü, geçmişinin ihtişamından ziyade geleceğe söyleyebileceği sözde saklıdır. Bugün birlik teması ile gerçekleştirdiğimiz buluşmayı bu şekilde değerlendiriyoruz. Bilgi üretme ve yenilik ortaya koyma, yapay zekânın ve bilimsel gelişmelerin dünyayı yeniden şekillendirdiği bir çağda Türk dünyasının hikmete dair bilgi ve eyleme dayalı gerçeğe dönüştürmek tarihî bir sorumluluktur. Bunların en taşıyıcısı sizlersiniz. Yeni fikirler üretmeniz ve insanlığın ortak sorunlarına çözümler geliştirmelisiniz. Geçmişine vefa duyan neslin başarısı, geçmişi tekrar etmek değil, ondan aldığı ilhamla öncü olabilmektir. Trabzon'da yeni bir anlam kazanan bu buluşmaların aranızda dostluk oluşturacağına inanıyorum. Trabzon, geçmişin mirasını bugünün dinamizmi ile güçlendiren önemli bir kültür merkezidir. Sayın Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türk dünyasındaki ilişkilerin her alanda güçlü ve kalıcı ortaklıklara dönüşmesini önemsiyoruz.”

Şenol Güneş: “Geçmişini bilmeyen geleceğini planlayamaz”
Programın devamında gençlerle bir araya gelen Şenol Güneş, geçmiş ile gelecek arasındaki bağın önemine vurgu yaptı.
Güneş, şu ifadeleri kullandı:
“Sizler yeni dönemin gençlerisiniz. Zaman hızlı geçiyor. Çocukluğumda anlatacağım dönemler ile bugün çok farklı. Geçmişini bilmeyen geleceğini planlayamaz. Çocukken de bize bunları söylüyorlardı. Sizlere güveniyoruz. Ayrı olmak değil birlikte olmak istiyoruz. Türk olmaktan hepimiz gurur duyuyoruz.”
“15 yaşıma kadar şehrin dışına hiç çıkmadım”
Trabzon'daki çocukluk yıllarını anlatan Güneş, geçmişte yaşadığı zorlukları ve şehrin değişimini şu sözlerle ifade etti:
“Benim anlatacağım Türkiye'de bugünle dün arasında çok fark var. 60 ve 70'li yıllarda Trabzon'un konumu çok farklıydı. 15 yaşıma kadar şehrin dışına hiç çıkmadım. Trabzon doğası güzel ve liman şehri. Tarihî değerleri çok fazla. 3 büyük padişahın olduğu bir şehir. Bu şehirde yaşayan ve bu şehrin geleceğine ağırlık ve kültür koyan değerli padişahlar. Biz gençlik yıllarımızda gördüğümüz özellikle kültür zenginliğinin devam etmesini istiyoruz. Bu şehirde doğan bir çocuk olarak imkânsızlıklar içerisinde büyüme durumumuz oldu. Oyuncaklarımız yoktu. Oyuncaklarımız dar sokaklarda kullandığımız limon kabuğu ve tenekeydi. Şehir dışına ilk kez futbol vasıtasıyla çıktım.”

Güneş, futbol sayesinde dünyanın birçok ülkesini görme fırsatı yakaladığını belirterek şöyle devam etti:
“15 yaşıma kadar şehrin dışını görmeyen biri olarak futbol tercihim ile öğretmenliğim ile dünyanın çok ülkelerini gördüm ama dönüp geldiğimde en güzel yerin bu şehrin ve ülkenin olduğunu biliyorum.”
“15 yaşımda aileme bakmaya başladım”
Çocukluk yıllarında yaşadığı ekonomik zorluklara değinen Güneş, bu sürecin kendisine önemli hayat dersleri kazandırdığını söyledi.
“Dünyayı bilerek daha iyisini yapabilmek için çok çalışmak gerekiyor. 15 yaşımda o günün koşulları ile aileme bakmaya başladım. Bu bana liderlik ve pes etmemeyi öğretti. İmkânlarınız olmasa da o şartlarda engeli aşabilecek gücünüz olduğuna inanın. Ben kendime güvendim. Çocukluğumda oyuncağım yokken şimdi torunuma oyuncak verebiliyorum ama keşke o günün koşullarındaki oyun alanlarını onlara verebilsek. Sebze meyve satılmıyordu. Biz o ağaçlara çıkıp yiyebiliyorduk. Temiz bir denize girmek istiyoruz. Fırsatlar gelecektir, önemli olan o fırsatlara hazır olarak büyümeyi bilmektir.”
“Futbol bizim için arkadaşlarımızla bir arada olma aracıydı”
Futbolun çocukluk yıllarında kendisi için taşıdığı anlamı anlatan Güneş, Trabzon'un geçmişteki yapısına da değindi.
“Futbol oyunu bizim için çocukluk arkadaşlarımız ile bir arada olmak için araçtı. İsmimin verildiği caddede bir mezarlık vardı ve altı denizdi. Sonra aşağısına bir yol yapıldı, sonra bir yol daha ve deniz bambaşka bir yere gitti.”
“Herkes koşmak istiyordu, kimse kaleye geçmek istemiyordu”
Şenol Güneş, kalecilik kariyerinin başlangıcını da anlattı.
“Size sunulan şartları yeterli görmeyin, en iyisini isteyin ama haddinizi bilerek. Size ait olan değerleri bilerek kendinizi geliştirin. Futbol benim için oyundu, bir oyuncaktı. Herkes koşmak istiyor, kimse kaleye geçmek istemiyor. Yeteneğim de fazlaydı ama büyüklerin de baskısıyla kaleye geçtim. Mahalle maçlarında da başarılı olunca lisans çıkardılar, sonrasında hayat beni kaleci yaptı ama onu da severek yaptım. Hangi mesleği yaparsanız yapın severek yapın. Futbolu oynarken seviyordum ama kalecilik ikinci plandaydı. Sonraki yıllarda kaleci olarak da kendime göre başarılı olduğumu düşünüyorum.”

“O yokluk günlerini unutmuyorum”
Geçmişteki futbol şartlarını günümüzle karşılaştıran Güneş, futbolcuların artık çok daha fazla imkâna sahip olduğunu belirtti.
“O günün koşullarında ayakkabı ve kıyafetler, bunların hiçbiri yoktu. Biz kendi malzememizi getiriyorduk ve annemiz yıkıyordu. Günümüzde bize o kadar malzeme veriyorlar ki sponsorlar her şeyi veriyor, ayrıca bunları giy diye para veriyorlar. İşte şartlar bu kadar değişti. Gençlik koşullarımız ile bugünü kıyaslamak mümkün değil. Kore'de üç sene kaldım. Bir firma hem kulübün hem de benim sponsorumdu. Bunu giyeyim diye para veriyordu. Bugünkü gençlerin imkânları daha fazla. Daha fazla imkân veriyorlar ama yeni başarılar bulmanız gerekiyor. O yokluk günlerini unutmuyorum ama bize başarıyı getiren de buydu. İmkânlar ne olursa olsun kendiniz önemlisiniz.”

“Çok çalışmak ve pes etmemek lazım”
Gençlere başarılı olabilmeleri için tavsiyelerde bulunan Güneş, Trabzonspor'un Türk futbolundaki yükselişine de değindi.
“Kendine inanmak, yapıcı eleştirileri iyi alabilmek ve sabırlı olabilmek önemli. Çok çalışmak ve en önemlisi pes etmemek lazım. Bizim önümüzdeki örnekler çok azdı. Benim futbola başlayışım ile Trabzonspor'un lige girmesi aynı döneme rastlar.”
“Rio sahilleri ile Karadeniz sahillerini birleştiren maç”
2002 Dünya Kupası'ndaki Brezilya karşılaşmasını hatırlatan Şenol Güneş, A Millî Takım ile elde edilen üçüncülüğün önemine değindi.
“Çocukluğumda futbol maçlarını radyodan dinlerdim ve bende hep başarılı olmalıyım duygusu vardı. Dünya Kupası hepimizin hayaliydi. Orada ülkemi temsil ettim. Güzel bir duyguydu. Brezilya maçında şunu demiştim: Rio sahilleri ile Karadeniz sahillerini birleştiren bir maç olacaktır. Daha sonra Trabzonspor'dan ayrılınca oraya gitmiştim. Ben de benzer bir sahilde büyüdüm. Onlar dünyaya bir sürü futbolcular gönderdiler ve ekonomik katkı sağladılar. Kaybettiğimiz maçta onlar lider, biz ikinci olarak çıktık. Sonra üçüncü olarak ülkemize döndük. Saha sonucu tabii ki bir göstergedir. İyi bir ekibimiz vardı. Tek başına bu işi kimse yapmaz, ben de yapmadım. Ama o işin parçası olarak ben de iyi yaptığımı düşünüyorum.”
Güneş, uluslararası futbol organizasyonlarında elde ettiği konuma ilişkin de şu ifadeleri kullandı:
“FIFA toplantısında konuşan bir hoca olmaktan gurur duyuyorum. Bu tarihî bir damga.”
Dünya Kupası madalyasını malzemeciye verdi!
Şenol Güneş, 2002 Dünya Kupası'nda kazandığı madalyayı takımın malzemecisine verdiğini anlattı.
Güneş, o anları şu sözlerle aktardı:
“Dünya Kupası madalyam var ama onu verdim. Uçaktan dönerken tebrik ve teşekkürler vardı. Bütün Türkiye askerimiz ile her şeyiyle yanımızda. Bu sevgiden daha büyük mutluluk ve zenginlik yok. Orada malzemecimiz vardı. O yöneticiden madalya istedi ama bulamamış. Sonrasında bana geldi. Daha sonra öğrendim ki daha fazla madalya verildi ama ona vermediler. Ben de benimkini ona verdim. Kaptanın da yanına gelince şunu söyledim: Neye sahip olduğunuz değil, sahip olduklarınızı kiminle paylaştığınızdır önemli olan. O çünkü emekçi. O çocuk bu Dünya Kupası'na gitti. Ona dedim ki bak bir daha madalya alırsan bu madalyayı geri ver.”
Güneş, son sözlerini gülerek tamamladı.
Burak Yılmaz'ın Trabzonspor'a transferi soruldu
Programda Şenol Güneş'e, Burak Yılmaz'ın futbolu bırakma aşamasındayken Trabzonspor'a transfer edilerek Türk futboluna kazandırılması hakkında bir soru yöneltildi.
Güneş, Burak Yılmaz'ın yeteneğine ve futbolcuların gelişiminde teknik direktörlerin rolüne dikkat çekti.
“Öğretmenliğimin bana büyük bir katkısı var. Burak Yılmaz örneğinde şunu söylemek gerekir ki olmayan bir değer ne kadar işlenirse işlensin olmaz. Bir toprağı kazırsınız altı boş çıkar ama bir toprağı kazırsınız maden çıkar. Yürümek için adım atmak gerekiyor. Bana da geçmişte farkında olmadan insanların desteği oldu. Bazen yanlış da yaptılar, siz yeter ki almasını bilin. Burak Yılmaz bize gelirken yeteneği ve savaşma arzusu olmazsa bir şey olmazdı ama ben de bunu işlemek için o yolu bilmeliyim. Bunu yapmayanı eleştirelim ama yapanı övmeyelim. Öğretmenin görevi bunu yapmaktır. Bunu hak olarak değil de destek olarak görmek lazım.”
Gençlere tavsiye: “Onlar gibi olmak değil, onları geçmek gerekiyor”
Programda gençlerden gelen soruları yanıtlamayı sürdüren Şenol Güneş'e, gençlere yönelik tavsiyeleri de soruldu.
Güneş, başarılı insanların hayatlarının incelenmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Başarılı insanların hayatlarını okuyun, belgesellerine bakın. Nereden geldiklerini görün. Okuduklarınıza takılı kalmayın ve onları geçin. Onlar gibi olmak değil de geçmek gerekiyor. Karakter olarak en iyisi olun. Kısa yolda hedefe gitmek için başka yollara sapmak sizi yoldan çıkarır. Hak eden hakkını mutlaka bulur. Üretmeyen insana hazır bir şeyi verseniz ne olur? Mesleklerin birçoğunda işe gitmeyip parasını alacak olsa mutlu olacak olanlar var. Kendinize güveniniz olmalı ve etrafa iyi bir enerji vermelisiniz. Hazırı kullanan insan bir süre mutlu olur ama başarısız olur. Yanlışlar ya da hatalar yapıldı, haksızlıklar yapıldı, bunların hepsi yer değişebilir ama tecrübe bir mirastır. Bu mirasın iyi kullanılmaması bir israftır. Yaptığınız iş ya da kararda hata olduğunu anlarsanız yol çizmelisiniz.”
Şenol Güneş'e videolu mesajlar
Programda Şenol Güneş için hazırlanan videolu mesajlar da gösterildi.
Hüseyin Tok, Bahaddin Güneş ve Trabzonspor'un eski futbolcusu Şota Arveladze, Şenol Güneş ile ilgili düşüncelerini paylaştı.
Hüseyin Tok: “24 saatin 16 saatini futbola ayıran bir hoca”
Hüseyin Tok, Şenol Güneş'in futbola olan bağlılığına dikkat çekti.
“24 saatin 16 saatini futbola ayıran, araştırmacı bir hoca. Türkiye'de en büyük yere, millî takım hocalığına geldi. Trabzonspor'u çalıştırdı. Ben de ona yardımcı hocalıklar yaptım. Kendisini çok eğiten ve geliştiren bir yapısı var. Kendisine başarılar ve uzun ömürler diliyorum.”
Bahaddin Güneş: “Şenol Güneş bir tarihtir”
Bahaddin Güneş ise deneyimli teknik adamın Trabzonspor tarihindeki önemini vurguladı.
“Trabzonspor tarihinin en önemli adamlarından biri. Hocalığı ve oyunculuğunu üzerine koyarsak çok değerli bir insan. Trabzonspor için fedakârlıklar yaptı. Şenol Güneş gibisi bir daha gelir mi bilemiyorum ama Şenol Güneş bir tarihtir. Trabzonspor'daki yeri de budur. Trabzonspor için her zaman bir temel direktir. Trabzonspor camiasına büyük hizmetleri oldu.”
Şota Arveladze: “Şenol Güneş ile çalıştığımız için çok şanslıyız”
Trabzonspor'un eski yıldızlarından Şota Arveladze de kardeşi Arçil ile birlikte Şenol Güneş'in kariyerlerindeki etkisini anlattı.
“Ben ve Arçil, Şenol Güneş ile yaşamak ve çalışmaktan ötürü çok şanslıyız. Futbol sahasında çok kıymetli anlar yaşadık. Futbol dışında hayatta da onunla tecrübeler edinmek önemliydi. Kendisine çok teşekkür ediyorum. Camianın başında bir isimdi. Bizim için her şeyi yapmaya ve doğru yolu göstermeye çalıştı. Profesyonel adımlarımız için çok büyük şans. Sadece Trabzonspor için değil bizim için de çok önemli. Her şey için teşekkür ediyoruz. Umarım hayatı boyunca da bizim yanımızda olacak.”
Şenol Güneş'ten Trabzonspor itirafı! “Hiç unutmam”
Programın dikkat çeken bölümlerinden biri de Şenol Güneş'in Trabzonspor'daki futbolculuk yıllarında yaşadığı ayrılık sürecini anlatması oldu.
Güneş, o dönemde yaşadığı kırgınlığı ve ardından yeniden Trabzonspor'a dönüşünü şu sözlerle anlattı:
“Trabzonspor'dan bir ayrılışım var, hiç unutmam. Hastalandım. Belgeselini de yazacağım. Bana, 'Amatör kulüp bul, gidersin' dendi. Üzüldüm ama bırakmadım. Bu olayı unutmuyorum çünkü Sebat'a gidiyorum ve iki sene oynuyorum. Sonrasında geri geliyorum. Şampiyonluklar görüyoruz, kupalar alıyoruz. Ve sonrasında onu bana diyen ağabey geliyor ve onu ben ağırlıyorum. Kırgınlık yaşayıp hesap kesmeye kalkarsanız hata yaparsınız.”
“Her kaybedilen şampiyonlukta üzülürüm”
Şenol Güneş, Trabzonspor ile yaşadığı şampiyonluk kayıplarına ilişkin duygularını da dile getirdi.
“Her kaybedilen şampiyonlukta üzülürüm, üzüldüm.”
Fatih Tekke ile yaşadığı anıyı anlattı
Trabzonspor'da teknik direktörlük yaptığı dönemde Fatih Tekke ile yaşadığı bir anısını da paylaşan Güneş, Deportivo karşılaşmasını hatırlattı.
“Trabzonspor ile Deportivo maçı vardı. Fatih Tekke'yi altyapıdan almıştık. Fatih de bana bozuldu ki onu niye orta saha oynatıyorum diye. Oyuncu yoktu, biz o dönemler altyapıdan oyuncu alıyorduk.”
Güneş, sözlerini gülerek tamamladı.
Millî Takım'da yabancı hoca sorusuna yanıt: “En kötüsü bendim”
Programda Şenol Güneş'e, A Millî Futbol Takımı'nda yabancı teknik direktör görev yapması konusundaki düşünceleri de soruldu.
Güneş, Türk teknik direktörlerin başarılı olabileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bizim insanımız başarır. En kötüsü bendim; ben de Dünya Kupası'nda üçüncü oldum.”




