Araklı’da faaliyet gösteren gazi derneğimizin başkanı ve yönetimi, kendilerine bir hizmet binası kazandırılması ve uygun bir yer tahsis edilmesi için doğrudan Araklı Belediye Başkanı Coşkun Çebi’ye defalarca başvurmuş, taleplerini iletmişlerdir. Ancak her defasında oyalandıklarını, somut bir çözüm üretilmediğini ve kendilerine gereken desteğin verilmediğini ifade etmektedirler. Bizler de bu haklı talebi ilgili makama taşıdık. Buna rağmen meselenin çözümsüz bırakılması, gazimizin ve dernek yönetiminin beklentilerinin karşılıksız kalması kabul edilemez.

92 A9 E429 8734 46 A E B6 C7 94 E B47 F14 C1 A

Daha da düşündürücü olan, bu süreçte geçmişten gelen siyasi ve kişisel hesapların etkili olduğu yönündeki iddialardır. Şayet bir gazimizin haklı talebi, geçmişteki siyasi tercihler veya şahsi meseleler nedeniyle karşılıksız bırakılıyorsa bu, kamu yönetimi adına son derece vahim bir anlayıştır. Gazilerimizin hakkı, hiçbir siyasi hesabın ve kişisel kırgınlığın konusu yapılamaz!

95 A9 B A88 69 B F 47 F A B07 B 66046 C E2524 C

Sayın Coşkun Çebi’ye açıkça soruyorum: Bu derneğin hizmet binası talebini sonuçlandırmak için daha ne beklenmektedir? Bir gazimizin karşısına her defasında yeni bir gerekçeyle çıkmak, onu oyalamak ve çözüm üretmemek hangi belediyecilik anlayışına sığmaktadır? Belediye başkanlığı, vatandaşın haklı talebini sürüncemede bırakma değil, çözüm üretme makamıdır.

Üstelik mesele yalnızca gazimizin derneğiyle de sınırlı değildir. Vatandaşları azarlayan, insanları eğitim durumları ve diplomaları üzerinden sınıflandırdığı yönünde eleştirilere konu olan, kullandığı üslup ve sergilediği tavırlarla sık sık gündeme gelen bir belediye başkanlığı anlayışıyla karşı karşıyayız. Vatandaşını eğitim seviyesi üzerinden değerlendiren bir yönetimin, kendi kadro tercihleri ve liyakat anlayışı bakımından da aynı ölçüleri tutarlı biçimde uygulayıp uygulamadığı sorgulanmalıdır. Makamın ağırlığı, insanları küçümsemekle değil, herkese eşit saygı göstermekle korunur.

Yabancı yatırımcılarla ve Arap vatandaşlarla kurulan ilişkilere gösterilen yaklaşım ile kendi vatandaşına karşı sergilenen sert ve kırıcı tutum arasında bir çifte standart olup olmadığı da sorgulanmalıdır. Ticaret elbette önemlidir; yatırım da gereklidir. Ancak belediye başkanlığı, ticari ilişkileri yönetmekten ibaret değildir. Vatandaşın sorunlarını çözmek yerine ticari hesapların öne çıktığı, belediyeciliğin adeta emlakçılık anlayışına indirgendiği izlenimini doğuran bir yönetim biçimi, Araklı’nın ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaktır.

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın şehitlerimize ve gazilerimize verdiği değer, milletimizin ortak hafızasında ve devlet anlayışında önemli bir yere sahiptir. Bu hassasiyetin yerel yönetimlerde de karşılık bulması gerekir. Kendisine yakın siyasi çizgide bulunduğunu ifade eden bir belediye başkanından beklenen, bu anlayışın gerektirdiği vefa ve sorumluluğu davranışlarıyla göstermesidir. Şehit ve gazi hassasiyeti sözle değil, icraatla; siyasi yakınlıkla değil, adaletle ve vefayla ölçülür. Gazilerimizin taleplerine karşı duyarsız kalındığı yönündeki tablo, bu sorumlulukla bağdaşmamaktadır.

Araklı, belediye başkanının ve iş bilmez yardımcısının kişisel egoları, siyasi hesapları ve tartışmalı söylemleriyle sürekli gündeme gelmeyi hak etmiyor. İlçemiz zaten yatırım yetersizliği, altyapı sorunları ve gelişmişlik konusunda önemli sıkıntılar yaşamaktadır. Araklı’nın ihtiyacı yeni tartışmalar değil; hizmet, yatırım, istihdam ve vatandaşın hayatına dokunan kalıcı çözümlerdir. Her yeni polemik ilçemizin itibarına ve marka değerine zarar vermektedir.

Bir belediye başkanı seçildiği andan itibaren yalnızca kendisine oy verenlerin değil, bütün vatandaşların başkanıdır. Belediye makamı bir partinin, bir grubun veya bir kişinin özel mülkü değildir. O makam; adaletin, eşit hizmetin, liyakatin ve kamu sorumluluğunun temsil edildiği yerdir. Bu sorumluluğu taşıyamayan hiç kimse, makamını kişisel hesaplarının gölgesinde yönetmeye devam edemez.

Biz bugüne kadar yapıcı olmayı, sorunları çözmeyi ve Araklı’nın kazanmasını önceledik. Ancak yapıcı yaklaşımımızın sürekli karşılıksız bırakılması, yanlışlar karşısında sessiz kalacağımız anlamına gelmez. Hele ki söz konusu olan şehitlerimizin emaneti ve gazilerimizin onuruysa susmamız kesinlikle düşünülemez.

Sayın Coşkun Çebi’ye çağrım nettir: Gazimizin ve derneğinin talebini daha fazla oyalamadan çözüme kavuşturun. Geçmişe dayalı siyasi veya kişisel hesapların kamu hizmetine yansıdığı yönündeki soru işaretlerini giderin. Vatandaşınıza hak ettiği saygıyı gösterin.

Bütün bunlara rağmen aynı anlayışta ısrar edilecekse, Araklı halkını daha fazla yıpratmaya kimsenin hakkı yoktur. Belediye başkanlığı makamının gerektirdiği sorumluluk, adalet ve hassasiyet ortaya konulamıyorsa Araklı Belediye Başkanı Coşkun Çebi’yi istifa etmeye davet ediyorum.

Şehitlerimizin canları, gazilerimizin fedakârlıkları sayesinde bu ülkede huzurla yaşıyor, bayrağımızın altında güvenle duruyor, ezanımızı özgürce dinleyebiliyoruz. Bu emanetin kıymetini bilmeyen, gazilerimizin haklı taleplerini karşılıksız bırakan hiçbir anlayışı normalleştiremeyiz.

ORTAHİSAR BELEDİYESİ, ERGÜN AİLESİNİN YÜZÜNÜ GÜLDÜRDÜ
ORTAHİSAR BELEDİYESİ, ERGÜN AİLESİNİN YÜZÜNÜ GÜLDÜRDÜ
İçeriği Görüntüle

Araklı sahipsiz değildir. Gazilerimiz yalnız değildir. Makamlar geçici, milletin emaneti ve vefa sorumluluğu kalıcıdır.

Adem AYDIN
Büyük Birlik Partisi Trabzon İl Başkanı

Muhabir: Serpil Yazıcı