KAZA ARAŞTIRILSIN, GERÇEKLER ÇARPITILMASIN!
KTÜ yerleşkesinde bir çocuğun yaralandığı kaza hepimizi derinden üzmüştür. Olay tüm yönleriyle araştırılmalı, varsa ihmaller ortaya çıkarılmalı ve sorumlular hesap vermelidir. Ancak gerçekler doğru aktarılmalıdır. Edinilen bilgilere göre kaza, Ata Petrol tarafından yapılan Hasta Yakını Misafirhanesi inşaatında değil, Diş Hekimliği Fakültesinin yeni binasına ait pis su hattı bağlantı çalışmasında meydana gelmiştir. Üstelik misafirhane inşaatında o sırada hafriyat değil, kalıp çalışması yürütülmektedir. Öyleyse soruyoruz: Kaza farklı bir çalışma alanında yaşandıysa neden misafirhane inşaatının görüntüleri kullanılıyor? Gerçek çalışma alanı ve sorumluları neden açıkça ortaya konulmuyor? Basının görevi algı oluşturmak değil, gerçeği ortaya çıkarmaktır!
BU PROJE TİCARET DEĞİL, HİZMETTİR!
Yapılan bir otel değil. Bir alışveriş merkezi değil. Özel kazanç amacıyla kurulan bir işletme hiç değil. Bu proje, hasta yakınları için bir umut kapısıdır. Hastane koridorlarında sabahlayan anneler, evladının başından ayrılamayan babalar, uzak şehirlerden gelip kalacak yer bulamayan aileler içindir. Üstelik protokol açıktır: Projenin yapım maliyetini %51'ini Ata Petrol, %49'unu KTÜ Güçlendirme Vakfı karşılayacaktır. Tamamlanan tesis, yapı kullanma izninin ardından hiçbir bedel ve şart aranmaksızın KTÜ'ye devredilecektir. Ata Petrol bu projede ticari ortak olarak değil, bağışçı olarak yer almaktadır. Belgeler ortadayken neden hâlâ kuşku üretiliyor?
HAYIRSEVERLİK CEZALANDIRILMAMALI!
Elbette her proje sorgulanabilir. Her kurum denetlenebilir. Yanlış varsa ortaya çıkarılmalıdır. Ancak eleştiri başka, dayanaksız ithamlarla itibar yıpratmak başkadır. Bugün Ata Petrol hedef gösterilirse yarın hangi hayırsever elini taşın altına koyacaktır? Bir okul, bir yurt, bir sağlık tesisi yaptırmak isteyen iş insanları neden aynı tartışmaları göze alsın? Hayırseverliği yıpratmanın bedelini sonunda yardıma muhtaç insanlar öder.
TRABZON'UN KURUMLARI NEREDE?
Trabzon, dayanışmasıyla güçlü bir şehirdir. Peki, aylardır süren bu tartışmalar karşısında şehrin bürokrasisi, iş dünyası, meslek kuruluşları ve sivil toplum temsilcileri neden yeterince ses çıkarmıyor? Kimse koşulsuz savunma yapmaya çağrılmıyor. Beklenen yalnızca gerçeğe sahip çıkılmasıdır. Yanlış varsa açıklansın. İhmal varsa hesabı sorulsun. Ancak doğru yapılan iş de karalanmasın!
BASINA AÇIK ÇAĞRIMIZDIR!
Günebakış Gazetesinde yayımlanan ve bu hayır projesini hedef aldığı değerlendirilen haberlerin içeriğine ve kullanılan görsellere ilişkin ciddi itirazlarımız bulunmaktadır. Gerçeklerin belgelerle ortaya konulmasını, iddiaların açıkça cevaplandırılmasını ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini istiyoruz. Söz konusu yayınlarla ilgili bu gazete hakkında hukuki süreç başlatılmıştır. Basın özgürlüğü önemlidir. Ancak doğruluk ve sorumluluk da vazgeçilmezdir.
SON SÖZÜMÜZ TRABZON'A!
Bu bina, hastane koridorunda sabahlayan bir annenin sığınağı olacak. Evladının iyileşmesini bekleyen bir babaya umut olacak. Kalacak yeri olmayan ailelere sıcak bir kapı açacak. Bugün tartışılan yalnızca bir bina değildir. Trabzon'un dayanışma kültürü ve hayırseverliğe verdiği değerdir. Soruyoruz: Bir şehirde hayır yapmak bu kadar zor mu İyiliğe sahip çıkmak bu kadar güç mü? Trabzon, bu sorular karşısında daha ne kadar sessiz kalacak?
Karadeniz Üniversitesi Güçlendirme Vakfı




