18 Mart Şehitler Günü ve bu tarihe ''Şehitler Günü'' adını veren Çanakkale Deniz Zaferinin 111’ncü yıldönümünü, haklı bir gurur içinde idrak etmekteyiz.
Son yurdumuz olan Anadolu’yu kuşatan düşman unsurlarının sahip oldukları teknolojik ve moral üstünlüğüne karşı, kendilerini seve seve feda eden vatan evlatlarının dikilmesi haklı olarak Çanakkale’de bir Türk destanının doğmasına neden olmuştur.
Bu zafer milletimiz açısından stratejik ve jeopolitik bir dönüşüm sağlamış ve aynı zamanda, dünyanın siyasi, ekonomik ve kültürel çehresinin değişmesinde de çok etkili olmuştur.
Çanakkale savaşları halen orada yatmakta olan kahramanlarının kanlarıyla yazılmış bir destandır.
Türkiye Cumhuriyetinin temellerine dökülen ilk harç Çanakkale ‘de şehit düşmüş kahramanlarımızın asil kanlarıyla karışmış ve Cumhuriyetimiz bu temeller üzerinde sonsuza dek yaşamak üzere bina edilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ulu önderimiz ölümsüz kahraman Mustafa Kemal Atatürk Çanakkale savaşlarında gösterdiği üstün komuta yeteneği ve dirayetiyle tarih sahnesine çıkmış ve oradaki mümtaz yerine yükselerek düşmanların dahi takdir ve hayranlığını kazanmıştır.
Tarihin her döneminde, emperyalist güçlerin Türk milletinin varlığına kast eden girişimlerine, inanç ve azimle karşılık verilmiş, çok yönlü saldırı ve tertipler milletimiz tarafından her zaman boşa çıkarılmıştır.
Bu açıdan Çanakkale Savaşları, sebep ve sonuçları ile ibret ve ders alınması gereken; acı ve tatlı hatıraları yaşatılarak gelecek nesillere aktarılması şart olan, ecdadımızın kahramanlık destanları ve tarihi hatıralarıdır.
Çanakkale’de tarih yazarak düşmanlara geçit vermeyen, milli mücadelede yüksek irade göstererek ihanete fırsat tanımayan kutlu atalarımız gibi bugün de, bizler millet olarak benzer tehditlerle mücadele etmek durumundayız. Bu nedenle bugünkü tehdit ve tehlikeleri iyi analiz edebilmenin en önemli yolu tarihten ders çıkarmak, yaşanmış olaylardan, yaşanması muhtemel gelişmeleri tahmin ederek tedbir almaktır. Çanakkale, dönemin küresel güçlerinin, milletimizin en zayıf olduğunu zannettiği bir dönemde başlattığı büyük bir saldırının, yüksek bir iman ile püskürtülmesi demektir
Aynı küresel güçler dün olduğu gibi bu gün de Türk vatanı ve Türk devleti üzerinde kötü emellerini gerçekleştirmeye çalışmaktadırlar. Bu kez yöntemleri, kaleyi içeriden yıkmak için işbirlikçiler yetiştirme ve gayri milli zihniyetlerle eylem ve amaç birliği oluşturmaktır. Yıllarca büyük bir gayretle ve özenle yetiştirdikleri etki ajanlarını sahaya sürerek Türk Milletini içerden çökertmeye çalışmaktadırlar. Asala terör örgütü, PKK terör örgütü bu emperyalist zihniyetin maşası olan bölücü örgütlerdir.
Bugün Anadolu hedeftedir. Bu gün Türk devleti hedeftedir. Türk devletinin üniter bağımsız ulus devlet yapısı hedeftedir. Cumhuriyet hedeftedir, Cumhuriyetimizin kurucusu hedeftedir. Bugün, Türk milletinin üzerinde oynanan oyunların başlangıcı, yirminci asrın başında Çanakkale’ye çarpıp dönen stratejik senaryolarda saklıdır. Günümüzde gerçekleşenler, kahraman atalarımızın Lozan’da durdurduğu emperyalist sürecin, yeniden ve farklı formatlarla Türk milletine dayatılmasından başka bir şey değildir. Bu gün karşımıza tekrar çıkanlar, dün Çanakkale’den püskürtülenlerdir. Bugün karşımıza yeniden çıkanlar, dün İzmir’den denize dökülenlerdir. Bugün karşımıza bir kez daha çıkanlar, ana karnındaki bebekleri süngü ile deşenlerdir.
Çanakkale zaferinin 111. yıl dönümünde yüce Türk Milletine ve özellikle Türk gençlerine seslenmek istiyorum;
Çanakkale’yi unutmayın, Çanakkale ruhunu her daim muhafaza edin. Oyun aynı oyundur, hedef aynı hedeftir, kavga aynı kavgadır. Türk Milleti olarak uyanık olmak zorundayız. Emperyalistlere onların maşaları yerli işbirlikçilere, içimizdeki bölücülere güvenmek için hiçbir nedenimiz yoktur. Yaşananlar ortadadır, tarih ortadadır, Çanakkale ortadadır. Unutmayın ki; su uyur, düşman uyumaz. Tarihimizi bileceğiz. Emperyalistler karşısında daima uyanık olacağız. Kendimize güveneceğiz, milletimize inanacağız. Türklük şuur ve gururuna sahip olacağız. Ezik durmayacağız, boynumuzu bükmeyeceğiz.. Çanakkale’yi unutmayacağız. Kurtuluş savaşını unutmayacağız. Yahya Çavuş’u, Seyit Ali Onbaşı’yı daima hatırlayacağız.
Kahrolsun emperyalizm, kahrolsun yerli küresel işbirlikçileri, yaşasın Türk devleti, yaşasın Türkiye Cumhuriyeti diye daima dilimizdeki duamız olmalıdır.
Bu düşüncelerle Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıldönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere; milli ve manevi değerleri uğruna hayatlarından olmuş bütün şehitlerimizi rahmetle, minnetle, hürmetle yad ediyorum.
Opr.Dr. Muhammet Erkan
İyi Parti Trabzon İl Başkanı





