Diğeri ise deprem kuşağındaki Türkiye'nin en sağlam coğrafyasından birindeyiz. Bu iki faktörü yan yana koyduğunuzda gerek şehrimiz adına gerek coğrafyamız adına çok fırsatların olacağı alanlar var. Bu fırsatları iyi görüp, odaklanıp, buna yönelik çalışmalara yapıp süreçleri oluşturmak ve harekete geçmek lazım” dedi.

I M G 3671

“ÜYELERİMİZE YAPAY ZEKA DESTEĞİ DE ALARAK HİZMET VERECEĞİZ”

Odanın yürüttüğü çalışmalar ve çeşitli konularla ilgili bilgilendirmede bulunan TTSO Başkan Yardımcısı Ahmet Kazaz, teknolojiyle alakalı değişen bir dünya olduğunu, bu değişimin herkesin işine, hayatına, işini yapma şekline büyük etki ettiğini ifade ederek, “Yönetim olarak bu teknolojik değişimin ve getirdiği etkilerin farkındayız. Teknoloji ve Endüstri Komisyonu kurduk. Süreci daha doğru ve hızlı yönetmek adına bu komisyonun ilk odak noktası odamızın kendi bünyesi oldu. Eğer teknoloji anlamında hem sektörlere hem yaptığımız işe bir yol haritası belirleyeceksek odamızı bu yapısal sürece hazır hale getirmemiz gerektiği hedefiyle yola çıktık. Odamızın yazılım sistemini, sosyal ağlarını, iş yapma süreçlerini yeniden ele aldık. Üyelerimizin çoğu zaman odaya gelmeye ihtiyaç duymadan işlerinin sürecini hızlandıracak, onlara rehberlik edebilecek bir veri tabanını da oluşturabilecek, yapay zekayı da içerisine alan bir yapılanma sürecini başlattık” dedi.

“AR-GE, TEKNOLOJİK YENİLENME, BİLGİYE PARA HARCAMA KONUSUNDA ŞEHİR OLARAK GERİDEYİZ”

TTSO Başkan Yardımcısı Ahmet Kazaz, dünya hızla yenilenirken, bilgi, veri, hız ve esnekliğin çok önemli hale geldiğini ifade ederek şunları söyledi:

“Yeni çağda bugün ve geleceği yakalayıp doğru yöneteceksiniz. Dört tane alana çok güçlü şekilde sahip olmanız lazım. Bilgilendirmeyi doğru yapmanız, verileri sağlıklı şekilde bulmanız, en önemlisi de bunları çok hızlı ve esnek şekilde hayata geçirebilmeniz gerekli. İş dünyası olarak belki de hız konusunda kendimizi sorgulamamız gereken süreçlerimiz var. Şehrimizdeki verilere baktığımızda özellikle Ar-Ge, eğitim alanı, teknolojik yenilenme, bilgiye ulaşma, bilgiye ihtiyaç duyma, bilgiye para harcama konusunda bırakın dünyayı, Türkiye ortalamasının oldukça gerisindeyiz. Dünya teknolojik ve yazılım sektöründe her yıl geçmişi ikiye katlayarak gidiyor. Bunun da temelini Ar-Ge oluşturuyor. Bu anlamda Trabzon iş dünyası olarak yenilenmeliyiz”

“DIŞ TİCARET İSTİHBARAT OFİSİYLE FİRMALARIMIZA REHBERLİK YAPACAĞIZ”

Kazaz, içinde DOKA ve DKİB’in de olduğu Dış Ticaret İstihbarat Ofisi kurmaya çalıştıklarını da vurgulayarak, “Bunun temel amacı ihracatı güçlendirmek, firmalara ihracat konusunda danışmanlık ve rehberlik edebilecek bir yapı oluşturmak. Bunun yönetimini şu anda DOKA yapıyor. Biz de onlarla bu sürecin iş birliğini yönetiyoruz. Bu başından beri hayata geçirmeye çalıştığımız bir süreçti. Yakın gelecekte de hayata geçecek diye düşünüyorum” dedi.

“GÜÇLÜ BİR BİLGİ MERKEZİ VERİ HAVUZU OLUŞTURMALIYIZ”

İnovasyon ve Ar-ge çalışmalarının önemine de vurgu yapan Ahmet Kazaz, “Yakın gelecekte istediğimiz veriye ulaşma konusunda sorun yaşamaya başlayacağız. Çünkü rekabetteki en önemli güç veri olacak ve firmalar çoğu zaman verilerini paylaşmayacaklar. Bugün veriye biz daha kolay ulaşabilirken gelecekte doğru bilgi dediğimiz bilgiye bugünkü kadar kolay ulaşamayacağız. O zaman bu anlamda kendi coğrafyamızdaki bazı konuları doğru birleştirip bunlarla doğru koordinasyon içinde olmamız lazım. Bu konuda en önemli adresler de bence üniversiteler. Yani bilginin ve verinin en çok olduğu havuzlar oralarda. Diğer taraftan devletin bazı kurumları; DOKA gibi, üniversitenin içinde TTSO gibi METAM gibi bir sürü yerler var. Bizim bu aktörleri daha çok bir araya getirerek daha merkezi bir veri havuzu oluşturup buna göre işlerimizi şehrimize değer katacak şeyleri nasıl yönetmemiz gerektiği konusunda bir süreç başlatmamız lazım. Şu anda da bunu oldukça belirli bir boyuta getirmiş durumdayız, çeşitli projeler konusunda çalışıyoruz” ifadesini kullandı. 

“İKİ TANE ÇOK GÜÇLÜ FIRSAT ALANIMIZ VAR; KÜRESEL ISINMANIN VE DEPREM KUŞAĞININ DIŞINDA OLMAK”

TTSO Başkan Yardımcısı Ahmet Kazaz, şehirde herkesin dile getirmesi gereken iki çok güçlü fırsat alanı olduğunu da ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunlardan biri küresel ısınmada dünyanın en az ısınacak olan coğrafyalarından birine sahibiz. Diğeri ise deprem kuşağındaki Türkiye'nin en sağlam coğrafyasından birindeyiz. Bu iki faktörü yan yana koyduğunuzda gerek şehrimiz adına gerek coğrafyamız adına çok fırsatların olacağı alanlar var. Bu fırsatları iyi görüp, odaklanıp, buna yönelik çalışmalara yapıp süreçleri oluşturmak ve harekete geçmek lazım. Bu iki noktayı dikkate aldığınızda bu şehirde yapılabilir ve olabilecek olan çok şey var. En basitinden birini söylemek isterim; turizm. Şehrin aslında yeterli olduğu, güçlü olduğu bir alan. Kırılma anı olarak 2030 yılının belirtildiği küresel ısınmada oradaki yönü ve vizyonu dikkate alacak bir süreci şimdiden başlatamazsak herhalde yine oyunu oturup seyreden, birbirine şikâyet eden, birbiriyle uğraşan, birbiriyle gereksiz şekilde zaman kaybeden, dünyanın en önemlisi dediğimiz hız ve esneklik konusunda birbirine çarpıp kırılıp dökülen, sonra da çıkıp dert yanan insan kümesinden başka bir şeye benzemeyiz. Şu anda yerel seçimler süreci içindeyiz. Bu anlamda şehrimizde aday olan herkese bu iki konuyu mutlaka planları içine almalarını öneriyoruz.”

Kazaz, şubat ayı içinde EMITT Turizm Fuarına katılım sağlandığını da hatırlatarak, “Bu fuara katılmak konusunda ciddi anlamda etkisi olan önceki dönem bakanımız, şimdiki milletvekilimiz Sayın Adil Karaismailoğlu’na teşekkür etmek istiyorum. Aksi durumda şehrin katılamadığı bir fuarla muhatap olacaktık. Fuar bence verimli geçti. Çok da güzel bilgilendirmeler oldu” dedi. 

Editör: Haber Merkezi