Cumhuriyet Halk Partisi Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, "1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü" sebebiyle yazılı bir açıklama yaptı.

Ankara'da maden işçilerinin direnişine verdiği destekle bilinen Suiçmez; sözlerine direnişi selamlayarak başladı.

"En yüce ve en kutsal değer olan emeğin bayramını; geçtiğimiz gün, Ankara’da, Kurtuluş Parkı’nda birlikte zafer şarkıları söylediğimiz madencilerimizden aldığım umut ve dayanışma hisleriyle kutluyorum." ifadelerini kullandı.

1 Mayıs'ı coşkuyla değil karanlıklar içinde kalan işçilerin burukluğuyla karşıladıklarını belirten Suiçmez; iktidarın yanlış politikalarıyla emekçilerin büyük zorluklar yaşadığının altını çizdi.

Gökhan Gedikli: “Taşeron işçi çalıştırmaya, vergi ve gelir adaletsizliğine hayır!”
Gökhan Gedikli: “Taşeron işçi çalıştırmaya, vergi ve gelir adaletsizliğine hayır!”
İçeriği Görüntüle

"Bugün karşımızda duran tablo, sadece rakamlardan ibaret bir istatistik değil; sistematik bir ihmaller zincirinin acı vesikasıdır. 2025 yılında toplam 2 bin 105 işçimizin çalışırken can verdiği, her gün ortalama 6 işçimizi iş cinayetlerine kurban verdiğimiz ağır bir dönemden geçiyoruz.
Bu karanlık düzende, yitirdiğimiz işçilerin sadece yüzde 2,37’sinin sendikalı olması, bütün işçilerimizin ise sadece %14’ünün sendikalı olması örgütsüzlüğün ve güvencesizliğin işçimize nasıl bir bedel ödettiğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir." sözleriyle mevcut durumu özetledi.

CHP'li Suiçmez ayrıca; 1 Mayısların umutsuzluğun değil umudun bayramı olduğunu vurguladı. CHP iktidarında işçi ve emekçilerin sefalet ücretlerinden kurtulacaklarını kaydetti.

SİBEL SUİÇMEZ'İN AÇIKLAMASININ TAMAMI ŞU ŞEKİLDE:

"En yüce ve en kutsal değer olan emeğin bayramını; geçtiğimiz gün, Ankara’da, Kurtuluş Parkı’nda birlikte zafer şarkıları söylediğimiz madencilerimizden aldığım umut ve dayanışma hisleriyle kutluyorum.
Ankara’da mücadelenin, örgütlenmenin ve vazgeçmemenin sonucunun haklı gururuyla
Trabzon’un, Karadeniz’in, tüm ülkemizin işçilerinin, emekçilerinin, öğretmenlerinin, sağlık çalışanlarının, çiftçilerinin, gençlerinin ve kadınlarının… Kısaca yaşamının merkezinde emek ve alın teri olan herkesi selamlıyorum.
Yaşasın 1 Mayıs!
Yaşasın işçinin ve emekçinin bayramı!

Ne yazık ki bayramı coşkuyla değil; iktidarın yanlış politikaları yüzünden karanlıklar içinde kalan milyonlarca işçi ve emekçimizin burukluğu içine karşılıyoruz.

Bugün karşımızda duran tablo, sadece rakamlardan ibaret bir
istatistik değil; sistematik bir ihmaller zincirinin acı vesikasıdır. 2025 yılında toplam 2 bin 105 işçimizin çalışırken can verdiği, her gün ortalama 6 işçimizi iş cinayetlerine kurban verdiğimiz ağır bir dönemden geçiyoruz.
Bu karanlık düzende, yitirdiğimiz işçilerin sadece yüzde 2,37’sinin sendikalı olması, bütün işçilerimizin ise sadece %14’ünün sendikalı olması örgütsüzlüğün ve güvencesizliğin işçimize nasıl bir bedel ödettiğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir.
18 yaş altı 94 evladımızı ihmallere kurban verdiğimiz bu düzende, 89 işçimiz çalışma şartlarının ağırlığı ve geçim derdi altında ezilerek iş yerinde yaşamına son vermiştir. Bugün neredeyse her 2 işçiden biri asgari ücretle çalışıyor ve geçimini sağlayamıyor. İnsan hayatını geri plana atan bu yapı emeği sömürüyor, alın terini çalıyor, geleceği karartıyor canlara kıyıyor.

Ama biz buna boyun eğmedik, eğmeyeceğiz! Trabzon’da, Karadeniz’de, Türkiye’nin her yerinde emekçi kadınlar iki kez eziliyor:
Görünmeyen emek olan ev içi hizmette ve iş yaşantısında kadınlar zor şartlar altında yaşamlarını sürdürmektedirler.
Gece gündüz çalışan hemşireler, öğretmenler, temizlik işçileri…
Onların yorgun omuzlarında bu memleket ayakta duruyor. Ama maaşları eriyor, hakları gasp ediliyor.
Artık Gençlerimiz gelecek umudu görmediklerinden ,tek çareyi yurt dışına gitme planları yapmakta buluyorlar. Gençler barınamıyor, geçinemiyor, hayallerini ertelemek zorunda kalıyorlar.

Ancak tüm bunlara rağmen 1 Mayıslar umutsuzluğun değil umudun bayramıdır.
CHP olarak diyoruz ki;
Asgari ücret sefalet ücreti olmaktan çıkacak!
Her işçiye insanca yaşanacak ücret, sendikal hak, iş güvencesi sağlanacak!
Emeklilerimiz insanca emeklilik maaşına kavuşacak!
Kadın emeği görünür olacak, eşit işe eşit ücret verilecek!
Bizler yeter ki birlikte olalım.
Dayanışma ile aşamayacağımız engel yok!
Emek varsa yarın da var!
Bu duygu ve düşüncelerle;
Tüm işçi kardeşlerimin, yitirdiğimiz tüm emek kahramanlarının, 1 Mayıs 1977’de hunharca katledilenlerin; Soma’da, Ermenek’te, Amasra’da, Manisa’da, İstanbul’da yaşamdan koparılan vatandaşlarımızı saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Emeğin en yüce değer olduğu, emekçinin hakkının yenmediği, alın terinin insanca yaşamın anahtarı olduğu 1 Mayıslarda buluşmak dileğiyle…"

Muhabir: Serpil Yazıcı