Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başkonsolosluğu tarafından 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın yıl dönümü dolayısıyla Trabzon’da tören düzenlendi.

15 Temmuz Şehitleri ve Hürriyet Parkı’nda gerçekleştirilen programa şehir protokolünden çok sayıda isim katıldı.

I M G 0155-3

"Mermimiz Yoktu"
Türkiye Muharip Gaziler Derneği Trabzon Şube Başkanı Seyyah Sağıroğlu, Kıbrıs Barış Harekâtı’nda yaşadıklarını anlatarak o günlerin zorluklarına dikkat çekti.

Sağıroğlu, "Kıbrıs muharebelerinde kazanmış bir Türk milleti, Türk askeriyiz. Kıbrıs'ta 598 şehidimiz var. Değerli Trabzonlular, bizlerin Kıbrıs'ta aldığımız arazinin boyu 267 km, genişliği 88 km. Kıbrıs'ta Türk askeriyle beraber mucahit ve mücahideler kardeş gibi birbirlerine destek verip adada mücadele verdiler. Rum, Yunan, Enosis'e karşı bu mücadelede başarı göstermişler. EOKA'cıları, Enosisçileri besleyen o Rum, en son darbeyi ondan yiyince aklı başına hala gelmemiş. Nikos Samson'un 15 Temmuz'da yaptığı darbe Rumları perişan etti, sarayından kaçtı ve 20 Temmuz sabahı 5.30'da deniz kuvvetlerinin bombardımanı, 7-7.30'da Kayseri Paraşüt Tugayının Gönyeli Ortaköy ovasına atlayışı, 9'da Bolu Komando Tugayı'nın ve Ankara Çubuk Taburu'nun helikopterle, böyle 3-5 helikopter değil, 70'e yakın helikopterle intikam eden o birliklerle oradaydık. Kıbrıs Türk Kuvvetleri alayında 600 kişiydik. Bu birliklerimizi görünce sevindik. Cephanemiz yok, A-6 makineli tüfekçiyim. Komutanlarım, üstteğmenim bağırıyor, oğlum bir kişiye mermi atmayın. Mermimiz yok, cephanemiz yok, idare edin diye sesleniyorlar. Değerli Komutanlarım, sizler bizi yetiştirdiniz, bağırdınız, kızdınız, öğrettiniz, yedirdiniz, içirdiniz. Şükürler olsun, sayenizde bugün dimdik ayaktayız. Kahraman gazi arkadaşlarım, sizlerin adada ayak izleriniz var. Kartallar gibi sert kayalıklarda yuva yapmışsınız. Sizin o yuvanızı bozanın gözlerini oyarız, gözlerini." ifadelerini kullanırken, sözlerini Bayrak şiiriyle bitirdi.

"Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
kız kardeşimin gelinliği,
şehidimin son örtüsü,
ışık ışık, dalga dalga bayrağım,
senin destanını okudum,
senin destanını yazacağım,
sana benim gözümle,
bakmayanın mezarını kazacağım,
seni selamlamadan uçan kuşun,
yuvasını bozacağım."

I M G 0156-2

“Kıbrıs Milli Bir Meseledir”
KKTC Trabzon Başkonsolosu Fatma Demirel ise konuşmasında Kıbrıs meselesinin Türkiye için önemine dikkat çekti.

Demirel, "Kıbrıs Türkleri’ne yönelik soykırımın sonlandırıldığı 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52’nci yıldönümünü büyük bir heyecan, kayıplarımız nedeniyle hüzün ve kurtuluş sevincinin aynı anda yaşandığı derin bir hissiyatla kutlamaktayız.

Kıbrıs, Akdeniz’de ticaret yolları üzerinde önemli bir konuma sahip olduğu için her dönemde gözlerin üzerinde olduğu bir ada olmuştur. Bu nedenle sık sık yönetim değiştirmiş, farklı imparatorluklara ev sahipliği yapmıştır.

BAŞKAN GENÇ: “TRABZON, 15 TEMMUZ GECESİ DEMOKRASİYE SAHİP ÇIKTI”
BAŞKAN GENÇ: “TRABZON, 15 TEMMUZ GECESİ DEMOKRASİYE SAHİP ÇIKTI”
İçeriği Görüntüle

Osmanlı İmparatorluğu’nun adayı 1878’de İngiliz İmparatorluğu’na devretmek zorunda kalması neticesinde, Kıbrıs Türkleri için zulüm ve gözyaşıyla dolu bir dönem başlamıştır. Rum ve Yunan ikilisi, İngiliz sömürge dönemini fırsat bilerek Kıbrıs’a hâkim olmak için çabalarını arttırmıştır.

1960 yılında İngilizler adayı terk ederken, ülkenin yönetimini Kıbrıs Türkleriyle Rumlarına bırakmıştır. Garantör devletler Türkiye Cumhuriyeti, Yunanistan ve Büyük Britanya’nın gözetiminde ortak bir cumhuriyet kurulmuş, ancak Rum ve Yunan saldırıları neticesinde kısa süre içerisinde yıkılmıştır.

Esasen, Rum ve Yunan ikilisinin niyeti eşitlik temelinde bir yönetimi paylaşmak değildi. Onların hedefi adayı Helenleştirmek ve Yunanistan’a bağlamaktı. Kıbrıs Türkleri buna karşı çıktığı için ise, topyekûn yok edilmeleri ya da asimile edilmeleri planlanmaktaydı. Bunun için her türlü baskı uygulanmış, Kıbrıs Türkü toplu katliamlara maruz bırakılmış, evleri ve köyleri yakılarak göçe zorlanmıştır. Üstelik bütün bunlar dünyanın ve Birleşmiş Milletlerin gözü önünde gerçekleşmiştir…

Kıbrıs’ta yaşananların benzerleri tarihte birçok kez tekrarlanmıştır. Bugün hâlâ çevremizde yenileri yaşanırken, bizden “geçmişe takılı yaşamayı bırakmamız” istenmektedir. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği’nin bizi koruyacağına inanmamız beklenmektedir. Bizim deneyimlerimiz ortadadır.

I M G 0154-1

Kıbrıs Türkü mezalime uğrarken, bizim yanımızda sadece Türkiye Cumhuriyeti devleti vardı. Adaya barış, şanlı tarihimizin her döneminde olduğu gibi Türk milletinin dirayeti ve ne pahasına olursa olsun vatanın savunmasıyla olmuştur.

Trabzon’da 20 Temmuz töreni! Gazinin sözleri yürekleri dağladı
Kıbrıs Türk halkı, liderlerimiz Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Raif Denktaş’ın önderliğinde kurulan yönetimin altında birleşmiş, Türk Mukavemet Teşkilatı çatısı altında kendi yaptıkları silahlarla yok edilmeye karşı koymuştur. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kahraman komutanları Mücahit ve Mücahidelerimizi eğitmiş, Kızılay aracılığıyla Anadolu’dan gelen bağışlar sayesinde halkımız ayakta kalabilmiştir.

Gün gelmiş Rum radyosunda çalan “bekledim de gelmedin” şarkısı, “bir gece ansızın gelebilirim” şarkısıyla karşılık bulmuştur. 15 Temmuz 1974’te Yunan cuntasının adada gerçekleştirdiği kanlı darbe, Türk milletinin sabrını taşıran son nokta olmuştur. 20 Temmuz 1974 sabahı, Türk Silahlı Kuvvetleri Kıbrıs Barış Harekâtını gerçekleştirmiş, mücahitle Mehmetçik kavuşmuş ve kurtuluş savaşından sonra bir destan daha yazılmıştır.

Türk Ordusu gelmeseydi, bugün Kıbrıs’ta Türk varlığından söz etmek mümkün olmayabilirdi. Türk Silahlı Kuvvetleri, sadece Kıbrıs adasına değil, tüm Ortadoğu bölgesi ve dünya barışına da hizmet etmiştir. Kurulan son Türk devleti olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne giden yolu açmıştır. Bu nedenle, o günkü cesur kararları alan liderlerimize, dönemin Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ne ve kahraman askerlerimize müteşekkiriz.

Hiç tanımadıkları soydaşlarını kurtarmak için hayatlarını ortaya koyan kahramanların bir kısmı ellerinde bayrakları, göğüslerinde gazilik madalyalarıyla yanımızdadır. Onların şahsında hayatta olan tüm kahraman gazilerimize hayırlı ömürler dileriz. Bizler topraklarımızda egemen olabilelim, güven ve huzur içinde yaşayabilelim diye hayatlarını kaybeden tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet dileriz. Mücadele dolu yolumuzda bize dirayeti aşılayan atalarımızın, yolumuza her zaman ışık tutan önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün aziz hatırası önünde saygıyla eğiliriz.

Sözlerime son verirken belirtmek isterim ki, Akdeniz havzasında son dönemlerde yaşanan gelişmeler nedeniyle Kıbrıs adasının jeopolitik konumu bir kez daha önem kazanmıştır. Bizim için Kıbrıs millî bir meseledir. Her koşulda eşitlik ve egemenlik haklarımız, anavatanımızın garantörlük hakları ve Türk askerinin adadaki varlığı vazgeçilmezimizdir. Yolumuza bu kararlı duruşla devam edeceğiz." cümlelerini kullandı.

Muhabir: Ömer Altıntaş