Ortaya çıkan tablo düşündürücüdür: Bir tarafta yaklaşık 4 milyar liraya yaklaşan borç yükü, diğer tarafta 1,5 milyar lirayı aşan belediye borçları...
Rakamlar değişiyor, yönetenler değişiyor, siyasi tabelalar değişiyor ama değişmeyen tek şey; borçlanan belediyeler, hesabını ödeyen vatandaşlar ve cevapsız bırakılan sorular oluyor.
Bu borcun neden oluştuğunu ve Trabzon’a ne kazandırdığını konuşmak zorundayız. Çünkü yıllardır bu şehrin insanına aynı hikâye anlatılıyor. Göreve gelenler, görevi devraldıkları borçları açıklıyor. Görevden ayrılanlar ise geride yeni borçlar bırakıyor.
Peki bu döngü ne zaman bitecek?
Bir belediye sürekli arazi satarak borç ödüyorsa, bunun adı mali başarı değildir. Bu, geleceğin kaynaklarını bugünün yanlışlarının bedeli olarak harcamaktır.
Şimdi soruyoruz:
Bu kadar borç yapıldıysa, Trabzon bunun karşılığında ne kazandı?
Ulaşım sorunları çözüldü mü? Mahallelerin altyapı problemleri ortadan kalktı mı?
Gençler iş bulabildi mi? Kentsel dönüşüm adaletli ve planlı bir şekilde yürütüldü mü?
Şehrimizin kronik sorunları çözüme kavuştu mu?
Ne yazık ki KOCAMAN HAYIR! İşte tam da bu nedenle soruyoruz: Bu kadar borç yapıldıysa, bu para nereye harcandı?
Değerli Hemşerilerimiz,
En az borç kadar önemli bir başka mesele de Belediye’de işe alım süreçleridir. Trabzon’da bugün toplumun en büyük beklentilerinden biri; kamuda liyakatin hâkim olmasıdır.
Ne yazık ki kamuoyunda giderek güçlenen kanaat ise bunun tam tersidir.
Belediyeler, milletin kurumudur.
Hiçbir belediye; bir siyasi partinin istihdam ofisi değildir.
Hiçbir belediye başkanı, kamu kaynaklarını kendi siyasi çevresini oluşturmak için kullanamaz. Hiçbir kamu kurumu; eşin, dostun, akrabanın veya referans sahiplerinin öncelikli olduğu bir yapı hâline getirilemez.
Bu nedenle kamuoyu adına açık ve net soruyoruz:
Son iki yılda belediyelere kaç personel alınmıştır?
Bu alımlar hangi usulle gerçekleştirilmiştir?
Başvuran binlerce genç arasından seçim hangi kriterlere göre yapılmıştır?
Sonuçlar neden kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşılmamaktadır?
Yoksa Trabzon’da işe girmenin yolu diploma, bilgi, tecrübe ve liyakatten değil; referanstan, siyasi yakınlıktan ve kişisel ilişkilerden mi geçmektedir?
Biz böyle olmasını istemiyoruz.
Çünkü bu şehirde hiçbir gencin umudu torpile mahkûm edilmemelidir.
Hiç kimse “Benim arkamda kim var?” diye düşünmek zorunda bırakılmamalıdır.
Bizim talebimiz son derece nettir: Şeffaf olun, Hesap verin.
İşe alım süreçlerini kamuoyuna açıklayın. Bu millet, kaynaklarının nasıl kullanıldığını ve çocuklarının hangi ölçütlerle işe alındığını bilmek istiyor.
Burak TURHAN
Saadet Partisi Ortahisar İlçe Başkanı




