Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) akademisyeni, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) Uzmanı Öğr. Gör. Ali Haydar Doğu, ebeveynlere çocukların kişisel verilerinin korunması konusunda dikkatli olunması çağrısında bulundu.
Öğr. Gör. Ali Haydar Doğu, yaptığı açıklamada, gerek Çocuk Koruma Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Türk Medeni Kanunu gibi ulusal mevzuat, gerekse Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme gibi uluslararası düzenlemeler uyarınca 18 yaşını doldurmamış her bireyin çocuk olarak kabul edildiğini hatırlattı. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişimin çocukların internet ortamındaki görünürlüğünü artırdığını belirten Doğu, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununda (KVKK) kişisel veri tanımında herhangi bir yaş ayrımı yapılmadığını ifade etti. Doğu, “Kanunda tüm kişilere yönelik genel nitelikte bir düzenleme bulunmaktadır. Bu nedenle çocukların kişisel verileri de aynı kapsamda korunmaktadır. Çocuğu belirli ya da belirlenebilir kılan her türlü bilgi kişisel veri niteliğindedir.” dedi.
Sosyal Medya Paylaşımlarına Dikkat Çekti
Türk Medeni Kanunu’na göre ergin olmayan çocuğun anne ve babasının velayeti altında bulunduğunu anımsatan Doğu, velayet hakkını elinde bulunduran ebeveynlerin çocuğun kişilik haklarını korumakla yükümlü olduğunu vurguladı. Bu yükümlülüğün, çocuğun üçüncü kişilere karşı korunmasını da kapsadığını dile getirdi. Sosyal medyada yapılan paylaşımlara dikkat çeken Doğu, anne veya babanın çocuğun ismini, adresini, fotoğrafını ya da videosunu paylaşmasının, çocuğun ruhsal ve fiziksel gelişimini olumsuz etkileyebileceğini kaydetti.
Çocukların Kişilik Haklarına Saldırı Niteliği
Çocuğun okul ya da kreş konumunun paylaşılmasının güvenlik riski doğurabileceğine işaret eden Doğu, “İyi niyetle yapılan paylaşımlar dahi çocuğun kaçırılması gibi ciddi tehlikelere zemin hazırlayabilir.” ifadelerini kullandı. Aile içinde düzenlenen etkinliklerde çekilen fotoğraflarda yer alan diğer çocuklar için de rıza alınması gerektiğini belirten Doğu, ebeveynlerin sosyal medya üzerinden çocuklarına ait kişisel verileri hukuka aykırı şekilde paylaşmasının aynı zamanda çocuğun kişilik haklarına saldırı anlamı taşıyacağını söyledi.
“Olumsuz Sonuçlara Yol Açabilir”
Ebeveynlerin her paylaşımda çocuğun üstün yararını gözetmesi gerektiğini vurgulayan Doğu, küçük yaşta yapılan bir paylaşımın ilerleyen yıllarda çocuğun eğitim ve iş hayatında olumsuz sonuçlara yol açabileceğini ifade etti. Gelişen yapay zekâ teknolojilerine de değinen Doğu, çocuklara ait fotoğraf ve videoların “deepfake” uygulamalarında kullanılabildiğini belirterek, “Sosyal medyada paylaşılan içerikler üzerinden çocuğun ses ve görüntüsünü taklit eden sahte videolar üretilebilmekte, bu içerikler tehdit veya şantaj amacıyla kullanılabilmektedir.” değerlendirmesinde bulundu. Paylaşılan görsellerin akran zorbalığına da zemin hazırlayabileceğini sözlerine ekledi.KVKK’da çocuklara ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığını, 18 yaş altındaki çocukların kişisel verilerinin paylaşım izninin velayet hakkını elinde bulunduran anne ve babaya ait olduğunu aktaran Doğu, Avrupa Birliği’nde yürürlükte olan Genel Veri Koruma Tüzüğünde (GDPR) bu yaş sınırının 16 olarak belirlendiğini kaydetti.
Bilgilendirmeler Ebeveyne Özel Yapılmalı
Öte yandan okullarda veliler arasında iletişim amacıyla kurulan WhatsApp gruplarına da değinen Doğu, bu platformların hızlı iletişim açısından faydalı olmakla birlikte hukuki riskler barındırdığını ifade etti. Bir öğrenciye ait sınav notu ya da gün içindeki bir olaya ilişkin bilginin grup ortamında paylaşılmasının hukuka aykırı olduğunu belirten Doğu, bu tür bilgilendirmelerin ebeveyne özel olarak yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.





