Aralarında 4 bin çocuğun bulunduğu 12 bin Filistinli mahkûmun idamına onay verilmesi; hukukun bütünüyle askıya alındığını, zulmün kurumsallaştırıldığını göstermektedir. Bu karar, planlı bir yok etme politikasının ilanıdır ve insanlık vicdanında yok hükmündedir.
Dünyanın gözü önünde, binlerce insanın 90 gün içinde idam edilmesinin planlanması; barbarlığın ve vahşetin geldiği son noktayı ortaya koymaktadır. Bu tablo karşısında susan herkes, işlenen suça ortak olmaktadır.
Mescid-i Aksa’nın haftalardır askeri kısıtlamalarla kapalı tutulması da Müslümanların kutsal mekanına yönelik pervasız bir saldırıdır. İbadet hakkının engellenmesi, uluslararası hukukun ve temel insan haklarının alenen çiğnenmesidir. Bu kuşatma, sadece bir halkın değil tüm Müslümanların inancına, kimliğine ve varlığına yönelmiş alçak bir uygulamadır.
Uluslararası toplumun, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere bu zulüm karşısındaki sessizliği kabul edilemez boyutlara ulaşmıştır. İsrail’in ırkçı, ayrımcı ve hukuk dışı uygulamalarına karşı derhal, somut ve caydırıcı adımlar atılmalıdır.
Adaletin sustuğu, vicdanların köreldiği bu düzende, hakikatin yanında duranlar ile zulme sessiz kalanlar açıkça ayrışmaktadır. Bugün yükselmeyen her ses, yarın daha büyük bir acının kapısını aralayacaktır.
Üniversitemiz olarak eli kanlı İsrail yönetimi tarafından insanlık değerlerini hiçe sayarak alınan bu kararları şiddetle "TELİN" ediyoruz!
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörlüğü





