HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı ve Genel Başkanımız Devlet Sert’in başkanlığında gerçekleştirilen programa; HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı ve Kadın Komite Başkanı Fatma Zengin, HAK-İŞ Trabzon İl Başkanı ve Şube Başkanımız Engin Erbaşaran, HAK-İŞ’e üye sendikaların Yönetim Kurulu Üyeleri, Trabzon başta olmak üzere KKTC, Artvin, Rize, Gümüşhane, Giresun, Bayburt, Erzincan, Erzurum, Ardahan illerinden şube başkanlarımız, şube başkan yardımcılarımız ve temsilcilerimiz, şube kadın komitesi başta olmak üzere diğer komitelerin başkan ve yardımcıları, kadın işyeri temsilcileri ve kadın yöneticileri, HAK-İŞ’li emekçi kadınlar, akademisyenler, bürokratlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve basın mensupları katıldı.
HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı ve Genel Başkanımız Devlet Sert, programda yaptığı konuşmasına 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşlarımız ile teşkilat mensuplarımızı ve üyelerimizi rahmetle anarak başladı.

“YARIM ASIRLIK MÜCADELEMİZİ KADIN EMEĞİYLE TAÇLANDIRIYORUZ”
HAK-İŞ’in yarım asırlık mücadelesinde kadın emeğinin her zaman merkezi bir yerde durduğunu vurgulayan Genel Başkanımız Devlet Sert, “HAK-İŞ’imizin bu yarım asırlık hikâyesini taçlandıran en büyük projeler arasında Kadın Emeğinin Güçlendirilmesi Projesi de bulunuyor” ifadelerini kullandı. Sert, HAK-İŞ Türkiye Kadın Buluşmalarının bu vizyonun sahaya yansıyan en somut örneklerinden biri olduğunu belirtti.
Daha önce İzmir, Van ve Gaziantep’te düzenlenen buluşmaların ardından Trabzon’da gerçekleştirilen programın, kadın emeğine ilişkin sorunların bölgesel ve sektörel boyutlarıyla ele alınması açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Sert, bu buluşmaların yalnızca birer toplantı değil, çözüm üreten birer sosyal diyalog zemini olduğunu vurguladı.

“HAK-İŞ TÜRKİYE KADIN BULUŞMALARI SAHANIN SESİDİR”
Genel Başkan Sert, Türkiye Kadın Buluşmalarının temel hedefini açıklayarak, “HAK-İŞ olarak bu programları gerçekleştirmemizin temelinde çok güçlü bir amaç var; kadın emeğinin güçlendirilmesi, mevcut sorun alanlarının tespiti, çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve yeni politika alanlarının oluşturulması” dedi. Sert, çalıştay ve atölye çalışmalarından elde edilen çıktıların raporlaştırılarak kamuoyuyla paylaşılacağını ve ilgili kurumlara yol haritası niteliğinde sunulacağını belirtti.
Süreçte kadın üyelerin katkısının belirleyici olduğuna dikkat çeken Sert, “Buradaki en önemli katkı siz değerli kadın üyelerimizin sahadan gelen kıymetli görüş ve önerileridir. Bugün buradaki herkes, sahanın sesine, yani sizlerin sesine kulak verecek” ifadelerini kullandı.
“MEVSİMLİK TARIM İŞÇİLERİNİN SORUNLARI ÇÖZÜLMELİ”
Sert, mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı sorunlara değinerek, bu alanda çalışan kadınların çoğunlukla kısmi süreli, düzensiz ve güvencesiz istihdam edildiğini belirtti. “Bu işçilerimiz, çalışma biçimleri itibarıyla sosyal güvenlik sistemi kapsamında çoğunlukla kısmi süreli ve düzensiz istihdam edilen gruplar arasında yer alıyor” dedi.
Prim gün sayılarının yetersizliği, sigortalılık sürelerinin kesintili olması ve kayıt dışılık nedeniyle kadın emekçilerin emeklilik, sağlık, işsizlik sigortası ve izin haklarına erişimde ciddi sorunlar yaşadığını ifade eden Sert, “Özellikle mevsimlik tarım işçiliğinde kadınlar hem üretimde çalışıyor hem çocuk, yaşlı ve hasta bakımını üstleniyor hem de barınma ve yaşam koşullarının en ağır sonuçlarına maruz kalıyor” diye konuştu.
Ev işçiliği ve bakım hizmetlerinde çalışan kadınların ise işyeri kavramının konut olması nedeniyle denetim mekanizmalarına yeterince erişemediğini belirten Sert, bu alanda çalışan kadınların şiddet, mobbing ve ücret gaspı gibi risklere daha açık koşullarda istihdam edildiğini söyledi.

“TARIM İŞÇİLERİNİN EN ÖNEMLİ SORUNLARINDAN BİRİ DE BARINMA KOŞULLARIDIR”
Tarım işçilerinin en büyük sorunlarından birinin barınma koşulları olduğuna dikkat çeken Başkan Sert, işçilerin neredeyse tamamının çadırlarda yaşadığını belirtti. Sert, “Tuvalet yok, duş yok, hatta su yok. Hijyen koşullarından söz etmek mümkün değil” diyerek, bu noktada yerel yönetimlere önemli sorumluluklar düştüğünü ifade etti. Tarım işçilerinin bulunduğu alanlarda konteyner ve mobil tuvalet hizmetlerinin sağlanması, su tankerleri aracılığıyla temiz içme suyunun temin edilmesi gerektiğini vurguladı.
“EV İŞÇİLİĞİNDE KAYIT DIŞILIK VE DENETİMSİZLİK DERİN BİR SOSYAL SORUN”
Ev işçiliği ve bakım hizmetlerinde çalışan kadınların, işyerinin konut olması nedeniyle denetim dışı kaldığını belirten Sert, bu durumun kadın emekçileri şiddet, mobbing ve ücret gaspı gibi ciddi risklerle karşı karşıya bıraktığını ifade etti.
Ev işçiliğinin büyük ölçüde görünmez bir emek alanı olduğuna dikkat çeken Sert, “Ev işçileri; temizlik, bakım, çocuk, yaşlı ve hasta bakımı gibi hizmetleri haneler içinde yerine getiren ve büyük ölçüde görünmez emek üreten bir çalışan grubudur” dedi. Türkiye’de ev hizmetlerinde çalışan yaklaşık 1 milyon 399 bin kişinin büyük çoğunluğunun kadın olduğunu belirten Sert, bu alandaki kayıt dışılığın ciddi bir sosyal sorun olduğuna dikkat çekti.

“EV İŞÇİLERİ 4857 SAYILI İŞ KANUNU’NA TABİ OLMALIDIR”
Mevcut mevzuatın ev işçilerini yeterince koruyamadığını ifade eden Genel Başkan Sert, “Ev işçileri Borçlar Kanunu’na değil, 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi olmalıdır” diyerek sosyal güvenlik, ücret, izin ve iş sağlığı güvenliği haklarının güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.
HAK-İŞ olarak ev işçilerinin kayıtlı hale gelebilmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve ilgili kurumlar başta olmak üzere ILO ve EPSU ile ortak çalışmalar yürütüldüğünü kaydeden Başkan Sert, “Ev işçileri ve ev emekçileri Borçlar Kanunu’na değil, 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi kılınmalıdır. Ev hizmetleri kavramının sınırları belirlenmeli, kayıt dışılığın önüne geçilmeli, çalışma koşulları iyileştirilmeli ve sosyal güvenlik hakları eksiksiz tanınmalıdır. Sendikalaşmalarının önündeki engeller kaldırılmalı ve İş Sağlığı ve Güvenliği kapsamına alınmalıdır” şeklinde konuştu.
“EV İŞÇİLERİ İÇİN ÖRGÜTLENME VE HAK MÜCADELEMİZ DEVAM EDİYOR”
Sert, Konfederasyonumuz HAK-İŞ ve Hizmet-İş Sendikası’nın öncülüğünde ev işçilerinin haklarına erişimi için ülke genelinde kapsamlı bir örgütlenme mücadelesi yürütüldüğünü belirterek, “1 milyonu aşkın ev işçisinin öncelikle sosyal güvenceye kavuşması, sağlık ve emeklilik gibi temel haklarının tanınması için yoğun bir çalışma yürütüyoruz” dedi. Bugün itibarıyla 100 bini aşkın ev işçisinin sendikal mücadeleye dâhil edildiğini ifade eden Sert, bu alandaki örgütlenme ve hak mücadelesinin kararlılıkla sürdüğünü vurguladı.

“BAKIM EMEĞİ TOPLUMSAL BİR SORUMLULUK OLARAK ELE ALINMALI”
Bakım hizmetlerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Sert, bakım emeğinin yalnızca kadınların sorumluluğunda olmadığını, çocuk, yaşlı, engelli ve hasta bakımının toplumsal bir sorumluluk olarak ele alınması gerektiğini ifade etti. Bakım hizmetlerinin kamusallaştırılması, erişilebilir ve nitelikli bakım modellerinin yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayan Sert, ücretsiz bakım emeğinin sosyal güvenlik sistemi içinde tanınmasının önemine dikkat çekti.
Analık, süt ve bakım izinlerinin bu çalışma biçimlerine uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirten Sert, kayıtlı istihdamı teşvik edecek prim desteklerinin artırılmasını ve sendikal örgütlenmeye erişimi güçlendirecek özel saha çalışmalarının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
“ÇAYKUR İŞÇİLERİNİN SORUNLARINI HER PLATFORMDA DİLE GETİRİYORUZ”
ÇAYKUR işçileri başta olmak üzere tarım işçilerinin yaşadığı sorunlara da değinen Sert, HAK-İŞ olarak bu alandaki hak kayıplarının her platformda dile getirildiğini ifade etti. Sert, ÇAYKUR işçilerinin sosyal güvenlik hakları korunarak başka kamu kurumlarında istihdam edilmeleri gerektiğini belirterek, bu işçilerin işsizlik ödeneği ve sağlanan yardımlardan faydalanabilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Çalışma sürelerinin 12 aya uzatılmasının hem gelir güvencesi hem de istihdam sürekliliği açısından zorunlu olduğunu dile getirdi.

ZENGİN: “HAK-İŞ KADIN KOMİTESİ TEŞKİLATI SAHADA AKTİF MÜCADELE YÜRÜTÜYOR”
Genel Sekreter Yardımcısı ve Kadın Komite Başkanı Fatma Zengin Konfederasyonumuzun 50 yıllık mücadelesine dikkat çekerek, bu mücadelenin temel başlıklarından birinin kadın erkek fırsat eşitliğinin sağlanması olduğunu vurguladı. HAK-İŞ’in “Fıtratta farklılık, haklarda eşitlik” anlayışıyla hareket ettiğini belirten Zengin, kadınların yasal olarak eşit olmalarına rağmen haklarını kullanma noktasında ciddi eşitsizliklerle karşı karşıya kaldığını belirtti.
Bu eşitsizliklerle mücadele etmek amacıyla yaklaşık 20 yıl önce HAK-İŞ Kadın Komitesi’nin kurulduğunu hatırlatan Zengin, bugün sendikaların genel merkezlerinden şubelere kadar uzanan, bin kişilik kadın komitesi teşkilatıyla sahada aktif bir mücadele yürütüldüğünü söyledi.
ERBAŞARAN: “KADIN EMEĞİ OLMADAN SOSYAL ADALET TAMAMLANAMAZ”
HAK-İŞ Trabzon İl Başkanı ve Trabzon Şube Başkanımız Engin Erbaşaran, Türkiye Kadın Buluşmaları’nın kadın emeğini merkeze alan, sosyal adalet ve çalışma barışını güçlendiren önemli bir birliktelik olduğunu ifade etti. Kadın emeğinin kalkınmanın ve adil bir toplumun temel unsuru olduğunu vurgulayan Erbaşaran, kadının sesinin güçlü olmadığı bir adalet anlayışının eksik kalacağını belirtti.
Kadınların çalışma hayatında hâlâ eşitsizlik, güvencesizlik ve ayrımcılıkla karşı karşıya kaldığını dile getiren Erbaşaran, HAK-İŞ’in kadın emeğini koruyan, sendikal örgütlenmeyi güçlendiren ve fırsat eşitliğini esas alan mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğünü ifade etti. Trabzon’da gerçekleştirilen bu buluşmanın, kadınların HAK-İŞ çatısı altında yalnız olmadığını ve bu mücadelenin ortak bir iradeyle sürdürüldüğünü bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, programın hayırlara vesile olmasını diledi.
Protokol konuşmalarının ardından, HAK-İŞ Eğitim ve Planlama Komite Başkanı Prof. Dr. Ahmet Sarıtaş tarafından programa katılan HAK-İŞ’li kadın emekçilere yönelik interaktif olarak anket çalışması gerçekleştirildi
HAK-İŞ Akademi Başkanı Prof. Dr. Cengiz Anık, “Akademik Bakış Açısıyla: HAK-İŞ” konulu sunumunu gerçekleştirdi.





