Açıklanan rakamın üreticiyi borç batağına sürüklediğini ve maliyetlerin çok altında kaldığını vurgulayan Suiçmez, çay fiyatının acilen revize edilerek en az 40 TL’ye çıkarılması ve Çay Kanunu'nun derhal yasalaşması çağrısında bulundu. Suiçmez’in basın toplantısında yaptığı ve çay üreticilerine seslendiği konuşmanın tam metni ise şu şekilde:

"Tarım ve Orman Bakanlığı, 2026 yılı yaş çay alım fiyatını kilogram başına 35 lira olarak açıkladı. Rize’nin, Artvin’in, Trabzon’un, Giresun’un dağlarında, bahçelerinde alın teri döken, sırtında sepetiyle kör şafakta hasada çıkan, geceleri ise “yarın ne getirecek” diye uykuları kaçan binlerce çay üreticisinin emeğine iktidarın biçtiği değer işte budur! AKP iktidarı, 2025 yılında 25,44 TL olan fiyatı 2026 için 35 TL olarak açıklamıştır. Nominal olarak %37,5’lik bir artış yapılmıştır. Kulağa “büyük zam” gibi geliyor değil mi? Ama gerçek rakamlar ve hayatın içindeki acı tablo bambaşkadır. Nisan 2026 TÜİK enflasyonu %32,37 olarak açıklandı. Sadece enflasyon oranında bir artış yapsaydınız, fiyat en az 33,6 TL olmalıydı. 2002’den bu yana asgari ücret artışı baz alınsaydı fiyat 43 TL olmalıydı.

BAŞKAN GENÇ’TEN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A YATIRIM TEŞEKKÜRÜ
BAŞKAN GENÇ’TEN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A YATIRIM TEŞEKKÜRÜ
İçeriği Görüntüle

Birçok küçük üretici için çay, tek geçim kaynağı. Bu fiyatla borç batağına saplanıyor, gençler şehre göç ediyor, bahçeler bakımsız kalıyor. Kemalpaşa Ziraat Odası’nın yaptığı detaylı çalışmaya göre; gübre, işçilik, bakım, hasat, taşıma ve üretici emeği dahil bir dekar çay bahçesinin maliyeti 75 bin TL’ye ulaşmıştır. Dekar başına ortalama 1800 kg yaş çay alındığında, kilogram maliyeti 41,66 TL çıkmaktadır. Bazı üretici meclisleri ise maliyeti 30,90 TL ile 31 TL arasında hesaplamaktadır. 35 TL satış fiyatı kg başına 6,66 TL zarar anlamına geliyor.

Bu, sadece kârsız değil, zararına üretim demektir.

Üstüne üstlük bu fiyat sadece ÇAYKUR alım fiyatı. Özel sektör hâlâ daha düşük fiyattan alım yapıyor.

Bu fiyat “Biraz daha borçlan, biraz daha gençlerini şehre göç ettir, biraz daha hayatta kalmaya çalış” demektir. Bir kilo yaş çay satarak bugün ancak iki ekmek alabiliyorsunuz. 2023’te 5 TL olan ekmek, gramajı düşürülmüş haliyle bugün 20 TL’ye çıkmıştır. Alın terinizle kazandığınız para, sofranıza ekmek bile getiremiyor. Bu, ekonomik başarısızlık değil; açık bir siyasi tercihtir. Tercihin emekten değil ranttan yana kullanılmasıdır. Değerli üreticilerimiz, Sizlere aylar boyunca 30-32 TL dediler. Sonra 35 TL’yi “rekor zam” diye pazarladılar. Bu, bilinçli bir algı operasyonuydu. 9 Mayıs’ta Rize Meydanı’nda Genel Başkanımız Özgür Özel’in katılımıyla gerçekleştirdiğimiz tarihi miting, o algıyı yerle bir etti. Binlerce üreticinin “Yetmez!” çığlığı, iktidarı geri adım atmak zorunda bıraktı. Bu artış, sizin mücadelenizin eseridir. Ancak bu artış yetersizdir. Bu fiyat taban fiyat değildir. Sadece ÇAYKUR’un alım fiyatıdır. Özel sektör hâlâ dilediği düşük fiyattan alım yapmaya devam ediyor. Çünkü yıllardır vaat edilen Çay Kanunu hâlâ çıkarılmadı. Üreticiyi koruyan yasal bir güvence yok. Buradan iktidara sesleniyoruz: Tarım ve Orman Bakanlığı derhal fiyatı revize etmeli ve kilogram başına en az 40 TL olarak yeniden açıklamalıdır.

Çay Kanunu acilen çıkarılmalı; özel sektörün açıklanan fiyatın altında alım yapması yasaklanmalıdır.
Destekleme primi yeniden uygulanmalı ve 2026 yılı için kilogram başına en az 4 TL destek verilmelidir. Bu bahçeler sadece bitki değildir. Bu bahçeler anne-babaların geleceğidir, gençlerin umududur, Karadeniz’in onurudur. Bir üretici, bir kilo çayın karşılığında ailesine ekmek götüremiyorsa, orada tarım biter, orada hayat biter. 2002’den beri asgari ücretteki artış oranını baz alsaydık, bugün fiyat en az 42 TL olacaktı. Ama siz tercihlerinizi başka yerden yana kullandınız. Şimdi o tercihin bedelini Rize’nin, Artvin’in dağlarındaki emekçiler ödüyor. Çay üreticisi yoruldu. Çay üreticisi borçlandı. Çay üreticisi umudunu kaybetmek üzere. Ama çay üreticisi pes etmedi, etmeyecek! 15 Mayıs Cuma günü saat 15.00’te ÇAYKUR Genel Müdürlüğü önünde yapacağımız basın açıklamasıyla mücadelemizi büyüteceğiz. Herkes bilsin ki: Susmayacağız, sessiz kalmayacağız, alın terimizin gasp edilmesine boyun eğmeyeceğiz! Bu, ekmeğin, alın terinin, onurun sesidir. Karadeniz’in yiğit insanlarının “Biz de varız, biz de yaşayacağız!” haykırışıdır. Çayımız bereketli, toprağımız bereketli, mücadelemiz bereketli olsun. Açıklanan 35 TL’lik yaş çay alım fiyatını kabul etmiyoruz! Reddediyoruz! Bu fiyat, bir zam değildir; emeğin gaspıdır. Bu fiyat, Karadeniz’in dağlarını yavaş yavaş boşaltan, toprağı sahipsiz bırakan, bereketi kurutan siyasi bir tercihtir.

Daha adil bir fiyat için, daha onurlu bir yaşam için sonuna kadar mücadele edeceğiz! Yaşasın çay üreticisinin onurlu mücadelesi!"

Muhabir: Serpil Yazıcı