ARSİN BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NDAN KAMUOYUNA DUYURU
Arsin Belediyesi olarak vatandaşlarımızın emeğine, rızkına ve ailesine duyduğumuz saygıyı korurken, tüm Arsin halkının ortak malı olan kıyılarımızı koruma sorumluluğumuzu da aynı kararlılıkla yerine getirmekteyiz. Kimsenin mağdur olmasını istemiyoruz. Ancak kamu yararı ve hukuk herkes için bağlayıcı durumdadır.
Bu bağlamda sürecin gerçek mahiyetini şeffaflıkla kamuoyuna sunuyoruz:
1. Sürecin Başlangıcı: CİMER Şikâyetleri ve Yasal Zorunluluk
Söz konusu taşınmazla ilgili işlemler, 29.07.2025 tarihinde vatandaşlarımızın CİMER üzerinden yaptığı yoğun şikâyetler üzerine resen başlatılmıştır. Belediyemiz aynı gün yerinde inceleme yapmış, ruhsatsız yapılaşmayı tespit ederek “Yapı Tatil Tutanağı” düzenlemiş ve yapıyı mühürlemiştir. Arsin Belediye Encümenimizin 01.08.2025 tarih ve 117 sayılı kararı ile 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca idari para cezası ve mühürleme uygulanmıştır. Mühürleme işleminden kısa süre sonra inşaata devam edildiği ihbarları üzerine, 04.08.2025 tarihinde ekiplerimiz yeniden denetim yapmış, mühür fekki tespit edilmiş ve yapı ikinci kez mühürlenmiştir. Encümenimiz, 05.08.2025 tarih ve 126 sayılı kararıyla mühür fekki fiili nedeniyle idari para cezasını bir kat artırarak uygulamıştır. Yapı sahibine, yapının yıkılması halinde zarar görecek malzemenin alınması için tanınan sürenin ardından yapı 11.08.2025 tarihinde yıkılmıştır.
2. İlk Yıkım Sonrası “Açılır Kapanır Pergola” Talebi ve Kurum Görüşü Süreci
Birinci kaçak yapının yıkımının ardından yapı sahipleri “açılır kapanır pergola” niteliğinde bir yapı talebinde bulunmuştur. Belediyemiz bu talebi insani ve ticari kaygılarla karşılamak adına konuyu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne taşımış, 3 boyutlu görseller ve teknik çizimlerle desteklenen resmi bir kurum görüşü yazısı hazırlamıştır.
Ancak burada önemli bir husus vardır: Kurum görüşü süreci devam ederken, İl Müdürlüğü’nün Bakanlığa yazması ve cevabın gelmesi doğal olarak zaman almıştır. Belediyemiz bu süreci hızlandırmak için çaba göstermiş olsa da, vatandaşlarımızın acele ederek kurum görüşlerini beklememesi ve herhangi bir yazılı izin veya onay almadan ikinci kez inşaat faaliyetine başlaması, mevcut durumu daha da zorlaştırmıştır. Bu aceleci yaklaşım, sürecin uzamasına ve istenmeyen sonuçların ortaya çıkmasına neden olmuştur.
3. Yıkım Süreci: Makul Süre ve Mağduriyetin Önlenmesi
Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin 17.12.2025 tarih ve 246055 sayılı yazısı ile Trabzon Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün 22.12.2025 tarih ve 14397482 sayılı yazısına istinaden 29.12.2025 tarihinde belediyemiz tarafından “Yapı Tatil Zaptı” düzenlenerek kaçak yapı tekrardan mühürlenmiştir. Arsin Belediye Encümeninin 30.12.2025 tarih ve 234 sayılı kararı ile kaçak yapıyı yapan vatandaş hakkında idari para cezası uygulanmış, yapı kıyı kenar çizgisinin 50 metresinde yer aldığından “Kıyı Kanunu” kapsamında ruhsatlandırılamayacağı anlaşıldığından yıkım kararı alınmıştır. Yapı sahibi, 28.01.2026 tarihinde belediyemize vermiş olduğu dilekçede yapıyı kendisinin sökeceğini, içindeki değerli malzemelerin sökümünün zaman alacağını belirterek yıkım için 1 ay süre istemiştir. Arsin Belediyesi olarak yıkım işlemine geçmeden önce yapı sahiplerine malzemelerini kaldırmaları için makul süre tanınmış, mağduriyet yaşanmaması adına gerekli tüm kolaylıklar sağlamıştır. Yapı sahiplerine ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na 29.01.2026 tarih ve 19756 sayılı yazı ile bilgi verilmiştir. 02.03.2026 günü yapıya gidilerek %80’inin yıkıldığı tespit edilmiş ve tutanak altına alınmıştır. Trabzon Büyükşehir Belediyesi 26.03.2026 tarih ve 261052 sayılı yazısı ile yapının tamamen yıkılmadığını belirterek 31.03.2026 günü yıkım işlemini yapacağını tarafımıza bildirmiştir.
4. “Sözlü Telkin” İddiası ve Hukuki Gerçeklik
Bazı beyanlarda sürecin belediyemiz yetkililerinin “telkin” ve “yönlendirmesi” ile ilerlediği ileri sürülmektedir. Bu iddia tamamen asılsızdır!
İmar hukukunda “sözlü izin” veya “şifahi telkin” diye bir kavram yoktur. Geçerli olan tek şey yazılı ruhsat ve kurum onaylarıdır. Belediyemiz hiçbir aşamada mevzuata aykırı bir yapılaşmaya yazılı veya sözlü onay vermemiştir. Aksine, Başkanlık makamında ve ilgili birimlerle yapılan toplantılarda “Kıyı Kanunu” gereği kalıcı yapı yapılamayacağı defaatle açıkça ifade edilmiştir.
5. Kıyılarımız Ortak Mirasımızdır
3621 sayılı “Kıyı Kanunu” ve ilgili yönetmelikler, kıyı şeridinde yapılaşmayı sınırlandıran koruyucu bir rejim öngörmektedir. Bu alanlar, sadece yapı sahiplerinin değil, tüm vatandaşlarımızın eşit ve serbest yararlanmasına açık kamusal alanlardır.
Bir yapının ekmek teknesi olarak görülmesi ne kadar anlaşılabilir bir durum ise, kıyıların hukuka aykırı işgalini engellemek de belediyemizin anayasal görevidir. Hiçbir bireysel mağduriyet, kamu yararının ve hukukun üstünlüğünün önüne geçemez.
6. Sürece Siyaset Bulaştırma Çabaları
Bu sürecin; belediyemiz ile Trabzon Büyükşehir Belediyemiz arasında bir gerilim unsuru haline getirilmeye çalışılmasını ve vatandaşlarımızın durumu üzerinden siyasi rant devşirilmesini esefle karşılıyoruz.
Dün, “Neden yıkmıyorsunuz?” diyerek baskı oluşturan odakların, bugün, “Neden yıktınız?” diyerek bir algı operasyonuna girişmesi oldukça manidardır. Gerçek dışı iddialar üzerinden belediyemize yönelik gerçekleştirilen siyasi saldırıları ve bu konunun istismar edilmesini kesinlikle kabul etmiyoruz.
Belediyemiz; son iki yılda filosuna kattığı yeni hizmet araçlarıyla altyapıdan imara, temizlikten çevre düzenlemesine kadar her alanda çalışmalarına büyük bir ivme kazandırmıştır. Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile imzaladığımız ortak protokoller ve yürüttüğümüz vizyon projelerle tamamen ilçemizin kalkınmasına odaklanmış durumdayız. Bu tür siyasi tartışmaların, asıl önceliğimiz olan Arsin’e hizmet etme kararlılığımızı gölgelemesine asla izin vermeyeceğiz.
7. Sonuç: Vatandaşımızın Yanındayız, Hukukun Emrindeyiz
Arsin Belediyesi olarak temel gayemiz; hiçbir vatandaşımızı incitmeden, kimsenin maddi veya manevi zarar görmesine sebebiyet vermeden hakkaniyetle hizmet üretmektir.
Yapı sahiplerince belediyemizden talep edilen açılır-kapanır pergola iznine ilişkin kurum görüşü süreci devam ederken, bu görüşün sonucu beklenmeksizin yapı sahiplerince inşaat faaliyetlerine girişilmesi süreci maalesef olumsuz etkilemiştir. Kaçak yapılaşma nedeniyle mevzuat gereği alınan yıkım kararı sonrasında; yapı sahiplerinin malzemeleri kendi beyanları doğrultusunda sökeceklerini taahhüt etmeleri üzerine süreç tarafımızca yakından takip edilmektedir. Bu aşamada herhangi bir hak kaybı yaşanmaması için gereken tüm hassasiyet titizlikle gösterilmektedir.
Sürecin, belediyelerimiz arasındaki uyumu zedelemesine ve spekülasyonlara alet edilmesine müsaade etmeyeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.





