Dinler arası diyalog yöntemiyle Türkiye’nin asli yörüngesinden çıkarılarak Küresel Siyonist düzenin bir aparatı haline getirilmeye çalışılması hem iç barış açısından hem de uluslararası ilişkiler açısından en büyük tehlike olma yoluna girmişti. Bu teopolitik değişim, Türkiye’nin bütün stratejisini değiştirecek gerek Suriye, gerek İran ve gerekse Rusya nezdinde yeni ve büyük çatışmaların hatta savaşların yaşanmasına neden olabilecekti. 15 Temmuz’da binlerce insan Türkiye’nin meydanlarında hep birlikte darbe girişimine karşı yaralanırken ve şehit olurken ‘Milli Mücadele’ mirasının taşıyıcılığını bütün dünyaya duyurdu.” ifadelerini kullandı.

HAYATİ DERECEDE ÖNEMLİ

TRABZON’DA ŞEHİTLER İÇİN VEFA ÖRNEĞİ
TRABZON’DA ŞEHİTLER İÇİN VEFA ÖRNEĞİ
İçeriği Görüntüle

Başkan Hisoğlu, “Birinci Meclis’ten sonra ikinci defa egemenliği kaybetmeme duygusu ve milletin sınırlarının hukuk olduğu iradesi 15 Temmuz 2016’da gururla tarihe kaydedildi. Göğsümüzü gererek söyleyebiliriz ki bu geçen on yıl zarfında özgürlük ve egemenlik iradesinin siyasi karşılığının bütün dünyada nasıl karşılık bulduğunu; gittikçe güçlenen savunma sanayimiz ve ordumuzun gücünde görmekteyiz. Günümüzde iletişim ve mobilizasyonun olağan üstü yaygınlaşması, enformasyon bombardımanına ve ‘enformatik cehalete’ yol açmaktadır. Bu durum nedeniyle bireyler, sosyal/siyasi olayları politik teoloji diliyle anlamlandırmaya yatkın bir hale gelmiştir. Bu gerçeğin göz önünde tutularak kültürel, sosyal, siyasi kontrol mekanizmalarının gerçekleştirilmesi Türk toplumunun geleceği açısından hayati derecede önemlidir.” dedi.

GELECEK KUŞAKLAR DA UNUTMAMALI

Başkan Hisoğlu açıklamalarını şöyle tamamladı: “15 Temmuz darbe girişimi vesilesiyle dinî saikleri kullanan FETÖ benzeri örgütler hakkında hem devletin hem de milletin tarihsel belleğine kazınan bu büyük tecrübe Türkiye’nin gelecek kuşaklarının da unutmaması gereken bir tarihsel vaka olmuştur. O halde bu mesele karşısındaki tavrımız sadece darbeleri önleme yahut demokrasiyi koruma kaygısı ile de sınırlı kalamaz. Medeniyet iddiamızın temeli bu meselenin halledilmesine bağlıdır. Örgün eğitimde yetkin bir din eğitimi ve ortak değerler eğitimi verilmesi, eleştirel düşüncenin ve okuma kültürünün teşvik edilmesi, şiddet ile mücadele için önemli bir koruma kalkanı oluşturacaktır. Toplumun gelecek sermayesi olan çocukların, aile ve devlet odaklı bir eğitim sisteminde bulundurulmaları, toplumun sağlıklı geleceği açısından elzemdir. Ortahisar Ak Parti teşkilatı olarak bu konuda elimizden gelen her türlü gayreti göstereceğimizi bu aziz millet önünde bir kez daha tekrar ediyoruz.”

Muhabir: Melek Çakır