banner230

Bir Şarkı Yaptı,Olay Oldu

“Abdestsiz Kılacağım” adlı şarkısı ve bu şarkıya çektiği kliple bir anda gündem olan Maçkalı Muhammet Kaya ile bir söyleşi yaptık.

Bir Şarkı Yaptı,Olay Oldu
banner232

Bir klip çekti, olumlu olumsuz bütün tepkilerde peşinden geldi. Zonguldak nüfusuna kayıtlı, aileden Trabzonlu olan Muhammet Kaya’dan bahsediyoruz. 

TÜM GERÇEKLERİ GAZETEMİZE ANLATTI 
“Abdestsiz Kılacağım” adlı şarkısı ve bu şarkıya çektiği kliple başta sosyal medyada olmak üzere, Karadeniz Bölgesi’nde hatta ülke genelinde bile gündeme oturan Muhammet Kaya, şarkısı ve bu şarkıya çektiği klibiyle ilgili merak edilenleri, amacını, hedefini, hakkındaki suçlamaları hepsini gazetemiz Maçka Haber’e anlattı. 

TAM BİR TRABZONSPORLU 
Atadan Trabzon’un Maçka ilçe nüfusuna bağlı olan Muhammet Kaya, hayatını Zonguldak’ta idame ettiriyor. Aynı zamanda kemençe sanatçısı da olan Kaya’nın, tutkunu olduğu Trabzonspor ise, şarkısına çektiği klipte de görüleceği üzere her zaman ön planda! 

ELEŞTİRİLER HAKARETE HÂTTÂ KÜFÜR BOYUTUNA VARINCA 
Henüz iki hafta öncesinde yaptığı bir şarkı ve bu şarkıya çektiği kliple bir anda gündeme oturan Kaya, olumlu olumsuz birçok tepkiyi de peşine takmış durumda. 
Özellikle ulusal bir gazetede hakkında çıkan ‘Laikçi Yobaz’ başlıklı haber ve buna bağlı olarak gerek magazin dünyasında, gerek sanat çevreleri ve sosyal medyada aldığı takdir ve destek yorumlarının yanında olumsuz birçok tepkiyle karşılaşması ise doğrusu hiç beklemediği bir gelişme oldu onun için. 
Bu tepkilerden bunalan ve kafasını dinlemek için ata yurdu Trabzon’un Maçka ilçesine gelen Muhammet Kaya’nın gazetemizi ziyaretinde aklımıza takılanları ve yaşadıklarını sorduk. 

SANATÇI MUHAMMET KAYA İLE SÖYLEŞİMİZ
Maçka Haber: Sevgili Muhammet hoş geldin. Son zamanlarda yaptığın şarkı ve çektiğin kliple epey gündemdesin. Bu kadar kısa bir zamanda gündeme oturan Muhammet Kaya kimdir? 
Muhammet Kaya: Ben Trabzon Maçka Galyan Şimşirli köyünden Cemil Kaya ile Aslı Kaya’nın oğlu Zonguldak doğumlu, maden işiyle uğraşan sıradan bir vatandaşım. Ve tabii ki müzikle de uğraşan birisiyim. 

HOBİ OLARAK BAŞLADI PROFESYONELCE DEVAM EDİYOR 
Maçka Haber: Şu anda yaptığın şarkı ve çektiğin kliple gündemdesin. Müzik hayatına nasıl girdi? Ve hayatını nasıl etkiledi? 
Muhammet Kaya: Hep bir şeylerle uğraşmak istemiştim. Spor mu, resim mi müzik mi yapayım derken kendime en uygun müziği buldum. Dedim ki kendi yöremin enstrümanı olsun bundan 19- 20 yıl önce gittim kendime bir kemençe aldım. Aldığım kemençeyle sürekli çalıştım bir şeyler öğrendim, bir şeyler yapabildiğimi gören babam da bana daha profesyonel bir kemençe aldı. Ondan sonra iş tabii ki yürüdü gitti, insanlar bizi düğünlerine derneklerine eğlencelerine çağırmaya başladı. Başlangıçta hobi olarak düşündüğüm iş beni farklı noktalara taşıdı. Farklı yerlere geldik. Bu 20 yıl içerisinde çok güzel yerlerde sahne aldım, Amatör olsun profesyonel olsun çok güzel yerlerde sahne aldım. Her şey çok güzel gitti. Ve dedim ki madem bu kadar yapabiliyorum,  Sonunda da bir klip yapayım. Ama başlangıçta düşündüğüm farklı bir çalışmaydı. Hani yöresel değil de atıyorum bütün ulusa yayılsın, bütün Karadeniz’e yayılsın öncelikle, daha sonra da bütün Türkiye’ye yayılsın, gücüm yettiği kadar. Çünkü bu işi yaparken maddi manevi hiçbir destek almadan yola çıktım. Ama dedim ki öyle bir klip yapayım öyle bir şarkı yapayım ki gerçekten geniş kitlelere ulaşsın. Gerçekten de geniş kitlelere ulaştı şarkı. Şu anda bu söyleşi klibin üzerinden bir hafta geçe gerçekleşti ve şu an için 400 binlerce insana ulaşmış durumda. Bu rakam benim gibi arkasında hiçbir destek olmadan gelen bir insan için bence çok büyük bir başarı. Tabi bu süreçte olumsuz hatta çok kötü yorumlar da aldım. Bunları da daha sonra dile getireceğim. Ben şu anda başarımı konuşmak istiyorum. Herkesin söylediği bir laf vardı, kalıplaşmış bir laf, ‘reklamın iyisi kötüsü olmaz’ diye. Ben bir şekilde reklamımı yaptım, geniş kitlelere ulaştım ve adımı duyurdum öyle diyeyim. Tabii ki kötü yanları da oldu. Arayıp kötü konuşanlar, sosyal medya dâhil hakkımda kötü yazanlar var ama ben hiçbirini kafama takmıyorum. Sıradan bir şey yapsaydım, sadece yöresel bazda kalsaydım bunu başarabilmem gerçekten zor olurdu. Amacım adımı öncelikle doğduğum kent olan Zonguldak’a, ardından ata yurdum Trabzon’a duyurmaktı. Oradan Karadeniz’e ve Türkiye’ye bunu başarabilmiş olmaktan dolayı son derece mutluyum. Bu başarının gelmesine sebep olan destekçilerime çok teşekkür ediyorum. Onlar kötü yorumlara aldırmayıp her zaman desteklerine devam etsinler, inanıyorum ki hep beraber daha iyi yerlere geleceğiz. Daha iyi yerler olacak daha büyük sahneler olacak. Zonguldak’ımın, Trabzon’umun, Maçka’mın, Galyan’ımın adını daha büyük yerlerde temsil edeceğim. Daha güzel işler yapmaya devam edeceğim inşallah. 

İSLAM DİNİYLE ALAY ASLA SÖZ KONUSU DEĞİL VE OLAMAZ!
M.H: Çektiğin klipte ve şarkında kullandığın ifadelerde dinle alay ettiğin yönünde görüşler ve sert eleştiriler ortaya çıktı!
M.K: Öncelikle dinimizle alay söz konusu değil. Kesinlikle böyle bir şey yok. Günümüzde dine birebir saldırı amacıyla yapılmış birçok şey var, (film, şarkı, klip vs.) Benim yaptığım işin bu söylenenlerle alakası yok. Mesela kliple ilgili şöyle bir şey diyorlar; ‘İmamı tutmuşsun getirmişsin oraya, o imama da yazık. Kaç para alacak.’ Bir kere o imam rolünü oynayan arkadaş imam değil, sokaktan tuttuk getirdik. Senaryoyu anlattık sorduk ‘oynar mısın’ diye ‘oynarım’ dedi. Belli bir ücreti karşılığında oynattık. 
Sonra tabut, tabutu kendimiz tahtalardan yaptık, mezarı da kendimiz hazırladık, bez de sıradan bir bez. Bir arkadaşımızın başka bir klibinde tamamen camiden alınmış tabut ve tabut örtüsü ile klip çekmişti. Ancak ona bu şekilde tepkiler gelmemişti. Zamanında geldi mi bilmiyorum. Şunu açıkça ifade etmek isterim ki, benim dinimle alay etmek gibi, dalga geçmek gibi veya Müslümanları aşağılamak, İslâm dinini aşağılamak gibi kesinlikle bir düşüncem net bir şekilde olmadı ve olamaz da. Çünkü ben de Müslümanım! Belki birilerine göre ‘kâfir’ ilan edildik ama (ben o suç isnadında bulunanlara da bir şey söylemek istemiyorum) kimse kimsenin Müslüman olduğunu bilemez, kâfir olduğunu da bilemez. Yani bu iş Allah ile benim aramda. Ben inanıyorum ki Allah benim kalbimi biliyor. O açıdan çok rahatım. Bana soruyorlar; ‘Huzursuz değil misin? Nasıl rahat uyuyorsun. O işten kazandığın paraları nasıl yiyorsun?’  Allah kalbimi biliyor. Çünkü zaten gerçekten kötü bir şey olsa bana karşılığını Allah verecek. Yani bugüne kadar hiçbir kuldan korkmadım, hiçbir kula tapmadım. Bu zamana kadar olduğu gibi bundan sonra da Allah’a tapacağım. O’na inanıyorum çünkü. Dilerim, Allah geçinden versin ama bir gün hepimiz öleceğiz. Herkes gibi faniyim ben de. Öleceğim, kabirde eğer bu olayda ve yaşantımın başka herhangi bir anında varsa bir kusurum hesabım onu da gidip Rabbime vereceğim. 

OLUMSUZ İFADELER SADECE BELLİ BİR KESİMDEN 
M.H: Bildiğimizin dışında büyük tepkiler aldın mı? Özellikle dini kesimden? 
M.K: Dinle alay ediyorsun kâfirsin diyenler bir güruh. Bunu dile getirenler sadece bir kesim, Çünkü dinle alay olmadığı için genelden bir tepki gelmiyor çok şükür. Şöyle bir şey var, yani bana sosyal medyadan gelen mesajlara bakacak olursak. Diyorlar ki; ‘Sen İsrail uşağısın, İsrail çocuğusun. İsrail seni görevlendirmiş, arkanda İsrail var.’ ve şöyle bir şey daha var. Ayasofya’nın resmi olarak camiye döndürülmesinden üç gün sonra klibim çıktı. ‘Seni Ayasofya’ya misilleme olarak göndermişler.’ şeklinde suçlamalar var. Yani İsrail’in işi gücü yok beni bulmuş elime bir kemençe vermiş türkü söylettirmiş Ayasofya’ya misilleme olarak beni göndermiş(!) Bütün İslam dünyasıyla beni sınamaya kalkmış. Bunlar tamamen saçmalık! Bir kere Ayasofya’nın cami olmasına en çok memnun olan en çok sevinen insanlardan biri de benim.  Kaldı ki şöyle bir şey var, bu arkadaşlar bunu bilmiyorlardır bundan eminim. Ayasofya müzeydi tamam ama içinde namaz kılınabiliyordu. Ben kıldığım için biliyorum, belli ki o arkadaşlar kılmadı. Zaten Ayasofya’ya seccadenizi alıp gittiğinizde müze halindeyken de namaz kılabiliyordunuz. Ben daha önce kıldım. İstanbul’a iş gereği sürekli gidip gelen bir insanım. Ayasofya resmen cami olarak ilan edilmeden önce de zaten namaz kılınabiliyordu. 

ELEŞTİRİYE EVET, HAKARETE HAYIR!
M.H: Bu şarkıyı yapmak, böyle bir klip çekmekteki amacın neydi peki? 
M.K: Hangi amacım? Öncelikle bunu anlayalım. Kliple ilgili amacım mı, yoksa beni itham ettikleri konu mu? Daha önce de dediğim gibi benim dinle alay etmek gibi kesinlikle bir amacı bırakın düşüncem bile olamaz. Daha evvel de vurgulamıştım. Benim amacım bir klip yapacağım gündem olacak. Ancak şunu tekrar belirtmek isterim ki bu şekilde gündem olmasını kesinlikle istemedim onu da bilin. Benim amacım bir şarkı yapacağım herkes bunu dinleyecek. Seven de olacak sevmeyen de olacak. Çünkü şöyle bir gerçeklik var: Meyve veren ağaç taşlanır. Ben ne yaparsam yapayım zaten beni eleştirenler olacaktı. Ama farklı bir kesimden farklı bir şekilde eleştiri geldi. O arkadaşlara da söylediğim gibi istedikleri şekilde eleştirebilirler, buna açığım. Yalnız küfür ve hakaret başta aileme ve kendime küfür ettirmem! Bunun dışında her türlü eleştiriyi yapabilirler. 


M.H: Sanat camiasından destek ya da eleştiri geldi mi? 
M.K: Olmaz mı, oldu tabii, yani eleştirenler oldu. Mesela menajer tutmama bile takılanlar oldu. ‘Sen kimsin daha dün çıktın piyasaya menajer nedir? Halktan koptun.’ şeklinde. Ben hiçbir zaman halktan kopmadım ben halkım. Ben sanatçı değilim sadece sanatçı olma yolunda ilerliyorum. Daha önce bana sanatçı diyenlere de aynı şeyi söylüyorum. Menajer konusuna gelince, Benim olayım şu, ben klibimin açıklamasında ve klibimde 15 yıldır kullandığım telefon hattımı verdim. Yalnız şöyle bir şey oluştu. Klibim yayınlandığı saatten itibaren iyi kötü eleştiriler durmadı. Ve o kadar çoğaldı ki artık başedemez hale geldim. Daha fazla dayanamadım ve sabredemedim. Bu nedenle menajer tuttum. İlk menajerimiz bir zamandan sonra ‘artık bununla uğraşmak istemiyorum’ dedi. Ona dahi ağıza alınmayacak küfür ve hakaretler yapılmaya başlandı. Onu bıraktık bir menajer daha aldık şimdi. O arkadaş da benzer sıkıntılar yaşadı ancak sebat etti. Şimdi o arkadaşla yolumuza devam edeceğiz. Benim bu işe başladığımda ve telefon numaramı verdiğimde kullandığım bir cümle vardı. ‘Ben kesinlikle menajer kullanmayacağım ve halkla birebir kendim konuşacağım.’ Ancak gördüm ki bana gelince ağıza alınmayacak sözler hakaretler edenler aynı şeyi menajerime yapmıyor. Ben de o nedenle menajer kullanmaya karar verdim. Buna mecbur kaldım. Bundan sonra da menajer kullanmaya devam edeceğim. Aslında şöyle bir gerçek var. Profesyonel bir iş yapıyoruz, iyi de gidiyoruz. Profesyonellik açısından menajerlik her zaman daha uygundur diye düşünüyorum. 

KARADENİZ TÜRKÜSÜNDE ARTIK MUHAMMET KAYA DA VAR!
M.H: Karadenizli sanatçılardan destek gelmedi mi peki? 
M.K: Karadenizli sanatçılardan gelen tepkiler var evet. Ben aslında bu camianın ne olduğunu biliyordum. Her ne kadar klibim yeni yayınlanmış olsa da bu camianın iç yüzünü az biraz biliyordum. Ama şimdi daha iyi öğrenme imkânım oldu. Ben her zaman şunu söylüyorum. Kimsenin tedirgin olmasına gerek yok. Rızkı veren Allah’tır arkadaşlar. Sizin işleriniz de hayır olacak, benim işlerim de hayır olacak. Korkmayın sizin de sevenleriniz var! Elbette tebrik eden destekleyenler de oluyor, onlara da çok teşekkür ediyorum. Ancak çekememezlik noktasında eleştirenlere de hodri meydan diyorum, çekememezliğe gerek yok arkadaşlar Muhammet Kaya burada. Çıkarız sahneye sahnede karşılaşırız sizinle takdiri müzikseverler verir. Ben başka bir şey söylemek istemiyorum. Benim sizinle bir derdim yok hiç olmadı. Sizinle çekişmek gibi bir derdim de yok. Büyüklerinizi her zaman ağabey, küçüklerimi de kardeşim gibi gördüm ancak gördüm ki siz beni hedef olarak göstermeye çalışıyorsunuz. Zaten bu olayların bu noktalara taşınmasında bazılarınızın da parmağı var. Ancak ben isim vermeyeceğim, istediğiniz malzemeyi size vermeyeceğim. Ama şunu söylüyorum. Benim sizin şahsınızla bir derdim yok. İyi sanatçı olabilirsiniz. Benden iyi olabilirsiniz, daha iyi hatta en iyi olabilirsiniz. Yani yolumuz açık ve yolumuz uzun bir yol. Ben daha bu yola yeni çıktım. Zaten bu menajer eleştirisi de daha çok bu çevreden geliyor. ‘Daha yenisin ne menajeri, biz bu işte kaç yılı geride bıraktık menajer kullanmadık’, ‘30 senelik sanatçıyız menajer kullanmadık’ gibi... Sanatın 30 senesi 2 senesi 5 senesi olmaz. Sanat sürekli ilerleyen bir şeydir, sürekli üzerine koyan bir şeydir. Benim bildiğim 30 senelik de olsan 31. senede yeni bir şey öğrenirsin, 32. senede daha farklı bir şey öğrenirsin. Dediğim gibi bu noktada artık cüretkâr konuşacağım, hodri meydan arkadaşlar Karadeniz türküsünde artık Muhammet Kaya da var! 

KARADENİZLİ HİÇ KİMSEDEN TEPKİ ALMADIM 
M.H: Olumlu tepkiler de aldığını söyledin. 
M.K: Şunu söylemem gerekir ki, Karadenizli olan hiç kimseden kötü bir tepki almadım şimdiye kadar. Mesela Erzurum’dan, Ankara’dan, Eskişehir’den tebrik edenler de var. Adamın Karadeniz’le alakası yok! Ancak müziği beğenmiş, onlardan gelen güzel tepkiler de var. Tepki aldığım tek bir kesim var. Ancak daha önce de söyledim isim vermeyeceğim. Bir de beni destekleyenlere şunu söylemek istiyorum sosyal medyadan beni destekleyen arkadaşlar lütfen eleştiri ve hakaret edenlere cevap vermesinler, Onların bana gönülden desteği yeter. Yoksa karşıt görüştekilerle takışılmasını istemiyorum hiçbir zaman. Ben sevenlerimin gösterdiği ilgiyi hissediyorum zaten, daha da iyi olacağıma inanıyorum. 

ANLATMAK İSTEDİĞİM TRABZONSPOR VE ŞAMPİYONLUK KUPASIYDI 
M.H. Peki Muhammet, bu kadar gürültü, bu kadar eleştiri, bir şarkı yaptın, bir klip çektin, kafirliğe kadar giden eleştiriler aldın. Anlatmak istediğin neydi? 
M.K: Klipte anlatmak istediğim aslında başka şeydi ancak olay bambaşka yerlere gitti. Bunu tekrar tekrar vurgulamak isterim ki kesinlikle dinle alay etmek gibi bir durum söz konusu değil. Benim burada yapmak istediğim şu. Klibi izlediğinizde kızların kollarındaki şallar, elimdeki kemençe ve tabutu taşıyan siyahi arkadaşlar, bunların hepsinde bordo-mavi Trabzonspor renkleri var. Yani benim burada vurgulamak istediğim Trabzonspor’du. Kesinlikle dinimizle alay etmek, dalga geçmek veya bir grubu karşıma almak, hatta İslam dünyasını karşıma almak gibi bir düşüncem kesinlikle yoktu. Benim buradaki düşüncem Trabzonspor’du! 
Nasıl mı? Seni bana vermezse diye bahsettiğim 2010-2011 sezonunda verilmeyen kupamızdı arkadaşlar. Öbürleri de kupayı vermeyenler. Maalesef bu sene Trabzonspor şampiyon olamadı. Bu sene de kupayı alamadık. Nasip değilmiş. Ama eğer şampiyon olsaydık, o kupayı koyup bitirecektik. Burada amaç tamamen Trabzonspor’du. 
Bir de abdestsiz cenaze namazı kılınır mı diye soranlara sözüm şu dur ki, ben imam değilim, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına bağlı bir fetva makamı hiç değilim. Ancak şunu söyleyebilirim; ben her namazda her zaman abdest alıyorum, o şekilde namaz kılıyorum. Kesinlikle abdestsiz namaz kılmayı elbette tasvip etmiyorum. Ama şunu söyleyeyim Trabzonspor’a kupasını vermeyenlerin bırakın cenazesinde abdest almayı, onların cenazesi dahi kılınmaz! O kadar söylüyorum. Trabzonspor’a kim karşıysa bundan sonra ben de onlara karşısıyım. 

banner215
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner160

banner273